Kitaplara tutkun her okur; insana huzur veren, okurları içine çekip dünyayı unutturan bir kitabevi açmayı hayal etmiştir. İşte bu kitapta da ana karakterimiz bu hayali gerçekleştiriyor ve kendi kitabevini açıyor. Biz de onun bu tatlı macerasına ortak oluyoruz. Bir yandan da kitabevi açmanın dışarıdan göremediğimiz maddi ve manevi sıkıntılarına şahitlik ediyoruz.
Kitabı okuması oldukça zevkli; okurken ister istemez kendimize şu soruları soruyoruz: "Ben olsam nasıl bir kitabevi açardım? Neleri farklı, neleri aynı yapardım? Ne gibi etkinlikler düzenlerdim?" Zihnimizden binbir tane soru geçerken, karakterimizin kendine özgü yolculuğuna şahit olmak büyük bir keyif. Kitabın dili oldukça akıcı, anlaşılır ve samimi bir üsluba sahip. Sıcacık bir kahve eşliğinde bir çırpıda okunabilir. Eğer siz de hayatın karmaşasından kaçıp kahve kokulu, huzur dolu bir yolculuğa çıkmak isterseniz; Hyunam-Dong Kitabevi’ni canı gönülden tavsiye ederim.
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.
İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.