Emekle, özenle hazırlanmış bilgi dolu bir kitap. Keyifle okudum. Ne yediğimiz kadar onları nasıl hazırladığımız da çok önemli. Mutfakta mesaisi olan herkesin de mutlaka okumasını öneririm.
Hem keyifli hem de bilgilendirici bir kitap. Mesleki anlamda bana bir çok şey kattığını düşünüyorum. Diyetisyenlik mesleğinin zayıflatmaktan ibaret olmadığını, gerçekten insan sağlığına nasıl dokunduğunu da göstermesi beni ayrıca mutlu etti. Neyi niye nasıl yemeliyizi tek tek anlatmış. Yalnızca fazla terim ve lisans düzeyi bilgi vardı, herkesin anlayamayacağı mekanizmalardan bahsedilmiş. Herkese yönelik bir kitap olduğu için daha hafif bir dil olabilirdi ama böylesi de benim daha işime geldi :) kaleminize ve bilginize sağlık.
Klasik siyer kitaplarından farkı gezi yazısı niteliğinde olması. Resimlerle ve anılarla desteklenerek akıcı, keyifli, etkileyici bir çalışma olmuş. Umreye gitmeden önce okunmasını öneririm. Bana gittikten sonra okumak nasip oldu ama bu da ayrı bir keyif veriyor gerçekten. Orada tekrar geziyor, anılarım tazeleniyor gibi hissettim. Emeklerine ve kalemine binlerce sağlık. Şiddetle tavsiye ederim. Talha Uğurluel
Şüphesiz akıcı ve okuru kendine bağlayan bir roman. Hikayeyi yaşayarak okuyorsunuz. Karakterlerin dertleriyle dertlenirken bir zaman sonra sorguluyor ve soğuyorsunuz. Uç noktalardaki senaryovâri bölümler anlam karmaşası oluşturarak bütünlüğü bozup zihin yorsa da içinde barındırdığı edebi noktalar, duygusal nükteler rahatlatıcı. Fakat İslâmi hassasiyetleri bulunanlar için rahatsız edici ve itici kısımlar var. Önyargılı, aslı olmayan genel geçer yargılardan oluşan, seviyesiz yaklaşımlarla verilen bazı mesajlar dolayısıyla önermeyeceğim bir kitap.
Atsız'ın sürükleyici, etkileyici ve insanın boğazında düğüm gibi kalan romanı. Tarihin gölgesinde anlattığı sevda masalı. Sanki Süleyman Çobanoğlu'nun "bilesin kavuşmak yoktur İslâmlıkta, kavuşan kısmısı ancak gavurdur" dizelerine kaynakça oluşturmak için yazdığı bir diğer kitaptı. Sevmeyi, beklemeyi, umudu, gayreti uzun uzadıya anlatıp kavuşamamayı bir çırpıda kaleminden akıtmış.
Gökçen'i her tasvir ettiğinde, Atsız'ın şiirindeki "Her şey silinip kayboluyorken nazarımda, yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse" dediği satırı anımsadım. Eserlerinde yeşiller, hasretler ve imkansız sevmeler hep var..