Aşık değildim fakat olabilme ihtimalime çiçeklenmiştim. Birinin kalbiyle kutsanma
ihtimalime ya da. Ya da herhangi başka bir ihtimalin ihtimaline. Çiçeklenmiştim işte.
Sebepleri kurcalayarak, damarlarımda hızlanmış kanı laboratuvar testlerine tabii tutup
kurutarak işgüzarlık etmeyecektim. Belki bu kez korkmadan, kaçınmadan, kendimi
sakınacağım derken daha beter yaralanmadan; sırf dünyayı penceresinden izleyebilmek için,
nereye gittiği meçhul bir trene atlayıp gidebilirdim.
Geçmişimde, çocukluğumda kayda değer bir şey yoktu; ne aşk ne de başka bir şey. Bu yüzden benim söylediğim her şey gelecekle ilgiliydi. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hâlâ benim...