Bu kitabı nasıl anlatmalı? Hislerle tabii ki. Ahmet Rasim anı formundaki bu eserde, çocukluğundan başlayarak hayatının akşamlarından ve gecelerinden bahsediyor. Kendisi küçük yaşlarda babasını kaybetmiş, önce bir mahalle mektebinde, sonrasında mahalle mektebinde çok fazla yaramazlık yaptığı için darüşşafakada öğrenimine yatılı bir şekilde devam ediyor. Beni en çok etkileyen sahneler genellikle Rasim'in Darüşşafakaya başladığında annesini hiç görmeden geçirdiği 3 ay ve o gecelerde yaşadıkları oldu. Çok sade ve yalın bir eser ancak eğer Ahmet Rasim'le belli noktalarda özdeşlik kurabilirseniz etkilenebileceğinizi söyleyebilirim.
Kitabın ilerleyen sayfalarında okuldan mezun olduğu, evlendiği zamanlarda yaşadığı akşamüstlerine ve gecelere de yer veriyor. Gün batımlarını tarif etmesi ve aslında gün batımlarının ve gecelerin ona bir şeyler hissettirmesi ve bunu yazıya geçirmesi beni hayli etkiledi. Zira ben de akşamüstlerini çok severim. Ancak ben izlediğim herhangi bir gün batımını muhtemelen bu güzellikte ve bu ayrıntıda resmedemezdim. Beni reading slumptan çıkarsın diye başlamıştım, çok güzel aktı. Keyif aldım okurken.