melek inan

melek inan
@melekinann
Büyük düşünceler; Büyük bir zekâdan çok, büyük bir kalpten doğarlar. Fyodor Dostoyevski
Fahrenheit 451
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 21:19
Yakmak bir zevkti ... Fahrenheit 451 son zamanlarda okuduğum en mükemmel distopya diyebilirim . Kitap , baş kahramanımız montag'ın bir şeyleri sorgulamaya başlamasını ve bazı şeylerin yavaş yavaş farkına varmasını anlatır . Montag bir itfaiyecidir . Ama bu meslek bildiğimiz gibi yangın söndüren itfaiyecilerin mesleği gibi değildir . Buradaki itfaiyeciler yangın söndürmezler , yangın yaratırlar . Bu dünyada " mutlu olmak " adı altında insanları düşündüren her şey yakılır . Ve kitapalar insanları düşündürmeye teşvik ettiği için evlerde kitap bulundurmak yasaktır ve kitap olan evler itfaiyeciler tarafından kitaplarla beraber yakılır . Baş kahramanımız bir gün yeni taşınan komşularından biri olan Clarisse'nin " mutlu musun ? " sorusuyla bazı şeyleri sorgulamaya başlar . İşte her şey burda başlıyor zaten ... " Mutlu olmamız için gereken her şeye sahibiz ama mutlu değiliz . " O artık bir şeyin nasıl değil neden yapıldığını öğrenmek istiyordu ... Kitaplar yakıldığına göre kitaplarda bir şeyler olmalıydı ... Montag gerçekten mutlu muydu !? Yoksa tıpkı herkes gibi kendisini mi kandırıyordu ... Kitaplar montag'ın benliğini bulmasını sağlayacak mıydı ? Ve montag gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda yaşayabilecek miydi ?...
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
FRANZ KAFKA : BABAYA MEKTUP
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2022 81. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2022 18:50
Eğer Kafka'yı yakından tanımak istiyorsak bu mektubu kesinlikle okumamız gerekir . İtiraflarla dolu bu mektupta babasından çekinen , kendini sürekli ona karşı suçlu hisseden , çekingen , küçük bir Kafka'yla tanışıyoruz aslında . Babasıyla olan ilişkisi hayatını fazlasıyla derinden sarsmış , gerek meslek hayatında gerekse evlilik hayatında babası hep önüne bir set çekmiş . Ki bunları diğer eserlerinde rahatlıkla görebiliriz bence . " Yazdıklarımın konusu sendin , öyle ya , senin göğsüne yaslanıp yakınamayacaklarımdan yakınıyordum orada yalnızca . " Bu alıntı bunu bize çok net açıklıyor zaten :) Kafka' nın bu itiraflarında babasınıyla olan kötü ve arası açık ilişkisini şuan ki eserleriyle bağdaştırırsak , babasının gerçekten eserlerinde büyük rol aldığını anlayabiliriz . Kafka'nın eserlerini okumadan önce , küçük Kafka'yı tanımanız daha iyi olur bence . Bu sayede diğer eserlerinde küçük Kafka'dan izleri rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu nedenle bu mektubu okumanızı şiddetle öneririm :)
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Nasıl da çok görürdü uykuyu ! Şimdi çok gördüğü şey hayattı artık .
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2022 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2022 00:00
Jack London'un şuana kadar okuduğum her kitabını sıkılmadan bitirmişimdir ve aklımda her zaman bir soru işareti bırakır . Hem akıcı hem de aydınlatıcı satırlar yazan bir yazara hayran olamamak elde değil :) Özellikle bu yarı otobiyografik romanı Martin Eden'e hayran kalmamak hiç elde değil :) Martın Eden bireysel bir mücadelenin romanıdır . Kitapda Martın'in Ruth'a olan aşkı için işçi sınıfından yazarlığa dönüşüm mücadelesi anlatılır . Ama aslında bu sadece kitabın dış yüzü kitabın içinde her şey o kadar başka yerlere geliyor ki kahramanımız bile artık dayanamıyor ... Ruth'u hiçbir zaman sevemedim ve sevmeyi de düşünmüyorum . Martın' a olan aşkı gerçek olsaydı onu kendisi olmaktan çıkmasına asla zorlamazdı . Martın'in istediği tek şey aşkına Ruth'a kavuşmaktı . Ruth'un istediği şey de hepsinden önce Martın 'in kendisine benzemesiydi . " Ruth'un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip , kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüşlülükten kaynaklanıyordu. " Kitapta burjuva sınıfının aslında hiçbir şey bilmeyen , kendi fikirleri olmayan , ezbere konuşan , aynı giyinen , aynı düşünen , araştırmayan , sorgulamayan bir toplum olduğunu çok iyi bir şekilde anlıyoruz. Zaten Martın sorgulayan bir insan olduğu için onlarla zıt düşüyordu Martın'in yazdığı öyküler onlara hiçbir zaman güzel gelmedi çünkü onlar sanat nedir bilmiyorlardı . Herkes Martın'in değişmesini istiyordu ama Martin onun için ne doğruysa onun peşinden gitti . " Neden bana ve içimdeki güzelliğe onlar hükmetsin ? " Bu alıntı da bunu özetliyor zaten ...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Zaman aşka engel midir ?
10/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2022 80. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 00:03
Issız eski parkta karlar içinde , Arıyor geçmişini iki gölge .(syf 51) Zweig ' ın yazmış olduğu bu öyküde geçmişiyle yüzleşen iki eski çifti tanımış oluyoruz . Birbirlerine aşık iki çift bazı nedenlerden dolayı birbirlerinden ayrılmak zorunda kalır ve yıllar sonra tekrar karşı karşıya gelirler geçmişin sürekli aralarına giren gölgelerine rağmen aşkları hâlâ devam etmektedir ama aşkları eskisi gibi olamaz . Çünkü bu geç kalınmış bir aşktır artık . Bunun için çok geçtir... İki sevgili geçmişleriye birbirlerine yakın , şuan ise uzakalardı ... Geçmişin örtüsünü kaldırdıkları gibi bugünün örtüsünü ne kaldırabilecekler miydi ? Geç kalınmış bir aşk ve iki farklı aile ... Okuması gereken bir öykü bence . Sizlerin de okumanızı tavsiye ederim
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Ölü Ozanlar Derneği
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 17:04
Katı disiplinliliği ve geleneklerine bağlılığı ile tanınan welton Akademisi'ne herşeyi tersine çevirecek bir öğretmen gelir. Okulda dört temel kural vardır : - Gelenek - Onur - Disiplin - Mükemmellik Welton Akademisi'nde herşey bu kurallar çerçevesinde öğretiliyor . Burada çocuklar aileleri ve öğretmenleri aracılığıyla istekleri dışında bir kalıba sokuluyorlar ve istemedikleri bir hayata zorlanıyorlar. Gerçekten kitabı okurken hayretler içerisinde kalıyorsunuz. Orda her şey ders , başarı , aile şerefi, saygınlık üzerine kurulu. Kimse çocukların isteklerini ve hayallerini düşünmüyor. Birisi dışında... JOHN KEATİNG kimsenin anlayamadığı şeyi yani ; saygınlık ve aile şerefi uğruna çocukların olmaya zorlandığı meslekler yerine kendi hayallerini gerçekleştirmeleri gerektiğini savunuyor. Ve çocukları bir kalıba sokmak yerine onların olmak istedikleri şeyleri farketmelerini sağlıyor. Okulda kimse öğrencilerin düşüncelerini umursamıyorken o , buna karşı geliyor ve bizlere asıl önemli olanın kendi düşünce ve isteklerimiz olduğunu gösteriyor. Çocuklar da okul kurallarına karşı çıkıyorlar ve "Ölü Ozanlar Derneği" adıyla bir grup kuruyorlar , bir yerde buluşup kendi yazdıkları şiirleri okuyorlar. Hatta en beğendiğim şiirlerden birisi de şu ; "Yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor; Bir zafer düşlüyoruz Aslında hiç istemediğimiz. Yeni bir gün düşlüyoruz
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma