Alman romantizminin en büyük yazarlarından biri olan Goethe'nin başyapıtı diyebilirim bu esere. Eserin çok ilginç bir yazılış serüveni var: Yazar o dönem karşılıksız bir aşka yakalanır ve bu aşk ona çok büyük bir acı verir. Diğer taraftan yazarın en yakın arkadaşı o dönemin büyük bir yazarının kızına aşık olur ve bu aşk yüzünden intihar eder. İşte Goethe, bu iki olayı birleştirir ve bu dev yapıtı insanlığa hediye eder. Yazılış serüvenini bilip okursanız eser, daha anlamlı olacak ve her sayfayı her satırı daha iyi anlayacaksınızdır.
Eser yayımlandıktan sonra ''Werther akımı'' diye bir akım oluşturur ve birçok kişi Werther gibi giyinmeye başlar hatta eserden dolayı birçok kişi intihar edince eser bir süre yasaklanır. Bu arada Genç Werther'in Acıları dünyanın ilk mektup romanıdır yani okuduğunuzda da göreceksiniz tek taraflı mektuplardan oluşmuştur.
Klasisizmin ihmal ettiği, realizmin mekanın insan psikolojisi üzerindeki etkisini göstermek için yaptığı betimlemeyi romantizm, duyguyu yani coşumculuğu artırmak için yapar. Bu eserde okur, bunu beyninin ta derinliklerinde hisseder. Bu nedenle okur, her satırı aklıyla değil kalbiyle okuyacaktır. Süslü yani sanatlı bir dilin kullanıldığı bu başyapıt, romantizmin kaçış psikolojisi içerisinde olan karakter yapısını da bize çok iyi resmediyor. Çünkü romantizm akımındaki karakter, insanın bozulmuş bir varlık olduğunu bilir ve ona göre yaratıcının yarattığı varlıklar içerisinde en az bozulmaya veya değişime uğrayan şey; içinde yaşadığımız şehirler değil, tabiattır. Bu nedenle tabiat, bir huzur bulma ve dinginlik yeridir. Sorgulamalarla ve sorularla başa çıkamayan karakter, kaçış psikolojisi içerisinde kendini tabiata bırakacaktır ve aklı tatile çıkaracaktır. Ne hazin ki yazar bunun bedelini romanın sonunda