Kitaba yeni başlayacağım. Bu Tezer Özlü'nün okumadığım tek kitabı. Hiç iyi bir zamanda okumuyorum. Biliyorum ki yine bu kitap beni yorucak, cidden yine bir şeyleri düşünmeme sorgulamama iticek. Okuyup göreceğiz.
Tezel Özlü’nün okuduğum ilk kitabı Çocukluğumun Soğuk Geceleri idi. Tezer Özlü de beni çeken kendimin de anlamlandıramadığı bir şey var. Noktalama işaretlerini bilerek yanlış kullanması, kendi hayatını anlatışı gerçekten edebiyatın gamlı prensesi.
Edip Cansever’i Tomris Uyar sayesinde tanıdım. Şu malum aşk hikayesi.. Bu kitabın her şiirine bir insan bıraktım. Ne güzel demiş:”Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle..”
Kitaba yeni yeni başladım ve kitap buram buram ırkçılık kokuyor. Beyaz-siyah ayrımı o kadar çok var ki. Aynı zamanda kadın erkek eşitsizliği gibi toplumun hassas olduğu konulara şimdiden değinmeye başladı bile.
Bu kitabı okumaya aylar önce karar vermiş olmama rağmen 1 hafta önce anca okuyabildiğimi pişmanlıkla belirtiyorum. Çünkü bu kitap çok önceden okunup bilinmesi gereken bir kitap. Romanın ismi zaten direkt olarak ilginizi çekiyor bilhassa filozoflara ilginiz varsa: Nietzsche Ağladığında.
Romanın en ilgi çekici yanı da karakterlerin -bazı yan karakterler hariç- çoğunun gerçekten gerçek hayatta yaşamış insanlar oluşu. Hikayemiz çok basit başlıyor -spoi vermeden anlatmaya çalışacağım- Bruer çok iyi tanı koyan ünlü bir doktordur lakin hayatında bazı problemler vardır. Karısıyla olan problemleri, ismi Bertha olan bir hastasına takıntılı oluşu, özgürlük problemleri ve daha fazlası. Kitapta Bruer’in kararsızlıklarını gördükçe kafamı duvarlara vurasım geldi. Bizim evimizin kızı Lou Salome -ki kendisine Lou diye hitap edilmesini sever ve size de ilk isminizle ifade eder- aşırı özgüvenli, o dönemin “kadın” profilini yıkmış, eğitimli ve Bruer’in anlatımıyla gerçekten tam anlamıyla özgür bir kadın. Lou’ya göre Nietzsche ümitsizlik hastalığında ve Alman felsefesinin başı belada! İşte her şey bundan sonra başlıyor. Kitapta beni şok eden şeylerden biri Nietzsche hastalığına tedavi ararken Bruer’in daha da hasta olması -ruhen-. Bruer o kadar aklı başında duruyordu ki kitabın başında bir baktım ki Bruer almış başını gidiyor. Ancak sevgili Nietzsche senin de Bruer’e yardım ayağına Lou problemini çözmeye çalışman. Cidden kitabı okurken sanki yaşadım hepsinin yanındaydım ve sonunda Nietzsche’nin en popüler kitaplarından biri olan Böyle Buyurdu Zerdüşt’ün temellleri de atıldı ohhh. Kesinlikle okumanızı öneriyorum