Merve Yalın

-SON-
“Amorfati; yazgını seç, yazgını sev.”
Reklam
Gitmek zordur; çok ilgilendiğimiz şeyleri bırakmak,devretmek, bütünüyle terk etmek, gerçekten ama gerçekten zordur.
Sayfa 309·Kitabı okudu
Alıntı
Ölümün geliyor olması, yaşamın değerli olmadığı anlamına gelmez.
Sayfa 216 - Ayrıntı yayınları
6/10
·120 syf.··
2020 34. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2020 20:58
Mine Söğüt benim kadın ruhunu, dışlanmışlıkları, ötekileştirilmeleri kaleminde sonuna kadar hissettiğim bir yazar. Nitekim bu kitabın bahçesi de böyle bir yerdi. Kitap içinde bir gergedan metaforuyla ele alınıyor. Öncelikle bu gergedanın açıklanamazlığını açmalıyım. Öykülerde gergedan bazen kafeste devlet malı zimmetli bir hayvan, kimi zaman (ve aslında çoğunlukla) hayali bir suret olarak deli,kaçık,başıbozuk karaktere görünür oluyor. Katakterlerimizin iyi saatte olsunlar anlarının yaşamlarıyla uyuştuğu bir anda görüyoruz, hissediyoruz gergedanı. Gergedan onlara yaşamlarına dair bir açıklanamazlık, kilitli kapı sunuyor. Gergedan huzursuzluğun, rahatsızlığın, bunaltının, tekdüzeliğin, mahkumiyetin, korkunun görünür görünmez ve açıklanır açıklanamaz bir sureti/ metaforu kitapta. Kişilerimizin gördüğü ya da hissettiği ama varlığından bir şekilde kesinlikle haberdar olduğu gergedan, kitaptaki simgesel değeriyle yeterince karanlık olsa da cevap da olabiliyor; bazen kilitli kapı da bir cevaptır çünkü, bir eminlik sağlamaktadır. Kitap dört bölümden oluşuyor. Biz her bölümde farklı temalarla bu gergedana ille rastlıyoruz. Kimi zaman basit dertleri olan, çocukları hastalıklı, karamsar bir evde. Kimi zaman yöneliminden dolayı tamamen dışlanan bir evlatla. Kimi zaman aklını yitirmiş, hatta deliliğin en azından dibini sıyırmış bir "ben Franz Kafka" adamıyla. Ortak teması aslında kenara itilmiş, toplumda iktidarla, patriyarkayla, kurallarla bastırılmış bu Mine Söğüt karakterlerinin birkaç temel noktası var; karakterler erkek dahi olsalar yoğun bi kadın ruhuyla ele alınmışlar, dışlandıkları, bastırıldıkları için üzerine toprak, toprak olmasa bile kum atılmış karakterler. Öykülerin genelce beni en etkileyen yanı çocuk cümlelerdi. Bu çocuk cümlelerden kastım basit, bakış açısının
GergedanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20193,483 okunma
Sıradan bir ev. Ne yoksul ne varlıklı. En tehlikelisinden. Orta sınıf. O yüzden bu evde hayaller yok, büyük korkular yok, cesaret sıfır. Vitrinlerde ne varsa olduğu gibi alınıp konmuş salona. Renkler iddiasız. Ev tertemiz. Tüller sakız gibi. Yerde bir gıdım toz göremezsiniz. Eve ayakkabılar ile girilmez. Herkesin terliği var. Büfenin içinde asla kullanılmayan kristal kadehler. Büfenin üzerinde aile fotoğrafları. Duvarda sesi sessizlikte beyne balyoz gibi inen bir saat.Perdeler sıkı sıkı kapalı ki dışarıdan içerisi görülmesin—baba öyle istiyor.
Sayfa 13·Kitabı okudu