10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:38
Bu kitap, bir yokluğun hatıra defteri. Kanı yavaşça içimize sızan boşluklara, dudaklarımızdan düşen yarım cümlelere, ve hiç doğmamış isimlerin küskün eksikliklerine adandı. Kimseye teselli borcu yok bu satırların. Bir avuntu vaat etmiyor, bir mucize de... Sadece, kendi yankısını dinlemeyi göze alan ruhlara açılmış küçük bir masa; üstünde biraz sessizlik, biraz gece ve belki kırık bir bardak kadar huzur. Burada dinlenmek serbest; burada yaralarınızla oturabilirsiniz. Çünkü bazen en büyük iyileşme, acıya dokunmadan onunla aynı sandalyeye oturmaktır. — Artık yalnız okuyucu değil, tanıksın. Kendi içinin labirentine, küflü kelimelerle yazılmış sessizliğin en derin odasına götürüyorum seni. Burada kelimeler dua gibi başlamaz, yara gibi sızar. Mem'in isimsiz yankısı hâlâ duvarlarda. Şimdi giriyoruz... Mem Aryan Oda Yüz On Üç
Alıntı
Oda Yüz On ÜçMem Aryan · Tamara Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Kitap hakkında dürüst bir değerlendirme yapmak gerekirse, bazı örneklerin biraz uç noktalarda olduğunu düşünüyorum. Yazarın bulunduğu çevre ve eğitim seviyesi göz önüne alındığında bu durum anlaşılabilir olsa da, üç yaşındaki bir çocuğun okumayı sökmesi gibi örnekler bana biraz gerçek dışı geldi. Kitabın tek bir argüman etrafında, çok fazla benzer örneklendirmeyle ilerlediği bir gerçek. ​Ancak tüm bu eleştirilerime rağmen, kitabın verdiği temel mesaja bayıldım. Dilinin didaktik ve kuralcı bir eğitim üslubundan uzak; tamamen sevgi, güvenli bağlanma ve samimiyet üzerine kurulmuş olması okumayı inanılmaz keyifli hale getirdi. Bu yönüyle yarattığı farkındalık adına, her ebeveynin ve eğitimcinin kütüphanesinde bulunması ve önemle dikkate alması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
Okumanın BüyüsüMem Fox · Kolektif Kitap · 202614 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:55
Morgan ve Adams tarafından kaleme alınan bu kitapta, erkeklerin çocukluk döneminde anneleriyle kurdukları iç içe geçmiş ilişkilerin yetişkinlik döneminde nasıl görünür hale geldiği ele alınmaktadır. Kitapta “MEM” olarak adlandırılan bu ilişki biçiminin, özellikle erkeklerin bireyselleşme süreçleri, romantik ilişkileri ve partnerleriyle kurdukları bağ üzerindeki etkileri incelenmektedir. Kitabın temel amacı, MEM ilişkilerini görünür kılmak ve bu ilişki biçiminin fark edilmesine katkı sağlamaktır. Bununla birlikte kitap, yalnızca sorunu tanımlamakla kalmamakta; bu durumla başa çıkmaya yönelik çeşitli öneriler, sorular ve eylem adımları da sunmaktadır. Kitap temelde üç bölüme ayrılmaktadır. İlk bölümde, terapistin karşılaştığı farklı MEM türlerine ilişkin örnek olaylar anlatılmakta ve bu ilişkilerin altında yatan nedenler incelenmektedir. Bu bölüm, okuyucunun kendi yaşamına dönüp bakmasını sağlayan bir yapıya sahiptir. Anlatılan örnekler, okuyucuda “Ben de böyle bir ilişki biçiminin içinde miyim?” sorusunu uyandırabilmektedir. İkinci bölümde ise bu saplantılı ilişki biçiminden uzaklaşmak için öncelikle durumu fark etme ve kabul etme süreci ele alınmaktadır. Ardından, bu döngüden çıkabilmek için çeşitli sorular ve eylem önerileri sunulmaktadır. Kitabın bu yönünü oldukça başarılı buldum. Çünkü aynı konuyu sürekli tekrar etmek yerine, farklı sorular ve bakış açıları aracılığıyla okuyucuyu meseleye daha derinlikli biçimde yaklaştırmaktadır. Üçüncü bölümde ise sağlıklı ilişkilerin nasıl kurulabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiği ve MEM ilişkisine sahip bir eş ya da partnerle birlikte olan kişilerin ilişkide kalıp kalmama kararını nasıl değerlendirebileceği üzerinde durulmaktadır. Bu bölüm, yalnızca MEM ilişkisi içinde olan kişilere değil,
Annesinden Kopamayan ErkeklerKenneth M. Adams · Diyojen Yayıncılık · 2024129 okunma
Maddeden manaya tefekkür
10/10
·152 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 23:22
Mem û Zin, Kürt edebiyatının dünyaya bıraktığı en büyük miraslardan biri. 1393 civarında Cizre’de yaşanan bu olay, beşeri aşkın nasıl ilahi bir aşka dönüştüğünü anlatıyor.Ahmed-i Xani' nin bu eseri mesnevi tarzında yazılıyor. Daha sonra romanlaştırılıyor. Maalesef dünyada bir Romeo ve Juliet veya Leyla ile Mecnun kadar bilinmiyor ama hak ettiği değer çok daha fazla. Birçok dilde şerh edilmiş olan bu eser, benim için, dünyevi olandan kopup manaya ulaşmanın bir yolu oldu. Kavuşma ümidinin müjdelendiği an, acıyla harmanlanmış bedenlerin bu müjdeye tutunamayıp teslim oluşu, acının sürekliliğinin insanı getirdiği farklı bir mertebeyi gösterir. Uzun süre acıyla yoğrulan ruh için, acının yok olma ihtimali bile sarsıcı bir sondur. Çünkü insan, bazen acısıyla var olduğunu hisseder ve o acı çekildiğinde ruhun bu dünyadaki dayanağı da yok olur. Günümüzün günübirlik, sığ duygularının gölgesinde kalanlar için bu imkansız bir muamma olsa da, gerçek aşka talip olanlar için yok oluş değil ,aslında hakikate kavuşmadır. Şu an hissettiklerimi kelimelere sığdıramam. Gökyüzü ve yerküre, insan elinden çıkma bunca acı, mazlumların bunca feryadı karşısındaki bu dimdik duruşunu nasıl koruyabiliyor anlayamııyorum. Doğanın bunca beşeri acıya, yıkıma, karşı bu vakur duruşu yanında, insanların bu kadar zalim , merhametsiz ve madde dünyasına hapsolmuş olması gerçekten çok acı. Bu kitabı bitirdikten sonra içimde öyle bir yangın oluştu ki, bazı çaresizliklerin tek tesellisinin gözyaşları olması insanoğlu için ne büyük acziyet oluyor ve bu teselliyi sadece küçük bir esinti gibi hissediyorsunuz. Bu eser, günümüzün gelgeç aşklarının anlayamayacağı kadar derin bir şaheser. Özellikle aşıkların mana alemine yükseldiği o son yirmi sayfa gerçekten tarif edilemezdi. Hele Ahmed-i Xani’nin kalemle olan
Duygu ve Düşünce
Mem u ZinMuhammed Said Ramazan el-Buti · Kent Işıkları Yayınları · 20221,020 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 20:54
"hızlı tüketilen" aşklarının yanında, Mem u Zîn’deki o ağırbaşlı, acıyla yoğrulmuş ama asla teslim olmamış sadakat, insana gerçek duygunun ne olduğunu sorgulatıyor. Beko’nun fitnesi her devirde var, ama Mem ve Zîn’in o saf ruhu da her devirde yeniden doğuyor. Eğer bu kitabı okuyorsan, sadece bir hikaye okumuyorsun; bir halkın ruhuna, kadim bir coğrafyanın kederine ve insan kalbinin en yüksek mertebesine misafir oluyorsun.
Mem u ZinEhmedê Xanî · Kuşak Yayınları · 20142,702 okunma
Emanet Gelin 2
8/10
·624 syf.··
2026 21. kitabı
Selamlar arkadaşlar nasılsınız? Size #emanetgelin serisinin ikinci kitabı ile geldim. Bu kitapta en sevdiğim şey, her karakterin hikayesine ayrı ayrı dokunulması oldu. Hepsini daha yakından tanımak, hislerini okumak gerçekten çok güzeldi. Ama içlerinde beni en çok ters köşe yapan kesinlikle Miran Ağa oldu. Sert, katı, duygusuz görünen bir adamın içinde böyle bir yürek saklı olması. Okurken sürekli “Bir insan bunu nasıl yapar?” diye sorguladım. Ve cevabı sayfalar ilerledikçe öğrenmek. İşte orası tam anlamıyla vurucuydu. İlk kitaptan hatırlarsınız Berçem düğün günü kocasını kaybetmiş ve töre gereği kocasının kardeşi Barzan’la evlendirilmişti. Hala berçeme yaptıklarını düşündükçe sinirlerim bozuluyor. Hele Barzan, gerçekten sabır testiydi. Ama inkar edemem Berçem’e karşı olan duyguları, o içten içe kabullenişi ve aralarındaki çekim. Okurken insanı içine çekiyor. Tam “artık bir şeyler yoluna giriyor” derken Miran ile barzan'ın yüz yüze gelmesi ve ortalığın bir anda karışması. İşte hikaye tam burada bambaşka bir noktaya evriliyor. Ağaların aldığı karar ise her şeyi daha da karmaşık hale getiriyor. Kan davasını bitirmek için yapılan evlilikler. Özellikle Helin Geşa. Seni gerçekten çok sevdim. Dik duruşun, kimseye boyun eğmeyişin, lafını esirgemeyişin. Okurken “helal olsun” dediğim o kadar çok sahnen vardı ki. Sevdiği adamla değil, kaderin zorladığı bir evliliğe adım atması ise içimi en çok acıtan şeylerden biriydi. Miran’la olan evliliği. Daha ilk günden yaşadığı zorluklar, kaynana baskısı, yalnızlığı. Ama buna rağmen geri adım atmayan bir Helin vardı karşımızda. Ve Miran… Ne kadar hatalar yapsa da, Helin’i ezdirmemesi, bazı noktalarda onun arkasında durması. Özellikle mem ve helin sahneleri tebessüm ederek okudum. O mesaj sahnesi yok mu. İşte orada Miran’ı gerçekten
1000Kitap
Emanet Gelin - 2Şehnaz Haşimoğlu · Lapis Kitap · 2026788 okunma