"Dünyada her şeye karşı anlayışlı davranabilirim, acı çekmek dışında," dedi. "İşte buna anlayış gösteremem. Gereğinden fazla çirkin,feci, üzücüdür. Çağımız acıya karşı gösterdiği yakınlıkta son derece hastalıklı bir şey var. İnsan yaşamın rengine, güzelliğine, yaşam sevincine yakınlık göstermelidir. Yaşamın cerahatli yaralarından ne kadar konuşmazsak o kadar iyi bence."
“Ama biz güneşin ve ışığın özgür çocukları, büyük ruha sadık kalmalı, böyle taşlarla onun kalbini kırmamalıyız. Yalnız yolunu şaşırmış, hastalıklı ve Tanrı’nın elini elinde hissetmeyen insanlar bu taştan yarıklar arasında güneşten, ışıktan ve yelden yoksun kalarak mutlu olabilirler. Papalagi’nin sözde mutluluğu kendisinin olsun. Ama bizim güneşli kıyılarımıza taş kutularından dikmeye kalkıştığında hepsini başına yıkmalıyız. Mutluluğumuzu taştan kutular, gürültü duman ve yarıklarla yok etmeye çalıştığında karşısına dikilmeliyiz.”