İncelemede merak kaçıran ifadeler vardır.
Her yoksul insan, bir gün zengin olmanın hayalini kurar. Bu hayal çoğu zaman aileden gelen bir miras ya da şansa dayalı yollarla (milli piyango, şans oyunları vb.) beslenir. Ülkemizdeki kumar bağımlılığı da bu eğilimi açıklamaya yardımcı olur. Çünkü birçok kişi için zengin olmak; çalışmamak, kira, faturalar, market masrafları, borçlar ve diğer zorunlu ihtiyaçları düşünmemek anlamına gelir. Aynı zamanda zengin olmak, özgürce tatile gitmek, istediğini almak ve hayatın yüklerinden sıyrılmak demektir. Sosyal medyadaki çürüme de bu hayalin en çarpıcı örnekleriyle doludur. TikTok, OnlyFans ve sanal kumar gibi platformlar, birçok kişinin “fenomen olma” çabasıyla birleşerek kısa yoldan zengin olma arzusunu besler. Oradaki gösteriş ve yapay hayatlar, aslında tek bir arzunun etrafında döner: emek vermeden, kısa yoldan kurtulmak. Maalesef toplum zengin olma hayaliyle yaşayıp yoksulluk içinde hayata veda eden insanlarla dolu.
Bazı soruların cevabını yaşamadan bilemeyiz. “Para mutluluk getirir mi?” sorusu da bunlardan biridir. Zengilere göre para mutluluk getirmez fakat bunu gerçekten anlayabilmek için insanın önce o paraya sahip olması gerekir. Yani bu soru, dışarıdan verilecek bir cevapla değil, ancak deneyimle anlam kazanır.
Para mutluluk getirir mi bilmiyoruz; ancak parasızlığın mutsuzluk getirdiği açıktır. Çünkü insan, temel ihtiyaçlarından mahrum kaldığında özgür olamaz, hayatını kuramaz, hatta çoğu zaman yaşayamaz bile. Bu noktada para, mutluluğun kendisi olmasa da, ona giden yolun önündeki engelleri kaldıran bir araç hâline gelir.
Roman, tam da bu kadim soru üzerine kuruludur: Bir insan nasıl mutlu olur? Patrice Mersault, bu soruya kendi hayatı üzerinden cevap arar. Roman ilerledikçe anlarız ki, mutluluk ne yalnızca parayla ne