Atlasları kaldırdınız duvarlarınızdan, radyoyu açmaz, tiyatroya gitmez, kendinizden başka kimseyi üzmez oldunuz. Gazete almayı, kitapların altını çizmeyi bıraktınız. Yaz geldi denizsiz, kış geçti karsız, baharda sevdasız kaldınız. Şarkılarda eşlik bitmiş, bahçenizden geçen yok. Bir yanlış rüyayı gecelerce beklemeye inanç kalmamış sizde. Fikrinizi savunmayı, birini korumayı, iman tahtanızdan yastık yapmayı unutmuşsunuz. Kimsenin terini silmez, ateşini ölçmez, önce kalkıp çayını koymazsınız. Düştünüz takılmadan, yoruldunuz koşmadan, kayboldunuz sormadan. Adresiniz var eviniz yok, diyeceğiniz var duyanınız yok. İzler orada duruyor da takip edecek haliniz yok.
Bugünlerde "Harf İnkılabı hafızayı sildi" gibi cümleler çok sık sarf ediliyor fakat böyle bir şey mevzubahis olamaz. O zamanlarda insanların yüzde 90'ı okuma yazmayı resmen bilmezdi, o yüzde 10'un içinden de beşini sil zira ne okudukları belli değil.