dolunayın suları çekişi gibi nilgün de sokulganlığı ve uzaklaşmalarıyla gönlü çeler. kâh ümit kırıklığına sürükler, kâh hoppalıklarla kandırır. kimileyin şefkatle sever, kimileyin neredeyse dayaklı kötekli hırçın bir sevişmeye davet eder. zaten günün birinde şöyle dememiş midir: “dünyada bir aşk da böyle yaşasın! bildiklerimize benzemesi şart mı? bildiklerimiz daha mı güzel? bildiklerimiz gibi olsaydı aşkımız kıymetinden kaybetmez miydi?”
Sayfa 139 - can yayınları