Bazan da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Edip Cansever
Bazı eski ve güvenilir hadislerde [Hz.] Muhammed'in kendisinin ve ikinci halife Ömer'in müşrikler tarafından "sabi(sabiyyun)" olarak adlandırıldığı belirtilmektedir. "Sabi" ifadesinin dinsizler tarafından Müslüman cemaati için kullanılan en eski ad olduğunu kesin olarak göstermektedir. Fakat bu İslam öncesi veya ilk Müslüman "Sabiiler", Güney Iraklı vaftizci mezhebinden çok kendilerine "sobiai(yıkananlar)" adını veren "Elkasaitler"in Yahudi-Hristiyan karışımı mezhebiyle yakındırlar. İslam'da hala var olan ritüel abdestler, muhtemelen "sabi" isminin sebebi ya da başlangıç noktasıydı. Elkasaitlerin kurucusu olan ve 110-115 civarında yaşadığı belgelenen Elkasai tarafından ileri sürülen gökten inen kitap konsepti de Kuran'ın İslami anlayışıyla net paralellikler göstermektedir (s.58-59).
Arapça salât olarak tanımlanan (ve Yahudi-Aramice şelota kelimesinden alınan) geleneksel İslami dua şekli, Yahudi dua uygulamasına çok sayıda paralellikler gösterir (s.60).
Muhammed ile bir araya gelmeden önce (Hatice) iki kez evlendi. Her iki erkekle aynı anda evli olup olmadığı ise kaynaklardan tam olarak anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte, İslam öncesi Arabistan'da kadınların daha güçlü sosyal statüleri nedeniyle çok evlilik şekillerinin bulunduğu görülmektedir. Bu gelenek daha sonra İslam'ın etkisi altında terk edilmiş olup, kadınlar aynı anda sadece tek bir erkekle evli olabiliyorlardı (s.73).
[Hz.] Muhammed'in Arap kabilelerini kazanmak için kullandığı diplamasi araçlarından biri de evliliktir. Muhammed, 13 karısından birden fazlasıyla (çoğu dul olmak üzere) bir kabile ya da kişiyi kendine bağlamak için evlenmiştir. O zamanki geleneklere göre bunda yanlış bir şey yoktur (s.110).
benim payıma düşen
bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür
benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere
çürüyüşte ve gurbette
benim payıma düşen, anılar bahçesinde hüzünlü gezintidir
ve "ellerini seviyorum" diyen sesin hüznünde ölmektir