İstanbul'da Türklüğe karşı yapılan küstahlıklar bu kadar değildir. Yine Halkevi'nde İstiklâl Marşı çalınır-ken ayağa kalkmayan melezler, bir erkek lisesinde Türk-çülükle alay ederek "arabacı araba olmadığı gibi Türkçü de Türk değildir" diyen tarih öğretmeni, bir kız ortaoku-lunda talebesine "Türk değil misiniz? Allah belânızı versin. Alman veya İngiliz olmadığıma pişmanım" diyen başka bir tarih öğretmeni hep millî şerefimize saldıran, fakat karşılık görmediği için küstahlığını arttırmakta devam eden mikroplardır.
Sayfa 13 - 14 Başvekil Saraçoğlu Şükrü'ye Açık Mektup, Maltepe, 20 Şubat 1944 Pazar·Kitabı okudu
Biri seçilmiş
Biri atanmış
Seçilmiş ile atanmış arasında ise birisi kendi işine geldiği gibi bir kavgayı çıkartmış
Sonra da kavga etmeyin size yakışmıyor demiş
Gündem ekonomik soygun olması gerekir iken değişmiş
Taht ve koltuk kavgasını
Kendi yararına telef ederek silkeleme yapacağız dediği halde
Onların kendi iç kavgası bizimle bir ilgisi yok demiş
Atanan ise onca tepkiye rağmen atayanın kayığına binmiş
Çoban ve kurt işbirliği yaparak koyunu hem ikiye bölmüş yiyorlar
Hem de birlikte yas tutuyorlar
Koyunun sahibini de kimse hesaba katmıyormuş!
Yine de sonuçta bu plan istenen sonucu vermiyormuş
Kendine engel gördüğünü ortadan kaldırılması gereken olarak gören ve temsil ettiği gücü temsil ettiklerinin aleyhine kullanmayı çeyrek yüzyılda alışkanlık haline getirmiş
Kuklacı, kuklaları ile birlikte yaptığı her algı oyununu bugüne kadar uyuduğu için yutanlara yine muhtaçlığını satın alarak aldatacağına çok güveniyormuş
Uyanmış ve farkındalık bilinci ile tüm olup bitenlerden haberdar olan ve hedefin hakiki sahiplerini kimse hesaba katmıyormuş
Yeryüzünde dünyanın merkezinde Anadolu da olup bitenlere Anadolu'nun kendisinin ve üzerinde hak ettiği gibi yaşamak isteyenlerin gücünü hafife alıyormuş.
Alışmış olduğunuz gibi ortadoğu kültürünün bir özelliği olan masallar üreten, çok iyi masal anlatan ve her masala inanan kendi kültürünü terk etmiş melezler gibi bir Türk değilim. Yaşamdan aldığım gücü yaşama tinsel tesirler ile yaşama geri aktaran adını her çağda tarihe bir başka yazdıran Türk atalarım gibiyim.
Hiçbir kötülüğü önleyecek bir madde gücüm olmasa bile bu rezil algı oyunu kötülüğü tarihe yaşandığı gibi yazan, birliği, beraberliği ve bütünlüğü savunan bölücülüğü kabul etmeyen bu çağın Türk bilinciyim.
Birileri yemiş, birileri seyretmiş dedirtmeyen, varlık birliğini
Hail`de halk üç sınıftır: Asiller, melezler, köleler! Asıl olanlar dışarıya kız verip almazlar, bunlar için sanat sahibi olmak ayıptır. Melezler ak kadınlarla kölelerden çıkmış olanlardır. Kalaycılık, kasaplık, terlikçilik gibi sanatlar melezlerin elindedir. Köleler alınıp satılan zencilerdir.
Hükümet, kadı dedikleri bir şeyhden ibarettir. Nikâh, miras, katil, hırsızlık gibi vakalar ona verilecek rüşvetlerle hallolunur.
Azınlıklar, ne etnik ne dinsel ne de renklere ilişkin olanlardır. Yeryüzü ve dışındaki tek azınlık, yanıtlardır. Her şeyi ve herkesi sorular yönetir. Evren nüfusunun çoğunluğu sorulardan oluşur. Soru ve yanıtların nadir evliliklerinden doğan melezler de bildiklerimizdir.
«Çanakkale'ye Yürüyüşün mesajı açıktır: Türklük bir kan meselesidir, Türk'ü Türk yapan şey veya şeyler her ne ise bunlar kan ile geçmektedir, dolayısıyla asil Türk kanını başka kanlarla kirleterek Türklüğe mahsus özelliklerin melezler yoluyla yozlaşmasının önüne geçilmelidir.»
Sayfa 41 - Birinci Bölüm - Irk, Kan, Veraset·Kitabı okudu