Melike Kara

Melike Kara
@melomania
Mahal Edebiyat
Editör, Öğretmen
56 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Körlük
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 10:42
2014’te almış olduğum kitabı yaşadığımız bu dönem içinde karantinada okumak çok farklı bir okuma deneyimi oldu. Kitapların zamanı olduğu düşüncem doğrulandı bir kere daha. Kitabı okurken sabah uyandığımda yatağımda gözlerimi açtığımda gözlerim görse de ruhumda körlük etkisini, karanlığın ağırlığını hissettim. Okurken durmadan duraksamadan akan bir metinlesiniz. Konuşma çizgisi ve noktalama işaretleri kullanılmamış sadece virgül ve nokta kullanılmış. Üstelik nokta da çok az kullanılmış. Konuşanın kim olduğu, sözün kime ait olduğu belirtilmeden karşılıklı konuşmalar virgüllerle tek bir cümle ve konuşma gibi verilmiş. Bir bütünmüş gibi farklı karakterlerin oluşturduğu bir bütünlük, bunun neden böyle olduğunu karakterlerle ilgili kısma geldiğimizde göreceksiniz. Metnin genel yapısına dönersek ilk bölümden sonuna kadar bundan sonra ne olabilir, ne olacak şimdi, ne yapabilirler ki duygusu (çaresizlik, umutsuzluk) duygusu hep var. Bu duygu içinde yazar şaşırtıcı gelişmeleri çok güzel bir kurguyla veriyor. Bitti, en kötüsü budur(bazı insanların kötülüğünün sınırı yoktur. s.352), daha ne olabilir ki, son nokta dediğiniz yerde hep devam eden gelişen bir kurgu var ve yazar okuyucuya bunu gerçekten yaşıyormuş gibi hissettiriyor. Son gecenin karanlığı içinde bile her şeyin yeniden başlayacağını, insanın kendini var edişini gösteriyor. Çok etkileyici bir okuma süreci geçirince yazmadan duramadım. Körlük bu dünyada mutlak olarak hiçbir şeye sahip olmadığımızın bir göstergesidir. Beyaz bir körlüktür yaşanan salgındaki körlük. “Körlük onlar için sıradan karanlıklar içinde değil, görkemli bir ışık içinde yaşamaktı. (s.116)”. Bu görkemli yanılgılar, farkında olmayışlar dünyası olan gerçek dünyanın körlükle yok olmasıyla kör olan kişi kendi iç dünyasını ve var oluşunu, bizi biz
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Onlara sen anlat Toprak Ana!
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 01:30
“...dünyada yaşayan herkese nasıl anlatmalı? Onlara bir diyeceğim var ama herbirinin kalbine nasıl gireyim de anlatayım?” diyor Tolgonay Ana Toprak Ana’ya son sayfadan bir önceki sayfada, ama anlatacaklarını söyleceklerini o kadar güzel anlatmış ki zaten onun yaşadıklarını hissettiklerini gerçekten kendisi yaşamış gibi hissettiriyor insana. Suvankul, Kasım, Maysalbek, Caynak, Aliman ve Tolgonay Ana ömürlerinin en güzel, en zor, en mutlu ve en acı anlarıyla anlatıyorlar Cengiz Aytmatov’un anlatmak istediği, insanın en derin ve ince yönlerini. Yaşadıkları kolhozun ekin tarlalarında mevsimler, nesiller gelip geçerken bir ömrün taşıdığı anlamı, sevgileri, acıları deneyimletiyor yazar. Sonunda Tolgonay’ın sorduğu sorunun cevabı olarak çıkıyor eser karşımıza. Hayatım boyunca unutmayacağım Tolgonay Ana’nın şafak vakti tek başına köye dönerken duyduklarını, gördüklerini, düşündüklerini, hissettiklerini...Onun gücünü, olgunluğunu ve yüceliğini aldım. En zor anlar ve yalnız kaldığım zamanlar için. Ben köy çocuğuyum ve o tarlaların kokusunu, çalışmanın güzelliğini, insanların sevgisinin derinliğini biliyorum bilmesine de yazar sözcükleriyle o anları o kokuyu duyacak o ilk ekmeğin tadını alacak kadar hissettiriyor ve yaşatıyor. Tren istasyonu, yolları, evleri, dağları ve olaylar içindeki metaforlarıyla anlatımıyla yazarın ne kadar büyük bir yazar olduğunu siz de görecek yaşayacak ve anlatmak istediğini anlayacaksiniz. Yazar bunun için gerekli olan koşulu da Tolgonay’ın şu sözüyle söylemiş : “Eğer yaradılıştan zeki ve iyi niyetli ise anlayacaktır.” Dilerim Cengiz Aytmatov’un anlatmak istediklerini herkes anlamış olur, ölmeden önce ve iyi bir insan olarak.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma
Uğur Mumcu’ya saygı duruşu
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2019 20:47
40’lı yılların korkutucu siyasi karışıklığı, insanların korkularıyla ön yargılarıyla okumaktan öğrenmekten kaçışları bu dönemi karanlık bir dönem olarak bırakıyor. Günümüzde bile yanlış bilgiler, yorumlar, yönlendirmeler devam ediyor. Bu nedenle çok önemli bir dönem okuması sunuyor kitap. Uğur Mumcu’nun şu sözünü hatırlamak gerek hemen: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.” Uğur Mumcu müthiş araştırmacı kimliğiyle, nesnel yaklaşımıyla bu dönemde isim isim kimlerin hangi görevlerde bulunduğunu, siyaset ve yayın dünyasında ne gibi ilişkilerin ve faaliyetlerin içinde olduklarını belgeler aracılığıyla anlatılıyor. Zamanı geniş ve kapsayıcı bir yaklaşımla aktarıyor, sürecin sonunda ne olduğunu göstermek amacıyla yaşadığı dönem ve geçmiş arasında gidip gelerek daha iyi bağlantılar kurulmasını sağlıyor. Tarihi ve siyaseti sıkılmadan, merak duygumu hiç kaybetmeden ve baştan sona pek çok noktada şaşkınlık içinde okudum. Sabahattin Ali - Nihal Atsız davası, Irkçılık-Turancılık davası, demokrasi, çok partili hayata geçiş süreci, Hasan Ali Yücel davası, Köy Enstitüsü davaları, Nazım Hikmet olayı ve dönemin diğer gelişmeleri...Dosyalar, raporlar, yazışmalar, mahkeme tutanakları, mahkeme kararları, meclis tutanakları, mektuplar, elçilik, konsolosluk yazışmaları, gazetelerde yayınlanan karşılıklı eleştiri yazıları dosya kayıt numaralarına kadar ayrıntılı bir şekilde verilerek aktarılmış. Hep kafamda soruların, belirsizliklerin olduğu bir dönemle ilgili net bilgilere ulaşabildim. Merak ettiğim ama hep ertelediğim bir şeydi bu dönemle ilgili okuma yapmak. A’dan Z’ye Sabahattin Ali kitabını okuma sürecimin içine sürpriz bir biçimde giriverdi kitap.Bu sayede çok verimli bir dönem okuması yapmış oldum. Çocukluğumda 24 Ocak 1993 sabahında televizyonda gördüğüm o siyah beyaz
Siyaset
40'ların Cadı KazanıUğur Mumcu · UmagYayınları · 1995327 okunma
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2018 115. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2018 22:58
Yıllar önce çizgi film olarak izledim, sonrasında okumuştum kitabını da. Sinema uyarlamaları, kitaplarda pek çok göndermeleri...Bu metni okumak ve anlamak, anladığımızı sanmayı fark etmek için tekrar okumak gerekiyormuş. Kitap bittikten sonra zihin okuması ve sorgulaması devam ediyor. Tavşanın ardından giden Alice metaforuna yenileri ekleniyor. Günlük yaşam içinde bir anda cümleler, kitaptaki durumlar alıveriyor insanı ve gerçeklik alt üst. Kendi gerçekliğinden çıkıp o dünyanın saçmalıklarında kalmak istiyor insan ya da yaşadığı gerçekliğin ne kadar saçma olduğunun şaşkınlığında öylece kalıyor. Kitapların okunma ve anlaşılma zamanları var ya hani birkaç okumayla bile anlaşılamama durumları. Anlama olgunluğuna ve bilinç düzeyine ulaşma zamanı. Bu okuma için bu kadar zaman geçmesi gerekiyormuş. Çocuk kitabıysa evet o konuda da haklı yazar insan içinde bir yerde hep çocuk. Meraklı bir çocuk.
Alice Harikalar ÜlkesindeLewis Carroll · Can Yayınları · 202128,5bin okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 93. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2018 02:07
Bir insanda çocukluktan itibaren ikiyüzlülük, çekingenlik, utanma, istediklerini yaptırma, yeme alışkanlığından öğrenme ve keşfetme merakına kadar önemli gelişmelerin nasıl ortaya çıktığını göstermesi açısından keyifli ve bilgilendirici bir okuma oldu. Kendimde ve tanıdığım insanlarda bu özelliklerin nasıl ortaya çıkıp gelişmiş olabileceğini düşündürdü. Hayatın içinde karşılaştığımız insanlar ve davranışlar daha da netlik kazanıyor üzerine düşündükçe insan kendini de daha iyi analiz edebiliyor. Sınıf farklılıklarının çocuk davranışlarının şekillenmesinde etkili olduğu düşüncesini şaşırarak okusam da bir taraftan da acaba olabilir mi diyerek sorguladım. Cinsiyetçi ve ataerkil bakış açısının bulunduğu bir iki yer dışında görüşlerine katıldığım etkili bir okuma oldu. Yol ve yöntemler sunması eğitimler açısından bilgilendiriciydi. Yüzyıl öncesinden, saygı duyduğum sevdiğim bir yakınımın tecrübelerinden, bilgilerinden öğütler almış gibi huzurlu hissettim okurken de okuduktan sonra da. Pek çok alıntı yapmak istedim.(Defterime yaptım da) Eğitimle ilgili zorlandığım konular olduğunda da tekrar dönüp okuyacağım bir kitap oldu benim için.
Eğitim
Eğitim Üzerine (Ruhun Eğitimi-Ahlaki Eğitim-Pratik Eğitim)Immanuel Kant · Say Yayınları · 20202,108 okunma