Bu sanal evrenlerde erkekler kadın, kadınlar erkek, çocuklar yetişkin, yetişkinler çocuk, korkaklar süper kahraman, katiller rahip, rahipler sapkın, sapkınlar birer vaiz haline dönüşebiliyordu.
Başkalarını düşünenler de mutsuzdur çün-
kü cehennemi andıran dünya, acı çekenlerin çığlıklarıyla dolu.
Tüm bu acılara gözünü kapatıp küçük dünyalarında kendilerince mutluluğu yaşamaya çalışanlar da mutsuzdur çünkü dünyaları
çok kırılgandır. Her an başlarına yıkılabilir.”
Bundan elli yıl sonra... İnsanlık pek çok sorunun üstesinden gelmiş, teknoloji epeyce ilerlemiş. Teknoloji sayesinde günlük yaşamındaki pek çok soruna çözüm bulan insanlar artık sonsuz mutluluğun ve tanrısallığın peşine düşmüşler.
Tam da bu sıralarda patlak veren bir salgın tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Bir tür biyolojik silah olarak ortaya çıkan ve yalnızca kadınları öldüren salgın sayesinde kadın bir anda dünyanın en değerli hazinesi haline geliyor devletler için... Ve kaçınılmaz bir şekilde büyük bir dünya savaşı patlak veriyor.
İşte tam da bu kaosun ortasında kalan bir felsefe profesörü bir yandan ailesini ararken bir yandan da virüse karşı doğal bağışıklığı olan küçük bir kızın hayatını kurtarma mücadelesi veriyor.
Kitapta kadınların yeryüzünden silinmesiyle dünyanın nasıl bir cehenneme dönüğü güzel işlenmiş. Yazarı Morpheus adını kullansa da yerli bir yazar. Kitap Paradigma Yayınlarından çıkmış. Konusu ve kurgusu itibariyle oldukça enteresan bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum