"Onun kudretimi fark etmesini sağladım ve geçmişteki tüm eylemlerimden dolayı bana ön yargılı, benden nefret etmeye hazır bir akla galip gelmenin keyfini artık sürebilirim. Umarım ablası da zekanın ve görünün dolaysız etkisiyle karşı karşıya gelince, birisi hakkında olumsuz konuşmanın faydasızlığını anlamıştır."
Mesele şu ki bence kocam benim konuşabileceğimi beklemiyordu. Bunun için çok da suçlamıyorum onu, sonuçta beni sadece bir heykel olarak biliyordu; saf, güzel ve sanatına kolayca boyun eğen. Doğal olarak, yaşamamı dilerken yine öyle kalmamı ana beni düzebilmesi için sıcak olmamı istiyordu. Ama buna etraflıca kafa yoramamasına hem canlı olup hem de heykel olamayacağımı anlamamasını aptalca buluyorum. Ben doğalı sadece on bir yıl oldu ama bunu ben bile biliyorum.
Ama hepsi bir düş gibiydi, daha doğrusu gerçeğin bir imgesi. Buradaki meşe yaprakları bir aynada dalgalanan yapraklar kendisi ise bir kitabın içinde, hayallerden, anılardan ve sözcüklerden başka bir şey olmayan o çuha çiçeklerini toplayan bir figürdü sanki.