Mehmet Dal

Mehmet Dal
@mehmetdal23
Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans
22 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü
Puan vermedi·112 syf.·
2020 22. kitabı
Evet, işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsü. Okurun daha ilk sayfalardan bildiği bir cinayet. Ama gerçek bir okurun her sayfada tat alabilecegi bir anlatım tarzı. Diğer taraftan asıl önemli olan cinayetin işlenmesi değil, cinayete giden yoldaki olağanüstü tesadüfler, toplumun tavrı. Zaten kitapta geçen "Bana ön yargı verin dünyayı yerinden oynatırım." sözü bunu açıkça vurguluyor . Kitapta ilginç bir diğer taraf ise bu olayın, bizim coğrafyamızda daha çok görülmesi zaten cinayete kurban giden Santiago Nasar Türk olarak anlıyor kitapta . Çünkü o dönem Ortadogu'dan Kolombiya'ya göç edenler Türk olarak anılır. İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsü, aslında yazarin kardeşinin öyküsü. Otobiyografik izler taşıyan kitapla ilgili daha fazla içerik vermeden söyleyebileceğim tek sey bence cinayete kurban giden kişi Santiago Nasar fiziken ölmüş olabilir ama bunun dışında Pedro Vicario, Pablo Vicario, Piskopos, Bayardo San Roman, Angela Vicario ve neredeyse o cinayete sebep olan toplumun hepsi ruhen ölmüstür. (Mehmet Dal)
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kör Baykuş
Puan vermedi·95 syf.·
2022 3. kitabı
Kör Baykuş; varoluşsal sancılar yaşayan bir yazarın kendini, kendi deyimiyle “gölgesine anlatması.” Kendi iç dünyasındaki kırılmaları ve hesaplaşmaları gerçeküstücülüğün muğlak sınırlarında gezdiren yazar, belki de bu kimlik arayışındaki kaybolmalarda bir durağa vardıramadığından Paris’te hava gazını açarak intihar etmiştir. Yazar bana biraz da değişimin hızlı diyalektiğini kaldıramayan ve 19 Asır Manzumesi’nin yazarı olan Sadullah Paşa’yı hatırlattı intihar şekliyle. Nuri Bilge Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminde bir diyalog vardı: “- Ya doktor , bir insan bir başkasını cezalandırmak için hakkaten kendini öldürebilir mi? Olabilir mi böyle bir şey ya? - Zaten intiharların çoğu başka birilerini cezalandırmak için yapılmıyor mu savcı bey ?” Sadık Hidayet; intihar etmekle kendini mi, birini mi veya birinin ya da bireyin oluşturduğu toplumumu cezalandırdı bilinmez ama gerçi ben, kendini cezalandırdığının kanısında değilim çünkü yazarın intiharının ertesi günü evine giden bir dostu onu mutfakta yerde yatar hâlde , tertemiz giyinmiş, ve yüzü tıraşlı şekilde buluyor. Sanki yeni bir hayata hazırlanmış gibi… Zaten bu kaçış psikolojisini okurlar satır aralarında görecektir.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Genç Werther'i Anlamak
9/10
·135 syf.·
2021 6. kitabı
Alman romantizminin en büyük yazarlarından biri olan Goethe'nin başyapıtı diyebilirim bu esere. Eserin çok ilginç bir yazılış serüveni var: Yazar o dönem karşılıksız bir aşka yakalanır ve bu aşk ona çok büyük bir acı verir. Diğer taraftan yazarın en yakın arkadaşı o dönemin büyük bir yazarının kızına aşık olur ve bu aşk yüzünden intihar eder. İşte Goethe, bu iki olayı birleştirir ve bu dev yapıtı insanlığa hediye eder. Yazılış serüvenini bilip okursanız eser, daha anlamlı olacak ve her sayfayı her satırı daha iyi anlayacaksınızdır. Eser yayımlandıktan sonra ''Werther akımı'' diye bir akım oluşturur ve birçok kişi Werther gibi giyinmeye başlar hatta eserden dolayı birçok kişi intihar edince eser bir süre yasaklanır. Bu arada Genç Werther'in Acıları dünyanın ilk mektup romanıdır yani okuduğunuzda da göreceksiniz tek taraflı mektuplardan oluşmuştur. Klasisizmin ihmal ettiği, realizmin mekanın insan psikolojisi üzerindeki etkisini göstermek için yaptığı betimlemeyi romantizm, duyguyu yani coşumculuğu artırmak için yapar. Bu eserde okur, bunu beyninin ta derinliklerinde hisseder. Bu nedenle okur, her satırı aklıyla değil kalbiyle okuyacaktır. Süslü yani sanatlı bir dilin kullanıldığı bu başyapıt, romantizmin kaçış psikolojisi içerisinde olan karakter yapısını da bize çok iyi resmediyor. Çünkü romantizm akımındaki karakter, insanın bozulmuş bir varlık olduğunu bilir ve ona göre yaratıcının yarattığı varlıklar içerisinde en az bozulmaya veya değişime uğrayan şey; içinde yaşadığımız şehirler değil, tabiattır. Bu nedenle tabiat, bir huzur bulma ve dinginlik yeridir. Sorgulamalarla ve sorularla başa çıkamayan karakter, kaçış psikolojisi içerisinde kendini tabiata bırakacaktır ve aklı tatile çıkaracaktır. Ne hazin ki yazar bunun bedelini romanın sonunda
Edebiyat
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019150,3bin okunma
Puan vermedi·245 syf.·
2020 65. kitabı
Birkaç yıl önce yazarın ilk kitabı olan “Puslu Kıtalar Atlası”nı Facebook’ta paylaştığımda Amerika’da Kentucky Üniversitesinde yüksek lisans yapan bir öğrencim bana “ Bu kitap bizim okulun kitaplığında var Hocam.” deyince hem gururlandım hem hüzünlendim. Gururumun sebebi malumun ilanı olur. Gelgelelim hüznüme. Hüzünlendim çünkü İhsan Oktay Anar, eserleri 20 küsür dile çevrilmiş dev bir yazar olmasına rağmen övünerek söylediğimiz 80 küsür milyonluk nüfusun içine dalıp insanlara “İhsan Oktay Anar”ait üç kitap ismi söyler misiniz” dediğimizde bırakın yazarın eserlerini saymayı yazarın ismini bile bilen doğru dürüst birini bulmazsınız. Oysa bakıyorsunuz özellikle bu salgının ilk dönemlerinde herkes elinde boy boy kitaplarla sosyal medyada birbirine kitap okumak için meydan okuyor. Neymiş, ben bunu okudum da sana meydan okuyorum filan...Bir meydan okuyan kişinin boyuna bakıyorum bir de kitabın boyuna ikisi de birbirini tutmuyor. Meydan okuyan kişinin elindeki kitap postmodernist bir kitap. Sorsan postmodernizm nedir diye hemen alfabesindeki harf sayısı 1’e düşer ve başlar “ııııı” demeye. Deveye sormuşlar ya “ Boynun neden eğri?” O da şöyle demiş:”Nerem doğru ki!” Neyse ben asıl kitaba geçeyim. Yazarın üçüncü kitabı. Yazarın hepsi biri birinden güzel 8 kitabı var. Ama ilk başta Puslu Kıtalar Atlas’ından başlamanızı tavsiye ederim size. Çünkü yazardaki gelişim ve değişim evrelerini daha iyi takip edebilirsiniz. Ayrıca yazar her kitabında önceki eserlerindeki kahramanlara atıfta bulunuyor bunu da kaçırmış olmazsınız. Yazarın eserleri çok zekice kurgulanmış bu nedenle okurdan da çok iyi bir zeka bekliyor. Bir cümleyi kaçırırsanız eserin bütününü de kaçılabilirsiniz. Bir bakıyorsunuz bir konudan
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma
7/10
·144 syf.·
2020 49. kitabı
Uçup giden üzgün kuş, Neden bir tek bana görünürsün? Benim bu aynanın içinde görünen suretim Boş bir rüya mı? (Alfred de Musset) Korkunç bir görüntü geldi, görüyorum Dehşet içinde Benliğim, masamın yanında Duruyorum (Shelley) Bir yazar hastalığı: "EŞ BENLİK." Yazarları ve şairleri anlamak için onların kaotik dünyasına atılmış bir adımdır bu kitap da. Evet, " bu kitap da " ifadesini kullanıyorum. Çünkü , şairlerin ve yazarların dünyası normal insanın sıradan dünyasından çok ama çok farklıdır. Onlar, insanlık adına bizden daha fazla bedel öderler hayata karşı. Onların dünyasını anlamak için yazılmış onlarca hatta binlerce eser, onların dünyasına girmeye ve o dünyayı anlamaya yazılmış bir ön sözden ibaret kalır. Ama onların yazdığı tek bir eser " ödenmiş bir bedelin armağanı" olduğu için bize bir dünya sunar. İşte yukarıda Alfred de Musset'ten ve Shelley'den alınan satırlar " eş benlik" ile karşı karşıya kalan şairin-yazarın ruhundaki azaptan küçük bir parça sunuyor. Bu kitap o , acılar içinde yanan ruhu anlamaya çalışan okurların elinden tutan çok ama çok değerli bir eser.
Felsefe
Eş BenlikOtto Rank · Pinhan Yayıncılık · 201665 okunma