Meriç 'ce
Puan vermedi·411 syf.··
2025 219. kitabı
Kitap Batı merkezli sosyoloji anlayışını Doğu birikimiyle nasıl sorgulanması gerektiğini anlatıyor .Cemil Meriç e göre sosyoloji sadece bir bilim dalından ibaret değil tam anlamıyla insanı ve toplumu anlama sanatı .Okurken düşünmeye muhakeme etmeye davet ediyor insanı .Batılılaşmayı batıdan gördüğümüz gibi değil de kendi değerlerlerimiz üzerinden bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeliyiz aksi takdirde kendi kültürüne yabancı bir toplum olur çıkarız .Bunu kitapta şu cümleyle açıklıyor yazarımız " İdeolojiler uçurumları aydınlatmak için yakılan meşalelerdir ama bazen gözlerimizi kör eden birer fener haline gelirler ." " İdeolojiler birer deli gömleğidir " sözü aslında Meriç in sosyolojiyi tam olarak tanımlama biçimidir .Neden mi ?Çünkü ideolojiler insana kendi düşüncelerini değil mensubu olduğu ideolojinin ona biçtiği rolle ve o kalıpla bakmasına sebep olur ve böyle olursa da yeni düşünceler yeni fikirler toplum için hayal ürünü olmaktan ileri gidemez . O zaman ne yapmalı peki ?İdeolojilerin hepsini tanıyıp ,araştırıp ,öğrenip hiçbirinin kölesi olmamalı .Bütün kütüphaneleri okuyup kendine has Fildişikulesinde kendi fikrini üretmeli Türk aydını .Bu düşüncesini şuna benzetiyorum aslında hepimizin sevdiği yazarlar vardır öncelik tanıdıklarımız ama bu demek değildir ki yazarların her söylediğini her yaptığını onaylıyoruz .Hayır biz bize faydası olan bizi geliştiren kısmını alıp geriye kalan kısmının da bilincinde olarak kapatıyoruz kitapların kapağını.Cemil Meriç sevdiğim hayranı olduğum bir yazar hatta belki kendi içimde oldukça yüceltmişliğim olmuştur kendisini önce tüm sosyoloji ve deneme kitaplarını okudum en son Jurnal'leri okudum ve oradaki mektuplarda şöyle diyor "istiyorum ki bütün yazdıklarımı yazacaklarımı sen oku...para için yazmam gerek ":))bu
Sosyoloji Notları ve KonferanslarCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 2007947 okunma
10/10
·32 syf.··
2025 112. kitabı
Merhaba bugün sizlere çok anlamlı bir kitapla geldim.@ziyamericduyar ın yazmış olduğu "PIT" MERHABA DÜNYA kitabı. Kitabın anlamlı oluşunun sebebi ise,kendi hayallerinden ilham alarak hikayeyi yazmış olan yazarın henüz 12 yaşında olması. Hikayemiz ise bir yeniden doğuş hikayesi. "Fıfıdık" adında küçük bir fındığın kısa ama macera dolu hayatına bir yolculuğa çıkıyoruz. Fındık toplama zamanında Fıfıdık ve ailesi yere düşer.Ailenin hepsini alırlar fakat Fıfıdık bir yaprağın altına düştüğü için gözden kaçar. Fıfıdık orda uzun süre kalır ve çok üzülür. Ama bir gün mavi bir sincap gelir onu alır ve evine götürür. Aman Allahım sincabın evi eski kurumuş bir ağacın kovuğundadır ve deniz manzaralıdır. Daha önce denizi görmemiş olan Fıfıdık bu duruma bayılır. Sincabın evinde bir de Bilge Ceviz,fıstık ce palamut da vardır. Bir gün Sincabın evinin yakınındaki kurumuş ağaçları kesmeye gelirler.Çünkü ordaki ağaçlar artık yaşlandığı için yerine taze fidanlar diyeceklerdir. Bu durumu endişeyle izlerlerken bir rüzgar çıkar ve Fıfıdık kendini derede bulur. Sürüklenir de sürüklenir Derken bir karga onu fark eder ve alır. Bu defa denizin üstünde uçmaya başlarlar. O da nesi Karga Fıfıdık'ı bir vapurun içine düşürür. Daha bitmedi.Fıfıdık'ın macerası devam ediyor. Ben şahsen sonu nasıl olacak diye merak ederek okudum Kızım zaten bayıldı.Hem hikâyeye hem de kitaptaki resimlere. Kitabın sonunda da labirent bulmaca var.Kızım daha kitaba başlamadan yaptı onu . Yazarımız Ziya Meriç bu hikayeyi yazarken doğayı,hayvanları ve dostluğu anlatmak istedim demiş.Gerçekten de öyle bir hikayeyidi.Sımsıcak bir hikaye. Çok çok beğendik. Yazarın başarılarının daim olmasını dilerim. @fundayayinevi Arzu Koşar
"Pıt" Merhaba DünyaZiya Meriç Duyar · Funda Yayınevi · 20256 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
CEMİL MERİÇ'CE KÜLTÜRDEN İRFANA...
8/10
·405 syf.·
Beğendi
·
2025 166. kitabı
Cemil Meriç, kendisini, gâye ve muradını (2 Haziran 1976'da "Büyük Gazete" de yayımlanmış bir mülâkatta) şöyle tanıtmış: "Yazar ve hocayım. yarım asrı aşan hayatım okumak ve okutmakla geçti, tercüme ve telif olarak düzine kitabım var. Fransızca bilirim, ingilizceyi anlar ve Arapçayı sökerim. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır. [...] Üç kıtaya hâkim olmuş bir medeniyetin, dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin hiçbir zıpçıktı "uygarlığı" taklide ihtiyacı yoktur. Türkiye'nin kendisi kalması; insanlığı bütün keşiflerinde, bütün fetihlerinden faydalanarak ihtişamlı mâzisine lâyık bir istikbâl inşâ etmesi başlıca muradım... [...] Batı'yı Batı yapan fikrî temeller, insanlığın ve İslâm'ın ortak hazinesinden alınmıştır. Bizim için söz konusu olan istirdattır, yâni kaybettiğimiz hazinelere sahip çıkmaktan ibarettir... [...] Hadîs-i Şerif, "Kendini tanıyan Rabbini de tanır", buyuruyor. Gençler önce kendilerini tanımalılar; kendilerini yâni ikbâl ve idbârlarıyla tarihlerinin bütününü, kendi dillerini, dinlerini ve irfanlarını. Sonra insanlığın tarihine eğilmek, Asya ve Avrupa'nın her düşüncesini hiçbir peşin hükme saplanmadan tetkik etmek. Bu çetin yolculukta iki çetin yardımcıya ihtiyaç var: 1.si Milli İrfan Hazinelerini taramaya yetecek zengin ve köklü bir Türkçe (İslâm harflerini öğrenmeden böyle bir fethe çıkılabileceğini sanmıyorum). 2.si Bir Batı dili Avrupa'yı, imtiyazlı birkaç züppenin vesayetine ihtiyaç duymadan bizzat tetkik etmek için bir Batı dilini bilmekten başka çare yoktur. Sonra "ikrâ" emr-i celiline uymak..." Üstad bu çerçeve de Batı kültürü ve Doğu irfanını tetkik ve tahlile çalışmış bu eserinde. Eser sekiz bölüm den müteşekkil ve Batı'ya ve Doğu'ya dair birçok arabaşlıktan oluşmuş 405 sahife... Eser, Kültür ve İrfan'a dair
Araştırma-İnceleme Dünya Klasikleri Felsefe
Kültürden İrfanaCemil Meriç · İnsan Yayınları · 19861,026 okunma
Okur Dergisi - 3. Sayısı
Puan vermedi
Üç arkadaş Kadim Sahhaf'a gitmiştik. Hem mekanı görelim hemde Ömer abiyle tanışalım diye. o efsane kediyi de gördük. :D Ee, tabi sahhafa gitmişsin o kadar da yol gelmişsin eli boş dönmek olmazdı. Bir kaç tane dergah (Ismail Kara'nın yazdıklarından), bir kaç kitap, bir de Okur aldım. Okumak bugüne nasipmiş. Okur Dergisi bildiğiniz okurlar için kitap inceleyen, yazarlarla görüşen, söyleşiler yapan güzel bir dergi. Bu sayıda bir çok yayınevinin editöründen kitap tavsiyeleri alınmış. Toplam da 319 kitaptan bahsedilmiş. Benim aşina olduğum isimlerden Adem Özköse, Cihan Aktaş, Mustafa Özel, Mehmet Lütfi Arslan, İsmail Güleç, Süleyman Ragıp Yazıcılar, Metin Karabaşoğlu var. Bir de ek olarak yazarların tanıyalım diye her yazı yazanın yanına bir yıldız çakıp metnin sonunda kendileri hakkında bilgiler veriliyor. O bölüm çok hoş. Bir de okuduğum kadarıyla Süleyman Ragıp Yazıcılar geleceğin Mehmet Lütfi Arslan Abisi olacak sanırım :D Benim ilgimi çeken yazılar ve söyleşiler şunlar: Editörden Sor Kitabı - Ahmet Ünal, Ortak Eser Yokluğu, Ortak Eser Mahrumiyeti - M. Fatih Andı, Bir Dilin Türküsü Olmak - Turan Karataş, 14 Yaşında Neler Var Başında - Süleyman Ragıp Yazıcılar, Her Yere Kütüphane Açılsın, Emin Nedret İşli İle Yapılan Söyleşi - Ömer Faruk Özbil, Türkçe İkrar Türk'çe Tasdik - Mustafa Bozoklu ( İsmet Özel'in Dil İle Takrir kitabı üzerine), Üç Uydurma Gerçeklik: Kağıt Para, Ulus ve Roman - Yusuf Temizcan( Mustafa Özel Söyleşisi), Yayın Tarihimizden Mahfuz İsimler - Mehmet Erken (Özellikle bu yazı kısa ve hoş), Her Kitap Farklı Bir Dünyanın Kapılarını Açar adlı Gökhan Gökçek'in bir bürokratla yaptığı söyleşi gerçekten hoştu. Sadece Bir Seyahatname Olmayan Seyahatname Belazuri'nin Fütuhu'l Buldan adlı eserinin incelenmesi - Mücahid Emre Sever, Marifetname Bugüne Ne
Edebiyat
Okur Dergisi - Sayı 3 (Eylül-Ekim-Kasım 2017)Okur Dergisi · Erkam Yayınları · 20171 okunma
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2018 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2018 01:50
Yakın bir dostum bana seneler evvel şöyle demişti; "Eylül, okumak istediğin bütün kitapları okumadan Cemil Meriç okuma, zira onun lisanını ve dünyasını keşfettikten sonra başka bir kitabı okuyamayabilirsin." Bunun ne anlama geldiğini farketmem pek de uzun sürmeyecekti...Cemil Meriç'in okuduğum diğer eserlerinde tanıdığım bilge düsturu ve Meriç'çe lisanı, Işık Doğudan Gelir' de başka bir boyut kazandı benim için.Bu eser bilginin ve tarihsel kronolojinin, gelişen yazınsal ve tarihsel seyriyle şekillendiği, hiçbir akımın yarıştırılmadığı bir araştırma kitabı... Gerçekleştirilememiş bir İslâm ansiklopedisi oluşturma fikrinden yola çıkılarak hazırlanan eserin ansiklopedinin kapsamlı ve hayli uzun serüveninden bahseden ilk bölümlerini, Meriç'in arifane bir gözle değerlendirip geniş araştırmalarına yer verdiği, 'İhvan-ı Safa Risaleleri' izliyor.Eserin bu bölümü beni tesiri altına aldı, zira oluşturulmuş bu grubun, zamanın bütün ilimlerini kucaklayan, dönemin bilgi hazinelerini barındıran, tam 52 Risaleyi kaleme almış olmalarına rağmen daha evvel adını dahi duymamış olmamız, dönemin alimlerine atıfla, Meriç'inde hezeyanları arasındaydı... Daha sonra Musevilerin ve Hıristiyanların başucu kitabı olmuş, 'Bible' namı diğer 'kitabı mukaddes' üzerine derinlemesine ve oldukça titiz çalışmalar yer almakta.Bir filozof nazariyle belki de şimdiye dek tenkit edilmemiş çok mühim ayrıntıların yer aldığı bu kısımda yorucu pasajlar sizi sabırla ilerlemeye sevkediyor.Bu kısımda okumayı bırakmaz iseniz şayet, sonra ki kısımlarda muazzam bir aydınlık sizleri kucaklayacak...Çünkü yazar doğu mabedlerini gezerken sizleri Aklın melekeleri arasında harikulâde bir yolculuğa çıkaracak... Akıl mı? Cinnet mi? Diye içtenlikle size soracak, zira cinnete methiyelerde bulunan felsefecilerin ve
Felsefe
Işık Doğudan GelirCemil Meriç · İletişim Yayınevi · 20251,774 okunma