"Sabahtan akşama kadar bir şey olmasını beklerdiniz ama hiçbir şey olmazdı. Bekler, bekler ve beklerdiniz. Hiçbir şey olmazdı. Şakaklarınız zonklayana kadar bekler, bekler, bekler ve düşünüp dururdunuz. Hiçbir şey olmazdı. Tek başınaydınız. Tek başınıza. Tek başınıza."
Hiç bir çocuk yediği tokadın acısıyla ağlamaz. Duygu dünyasında hissettiği acı sebebiyle gözyaşlarına boğulur. Zira o an kendini güçsüz, beceriksiz, sevilmeyen, önemsenmeyen, yapayalnız karanlık bir kuyuya atılmış, kimsesiz biri gibi hisseder.