Görüyorsunuz, Mersault, iyi doğmuş bir kişi için mutlu olmak hiç de karmaşık değildir. Tek yapması gereken, herkesin yaşantısını yeniden üstlenmektir; ama bunu, birçok sahte yaşlı insanın yaptığı gibi vazgeçme arzusuyla değil, mutluluk arzusuyla yapmalıdır. Sadece, mutlu olmak için zamana ihtiyaç vardır. Çok zamana. Mutluluğun kendisi de uzun bir sabırdır ve neredeyse her durumda hayatımızı para kazanmakla harcarız; oysa para ile zamanımızı kazanmak gerekir. İşte bu, ilgilendiğim tek problemdir. Açıktır. Nettir.
Écoutez, répéta Zagreus, et regardez-moi. On m'aide à faire mes besoins. Et après on me lave et on m'essuie. Pire, je paie quelqu'un pour ça. Et bien je ne ferai jamais un geste pour abréger une vie à laquelle je crois tant. J'accepterais pis encore, aveugle, muet, tout ce que vous voudrez, pourvu seulement que je sente dans mon ventre cette flamme sombre et ardente qui est moi et moi vivant. Je ne songerai qu'à remercier la vie pour m'avoir permis de brûler encore. » Zagreus se rejeta en arrière, un peu essoufflé. On le voyait moins maintenant, seulement un reflet livide que ses couvertures laissaient sur son menton. Il dit alors : « Et vous, Mersault, avec votre corps, votre seul devoir est de vivre et d'être heureux.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kendime kitap önerileri
Program esnasında seçtiğim romanlardan çeşitli diyaloglar okuyorsam, aniden onların kimliğine bürünüveriyordum. Kimi okuyorsam o oluyordum. Bir gün ölümden kurtulmak için katedrale hapsolan Esmeralda, diğer bir gün çok istediği meşhur yazar kimliğine kavuştuktan sonra bu yalan dünyadan sıkılıp kendi gerçeğine, yani denizin sularına dönerek ölmeyi seçen Martin Eden oluyordum. Bir gece engizisyon tarafından 1755 Lizbon depreminden sorumlu tutularak kamçılanan Candide olarak giriyordum yatağıma, diğer bir gece duvardaki değişen portresiyle aynadaki yüzünü karşılaştıran Dorian Gray olarak. Bazı günler, Mersault olup, annemin cenazesinde gözyaşı dökmeyişimin hesabını veriyordum, bazı günler Bihter olup ihanetimin altında eziliyordum. Önce o kahramanların gerçekliğinin içine giriyor, sonra da onlardan biri olup çıkıyordum. Bizzat onların yerine geçmeyi başaramamışsam bile en azından yakın bir dost gibi peşlerine takılıyordum. Mümtaz ve Nuran’la birlikte İstanbul’u keşfe çıkıyor, huzuru arıyordum mesela. Ya da Kâmran, Çalıkuşu Feride’yi bahçedeki salıncakta sallarken, bir köşede durup onları izliyordum. Kitapların bana sunduğu dünyayı her zaman elimdekine tercih etmiştim. Yine de bu program bir orta yol bulmak için iyi bir fırsat gibi görünüyordu. Kitaplarda yaşayacak, sonra akşamları radyoya gidip yaşadıklarımı gerçek hayata kusacaktım. Bana lazım olan tam da böyle bir şeydi.
Sayfa 147 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı
Yoksulsunuz, Mersault. Bıkkınlığınızın yarısı buna dayanıyor. Öteki yarısıysa yoksulluğu saçma bir biçimde kabul etmenize.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Düşünüyor musunuz Mersault, uygarlığımızın tüm aşağılığı ve acımasızlığı, mutlu halkların tarihi olmadığını ileri süren anlamsız bir aksiyonla ortaya konuyor.
O zamana dek her seferinde bir kadınla ilişkileri başlatan ilk hareketleri yaparken, aşkla arzunun benzer biçimde dile getirilmesini isteyen mutsuzluğun bilincinde olan Mersault, bu varlığı daha kollarıyla sarmadan önce ilişkinin bitişini de düşünüyordu.