Herkes acısını farklı yaşar
Sınemaya gitmeyı isteği geldi çok merak ediyorum. Mersault garipsin gerçekten Yabancı Albert Camus
Alıntı
Hayatta hırslarımız olmalımıdır?
O farketmez bu farketmez uzun zaman sonra böyle kaygısız bır karakter gördüm evlensem farketmez iş değiştirsem farketmez Teoman bu kitabı okumuş mudur? Çok severım onun da o kaygısız hallerini Mersault garip bir karakter 😖 Patronlar her zaman hırslarımızla daha da iyi çalısmamızı isterler ama motıvasyon düşürmeye bayılırlar zaten ☺ Yabancı Albert Camus
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mersault, Emrah serbes(t)'in elinde Adem Çığıl'a dönüşmüş.
Bazen Platon gibi idealist olmak ve kılı kırk yarmak istiyorum, bazen de Atinalı Timon gibi ağzımdan salyalar akıtarak her şeye lanetler yağdırmak. Bazen Beckett gibi hiçbir şey yapmadan bomboş gözlerle Godot'yu beklemek istiyorum, bazen de Nietzsche gibi beynimin içine hapsolmak. Bazen Freud gibi her şeyi psikosekse bağlamak istiyorum, bazen de Jung'un psişesi ile bağlantıda kalmak. Bazen Dostoyevski gibi krizler yaşamak istiyorum, bazen de Tolstoy gibi çekip uzaklarda ölmek için yola koyulmak. Bazen dünyayı Mersault gibi hissetmek istiyorum, öyle yabancı öyle vebalı, bazen de Socrates gibi inadına doğrucu inadına sorgulayan. Bazen Shakespeare gibi ortada olmak ya da olmamak istiyorum, bazen de Monte Cristo gibi maskeler takarak tanıdıklarımın arasında tanınmadan dolaşmak. Bazen Harpagon gibi cimri, bazen de Tartuffe gibi sinsi olmak istiyorum. Bazen Stiller gibi kim olduğumu unutmak, bazen de Joseph K. gibi kim olduğumu herkese haykırmak istiyorum. Bazen Hary Haller gibi asil, bazen de içimdeki kurda uyacak kadar kudurmuş olmak istiyorum. Hiç kimse yerimi, arada birde olsa... almadığı için bazen sadece... sade ben olmak istiyorum, bazen... -İçaforiz
Tavanda örümcek ağları. Annesinin ölümünden sonra bu odaya hiç girmemiş olan Mersault, bu adamın içinde yaşadığı alanı kaplayan pisliği ve yapış yapış yoksulluğu ölçüp biçiyordu gözleriyle. Mutlu Ölüm Albert Camus
"Ben kendimin yabancısıyım." (Albert Camus, Yabancı) Yabancıdan bi alıntı paylasmışken, Mersault karakterinden bahsetmemek saçma olur. Gördüğüm en enteresan karakerlerden biriydi. Kitabı ilk okuduğumda, Meursault'un bu boşvermiş ve umarsız davranışlarını bir türlü idrak edememiştim. Bazen bazı kitapların zamanı vardır, bu da onlardan birisi kanaatimce. Bi yandan hayranlık duyduğum, bi yandan da nefret ettiğim bir karakter olmuştu benim için. Ama bir müddet sonra Meursault'un en doğru olanı yaptığını... Hayata ve insalara çokta fifi dercesine yaşamanın en mantıklı yol olduğunu kafamıza vura vura bizlere gösteren bir karakter. Bu kadar da olmaz dedirttigi yerler yok değil ama kisinin icinde ne yasadigini bilmeden verilen o peşin hükümler karaktere daha çok hak vermeme sebep oldu. Size ne lan! diyesi geliyor insanın. Nasrettin Hoca misali eşeğe binsen suç, insen suç...