O hezeyan içinde aklına gelen "eşit uzaklık" terimini hatırladı. Bir sınıfın steril güvenliğine yakışacak bir terim. Eşit uzaklık. Duygu yüklü olmayan, matematiğe ait bu terim o an aklına takılmış, aşağı yukarı tam olduğu yerde kalabilmek için son gücünü de harcarken çılgınca bir mantra gibi tekrarlanıp durmuştu. Eşit uzaklık. Eşit uzaklık. Eşit uzaklık. Kıyılardan herhangi birine daha uzak ya da yakın değildi. Nora neredeyse bütün hayatı boyunca böyle hissetmişti. Her şeyin ortasında. Hangi yöne gideceğini bilmeden çabalamış, çırpınmış, yalnızca ayakta kalmaya çalışmıştı. Pişmanlık bilmeden hangi yolda devam edeceğini bilememişti.