Merves

Merves
@mervesmn
Kuş ölür, sen uçuşu hatırla... Kuşlarını alıp gidiyor gök. En saçmalar…
Saçmalamalar
Haziran artık benim için bir kutlamadan çok, sessiz bir yoklama gibi. Her yıl aynı gün gelip kapımı çalıyor. Ben de oturup sayıyorum; gelenleri değil, eksilenleri. Telefonun ucundaki sesleri dinlerken, söyledikleri iyi dileklerden çok seslerinin kendisine kulak kesiliyorum. Çünkü bazı seslerin bir sonraki yaza kadar uzanıp uzanamayacağını bilmiyorum. İnsan yaş aldıkça doğum günleri büyümüyor galiba; daralıyor. Eskiden geleceğe açılan bir pencere gibiyken, şimdi geriye doğru uzayan bir koridoru andırıyor. Her kapının ardında bir anı, her anının içinde de biraz kayıp duruyor. İnsanlar kutluyor. Gülümsüyorum. Teşekkür ediyorum. Ama içimde, hediyesini çoktan vermiş bir hüznün ağırlığı var. Çünkü sevildiğime inanmakta zorlandığım zamanlar oluyor. O gün gelen ilginin ne kadarının bana, ne kadarının takvime ait olduğunu ayırt edemiyorum. Hayatımda omzuma yaslayabildiğim bir huzur var. Ama yine de tarif etmesi güç bir eksiklik dolaşıyor içimde. Sanki uzun zamandır çıkılmış bir yolculuğun ortasında durmuşum da, nereye vardığımı soranlara net bir cevap veremiyormuşum gibi. Bu yüzden her Haziranda mumlar değil, düşünceler çoğalıyor. Bir yıl daha yaşadığımı değil; bir yılın daha geçtiğini hissediyorum. Ve bazen gün dediğimiz şey, insanın dünyaya gelişini kutlamaktan çok, hayatından sessizce geçen zamanı fark ettiği bir gün oluyor.
Reklam

Merves

, bir kitabı okumaya başladı
Miguel de Cervantes
8.7/10 · 27,5bin okunma

Merves

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2026 2. kitabı
Irvin D. Yalom
8/10 · 16,2bin okunma
Saçmalamalar
Duygusal yük, insanın görünmeyen ama en ağır taşıdığı bavuldur. İçine ne koyduğunu çoğu zaman hatırlamazsın bile; ama omuzlarının neden ağrıdığını bilirsin. Bazen geçmişten yarım kalmış cümlelerdir bu yük. Söylenmemiş özürler, sorulamamış sorular, zamanında ağlanamamış gözyaşları… Hepsi sessizce birikir. İnsan hayatına devam eder, güler, konuşur, çalışır; ama içinde hep küçük bir ağırlık merkezi kayması vardır. Sanki ruhu biraz öne eğik yürür. Duygusal yükün en tuhaf yanı, çoğu zaman onu taşımayı bırakmanın suçluluk hissettirmesidir. Sanki bırakırsan unutmuş olursun. Sanki hafiflersen vefasız olursun. Oysa bazı duygular taşınmak için değil, yaşanıp geçmek için vardır. Ama biz onları hatıra gibi saklarız, sonra da neden yorulduğumuzu merak ederiz. İnsan bazen yükünü azaltarak değil, onunla konuşarak hafifler. “Seni görüyorum” dediğinde bir anıya… “Bu beni hâlâ acıtıyor” dediğinde bir hayal kırıklığına… İşte o zaman yük, sert bir taş olmaktan çıkar, elde tutulabilir bir şeye dönüşür. Belki de duygusal yük tamamen bırakılacak bir şey değildir. Belki o, yaşadığımızın kanıtıdır. Ama onu sırtımızda değil, avuçlarımızda taşıyabildiğimiz gün… işte o gün gerçekten hafifleriz.
Duygu ve Düşünce

Merves

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
2026 1. kitabı
Agatha Christie
8.7/10 · 43,6bin okunma
Reklam