Bazen Platon gibi idealist olmak ve kılı kırk yarmak istiyorum, bazen de Atinalı Timon gibi ağzımdan salyalar akıtarak her şeye lanetler yağdırmak. Bazen Beckett gibi hiçbir şey yapmadan bomboş gözlerle Godot'yu beklemek istiyorum, bazen de Nietzsche gibi beynimin içine hapsolmak. Bazen Freud gibi her şeyi psikosekse bağlamak istiyorum, bazen de Jung'un psişesi ile bağlantıda kalmak. Bazen Dostoyevski gibi krizler yaşamak istiyorum, bazen de Tolstoy gibi çekip uzaklarda ölmek için yola koyulmak. Bazen dünyayı Mersault gibi hissetmek istiyorum, öyle yabancı öyle vebalı, bazen de Socrates gibi inadına doğrucu inadına sorgulayan. Bazen Shakespeare gibi ortada olmak ya da olmamak istiyorum, bazen de Monte Cristo gibi maskeler takarak tanıdıklarımın arasında tanınmadan dolaşmak. Bazen Harpagon gibi cimri, bazen de Tartuffe gibi sinsi olmak istiyorum. Bazen Stiller gibi kim olduğumu unutmak, bazen de Joseph K. gibi kim olduğumu herkese haykırmak istiyorum. Bazen Hary Haller gibi asil, bazen de içimdeki kurda uyacak kadar kudurmuş olmak istiyorum. Hiç kimse yerimi, arada birde olsa... almadığı için bazen sadece... sade ben olmak istiyorum, bazen... -İçaforiz