Bir umut yeşertiyorum yüreğimde.
Ne güzel şey yarınlarıma aydınlık, bugünlerime merhem..
Ne güzel şey sende soluklanmak
Beklemek senle kalarak geleceği..
Yeşerenlerin büyüdüğü bir yer biliyorum.
Rüzgarın getirdiği yabanıl otların kokusu
Bir su akıyor arasından otların
Öylesine berrak öylesine derin hafif bulanık arada..
Durup göğe doğru bakıyorum
Ufkumu açıyor kendimi doğanın akışına bırakmak
Rengini gökyüzünden almış maviliğin huzuru doluyor içime.
Kuşların muazzam cıvıltıları havada
Ve ben ahenkle dans ediyorum..
Tehlike yaklaşırken insanın içinde aynı derecede güçlü iki ses duyulur: Birincisi çok mantıklı bir sestir, insana tehlikenin cinsini ve özelliklerini incelemesini ve ondan kaçmanın çarelerini bulmasını öğütler. İkinci ses ise sanki daha da mantıklıdır: Yaklaşan tehlikeyi düşünmek yalnızca mutsuzluk ve acı vereceğine ve zaten insanın olacakları tahmin edip olayların genel gidişatını değiştirmeyeceğine göre, en iyisi, insanın başına gelene kadar korkunç olaylara gözlerini kapamak ve tatlı şeyler düşünmektir, der bu ikinci ses."
Bunu hep istemişimdir
Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir..