"Bir kez daha diyeyim: Özenle katlanmış bir mendil gibisin Sil beni n’olur kırk yıllık kirim pasım gitsin." Cemal Süreya
Şiir
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acıdır bu hayat
Reklam
Cemal Süreya
​Öyle bir sihirbazdın ki beni bile kaybettin Biliyorsun, Ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası Sen aklım ile kalbim arasında kalan, En güzel çaresizliğimsin Özenle katlanmış bir mendil gibisin Sil beni ne olur Kırk yıllık kirim Pasım gitsin Sen bakma bana bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma Ben çok gülerim ve gülerken hiç kimse Yalan olduğunu anlayamaz.
Tekbirlerle coşan bir Anadolumuz var Ağızları çok laf yapan ama beyinleri çalışmayan insanlar…” Victor Hugo İnsan ettiği laf ile değil yaptığı işinden belli olur bu yüzden ziya paşa ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyor ağzın çok laf yapması kişiyi yalan söyler hale getir ve söyleyeceği yalanı düşünen kişinin ise zamanla beyni çalışmaz olur error verir oysaki yol alıp yürüyen biz Türklerinde bir molaya dinlenmeye ihtiyacı var bu güzel mola için sizleri balkanlara yürüyen ve belkide şehit olmadan son molayı verip son kez istirahat edip bu köyde savaşa gitmeden önce eğlendik dinlendik şimdi yürüme zamanıdır tek saf tek dirsek ve tekbir Allahu ekber diyedikleri son durak trakya inecik köyü evet biz türkler savaşı bir eğlence bilip tek saf halinde omuz omuza Cenabı Hakka koşan bir milletiz geçmişin en kalabalık köylerinden birisi fakat bugün bize balkan savaşının acısını hatırlatıyor ve göz yaşlarını silecek bir mendil bekliyor selam olsun güzel insanların yurdu anadoluya savaşlardaki acılar yetmezmiş gibi 1970 lerde başlayan köyden kente göç sayesinde ilçenin nüfusu giderek azalmış durumda Victor Hugonun dediği gibi Ağızları çok laf yapanlar beyinleri çalışmayan insanlardır o insanlar sadece savaşı ve yok etmeyi oysaki bizler tefekkür medeniyetiyiz o mimariyi yeniden inşa edeceğiz çünkü bizim tekbirlerle coşan Anadolumuz var
Din
Öyle bir sihirbazdın ki beni bile kaybettin Biliyorsun, Ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası Sen aklım ile kalbim arasında kalan, En güzel çaresizliğimsin Özenle katlanmış bir mendil gibisin Sil beni ne olur Kırk yıllık kirim Pasım gitsin Sen bakma bana bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma Ben çok gülerim ve gülerken hiç kimse Yalan olduğunu anlayamaz. Cemal Süreya...
Az önce kitaplarıma gözüm takıldı. Her kitabın arasında ayrı bir materyal var. Birinin arasında para, birinde kartpostal, ıslak mendil (açılmamış paket), kredi kartı, üzerinde tekel numarası yazan bir not kağıdı, fotoğraf, market fişi vs. Not: Evde yüzlerce ayraç var
Reklam
Reklam