7/10
·166 syf.··
2024 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 22:17
EKMEK KAVGASI “O kadar oku, sonra gel, elifi mertek belleyen birine köle ol!” Kitap ismiyle bile her şeyi açıklıyor aslında. Ekmek davasının anlatıldığı 25 kısa hikayeden oluşuyor ve hepsinde tema aynı doymak bilmeyen boğazımızı doyurmaya çalışmak. Yaşam mücadelesi içinde olan halkın aslında çoğumuzun yaşamını çileli hayatından örnekler seriyor gözler önüne. Orhan Kemal’den okuduğum ikinci kitap. Arkadaş Islıklarını okumuştum ilk, El Kızı var şimdi okumak istediklerim arasında.
1000Kitap
Ekmek KavgasıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,212 okunma
Mertek
4/10
·93 syf.··
2024 228. kitabı
Anlayarak okumaya çalışsam da bu kadar sembolizm le hiç bir şey anlayamayacağım kesindi. Normal okuyuculara göre değil. Elif ten mertek çıkaranlar okusun.
Felsefe ve Düşünce
Hanok'un Gizemleri Baruh'un KıyametiAnonim · CBN Yayınları · 201319 okunma
Reklam
İNCELEME DEĞİL DE DERS NOTU DİYEBİLİRİZ YA DA ÖZET :)
Puan vermedi·232 syf.··
2024 11. kitabı
GİRİŞ Bir dili "zengin" ya da "yoksul" olarak nitelemek için gerekli olan ölçütleri açıklarken cevaplanması gereken bazı soruların listesi ile başlıyor kitabımız bu sorular, bir dildeki sözcük sayısının o dili zengin ya da fakir dil olarak belirlemede etkisi ; sözcüklerin nesneleri, evreni, insan davranışlarını ayrı ayrı adlandırma biçimi, soyut kavramları yeterince karşılayıp karşılayamaması, değişik anlatım yollarına sahip olup olmaması olarak sıralanıyor kitabımızda. Diller, işlendikçe , felsefe , hukuk, bilim, teknik alanlarında çeşitli çalışmalar yayımlandıkça, bir eğitim-öğretim dili niteliği kazandıkça gelişir. Bugün kültür dili, bilim dili olarak nitelenen Almanca,İngilizce , Fransızca, İtalyanca, İspanyolca gibi diller , bütün alanlarda, yüzyıllardan beri gerçekleşen gelişmeleri bünyelerine yansıtılabilmiş , genel ve özel kavramlarla bir eğitim-öğretim dili oluşturabilmiş , soyut kavramlar ve eşanlamlı öğeler açısından da zenginleşmişlerdir. Bugün eğitim-öğretimden bilimsel çalışmalara kadar birçok alanda, Türkçe karşılıkları bulunmamış ya da yaygınlaşmamış birçok terimle karşılaşılmakta , terim eksikliklerinden yakınılmaktadır . Burada, özellikle iki etken önemli rol oynamıştır: a) Osmanlı Devleti'nin gerileme döneminden başlayarak Batıda beliren kavramlar Türkçeye aktarılamamış ya da bunlar Arapça-Farsça sözcük ve tamlamalarla karşılanmıştır. b) Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar kimi kişisel çabalara, kimi dernek ve kuruluşların etkinliklerine karşın özleşme gerçekleşememiş, aydınların Arapça ve Farsçaya eğil imleri, daha sonra da Tanzimattan başlayarak Fransızcaya yönelme önlenememiştir. Yüce önder Atatürk'ün öncülüğünde başlayan Türk Dil Devrimi bu gidişe dur demiş ve anadilimizin özleşmesi ve gelişmesi yolunda önemli yol alınmıştır. İkinci Dünya
2024 Okuma Raporları
Türkçenin Zenginlikleri İncelikleriDoğan Aksan · Bilgi Yayınevi · 2005162 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2024 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 02:36
Selam. Ayın bir diğer okuduğum kitabı Sabır Taşı oldu. NFKʼnın oyunlarını okumayı seviyorum fakat bu oyun diğer okuduklarım arasında en alt sırada kaldı. Eserin ana hatları eski bir türk masalından alınmıştır. Genç kız gergef işlemektedir. Gaipten gelen seslerin genç kıza “40 gün 40 gece bir ölü bekleyeceksin, sonra muradına ereceksin.” diye seslenmeleri kızı hayrete düşürür ve korkutur. Bu seslerden kurtulmak için ninesi ile birlikte bir yolculuk yaparlar. Fakat nine ve kızın yolları talihsiz bir olayla ayrılır. Kızın yolu büyük bir saraya düşmüştür. Sarayın bir odasında şehzadeyi ölü olarak bulmuştur. Artık biliyor ki 40 gün 40 gece ölen şehzadenin başında bekleyecektir. Tam son gününde bir cariyeyi kendine can dostu diye satın alır. Bundan sonrası beklediği günlerden çok daha çileli geçecektir artık. Başından sonlara doğru çekilen çile en sonda iyi bir şekilde nihayete erecektir. Hangisi sabrı daha iyi tanımlar sizce. Sabır vuslata erene kadar beklemek midir, yoksa vuslata ermekten vazgeçebilmek midir? #kitapalıntıları : GENÇ KIZ –... Gökler o kadar derin ki, gökler... Gökler sanki beni büyüledi. Artık gözlerimi bir daha kurtaramam gibi geliyor mavilikten. BİRİNCİ CİN –... Sizin insan dediğiniz bir acayip mahlûk! Yüz binde doksan dokuz bin dokuzu, gözüne mertek sokulsa görmez de, bir tanesi, nokta kadar tohuma bakınca içindeki ağacı görür. GENÇ KIZ – Sabır taşı, sabır taşı! Mercimek tanesi kadar taş! Derdimi sana açacağım! Dertlerini içinde saklayamıyor insanlar. Derde ortak lâzım. Dert, gökyüzü gibi bir şey! Ayrı ayrı seyretsek de hepimizin çerçevesi. Üstüne perde çekilemiyor. Dert, hava gibi bir şey! Ayrı ayrı ciğerlerimizi doldursak da hepimizin malı. Bir kişinin sandığında kilitlenemiyor. Sabır taşı! Mercimek tanesi kadar taş! Seni seçtim kendime dert
Tiyatro Senaryo - Oyun
Sabır TaşıNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu · 20162,342 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 30. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 16:31
Mertek Değil Elif Tuncay Akkoyun Kitabı yeni okumaya başladım. Hemen bitirmeyi düşünmüyorum.. Türkçe 'mizi güzel kullanmak isteyenler için mükemmel bir başucu kitabı izlenimi uyandırdı bende. Keşke ortaokul-lise çağındaki çocuklarımıza okutabilsek.
1000k
Mertek Değil ElifTuncay Akkoyun · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20234 okunma
10/10
·520 syf.··
2022 23. kitabı
3 günde şipşak bitirdiğim martin eden analizimle karşınızdayım. Baştan uyarıyorum ağır spoiler içerir. Sonra ay ben okumadıydım okuycaktım niye anlattın filan demeyin. Başlıyorum. Jack london 2 farklı martin eden'la karşımıza çıkıyor bu kitapta. İlki fakir ama gururlu,ümitli, çalışkan, amacı için her şeyi yapabilecek damarındaki kan deli akan martin. Aşkı için seviye üstü seviye atlar ancak bireyciliği yüzünden gerçek aşkın manevi aşk olduğunu anlayamazjahdhshdhd(der burdan mevlanaya bağlarım) kitabın bu kısmında martine başta sempati duyuyosunuz kendini geliştirdikçe azmine hayran kalıyosun ah o ruth ben olsaydım uğruna kendini prof yaptı be adam diyosunuz. Ama adam doymuyo abi. Bilgilendikçe ukelalaşıyo. Ben herşeyi biliyom siz kimsiniz küçük bok böcekleri diyo. Ben o evreden sonra martine uyuz olmaya başladım şahsen. Zaten ukela dümbeleklerini oldum olası sevmem. Önceden elifi görse mertek sanır martin gidiyo yerine öfff bunlar da hiçbişe bilmiyo yha.s.s diyen felsefeci martin abimiz geliyo. Ben o evrede ruth olsam elli kere bırakmıştım martini aşırı uyuzdu çünkü. Ruth o ara buna aşığım filan diyerek dayanıyo ama aslında ruth buna aşık değil. Martinin boynunu kaslarını seviyo ruth. Kitapta bu özellikle vurgulanmış. Belirtmek isterim. Neyse martin acılar içinde kıvranırken herkesin ona seni pis fakir git burdan serseri git bi iş bul ekmek paranı kazan demesiyle martin tabi ki keçi inadıyla aç da kalırım ama yazımı da yazarım ulen diyerek yoluna devam ediyo. Ruth diyo ki martin bak evlenecez. Çoluğumuz çocuğumuz olacak. Git eve ekmek getir. Ben burjuva kızıyım manikürüm pedikürüm var diyo ama dinletemiyo. Martin yazacam da yazacam. Zabahlara kadar yazıyo. Kimse bunu iplemiyo o aralar. Dostu yok kimsesi yok zavallı martinin. Taa ki kitapta en sevdiğim karakter
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Reklam