Selâhaddin, kendisine "kim" olduğunun sorulduğu her seferinde şu muhteşemn cevabı vermiştir:
"Ben Selâhaddin-i Muhammedi'yim!"
(Ben Hz.Muhammed'in ümmeti Selâhaddin'im!)
O'nun bu cevabı, ashabın seçkinlerinden Selmân-ı Farisi'nin (r.a), kendisini zor durumda birakmak için soyunu sopunu soranların huzurunda söylediği;
"Ben İslâmın oğlu Selmânım!" cevabına benzeyen çok anlamlı bir kimlik tanımlaması idi.
Dahası Selaman'ın bu cevabını çok beğenen Hz.Ömer de (r.a) şöyle demişti:
" Ben de İslam'ın oğlu Ömer'im ve İslam'ın oğlu Selman'nın kardeşiyim!"
Allah kendisinden razı olsun, Şeyh Ebu Hasan eş-Şâzeli hazretleri şöyle buyurmuşlar:
"Veliler, gelinler gibidirler. Kendilerini fâsıklara (günahkârlara) göstermezler...
Ebû Zerin bütün mücadelesi esasında, insanları bu dünya hayatının karmaşa ve telaşından kurtarma amacına yöneliktir. Bu yüzden olsa gerek, çarşı pazarda dolaşırken insanlanı etrafında toplayıp onlara "Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı". mealindeki Tekâsür suresinin ilk ayetlerini okumayı âdet edinmiştir. O, bu vurgularıyla insanların dünya malı için telaşa düşüp ahireti ihmal ettiğine dikkatleri çekmiş; yaptğı uyarılarla onları içine düştükleri uykudan uyandırmaya çalışmıştır.
" Bilmem dikkatinizi çekiyor mu; etik kelimesi günlük dilden (yazı ve konuşma) ahlâk kelimesini neredeyse kovdu, çıkardı. Neden acaba? ......
..... Ülkedeki yabancı dil hayranlık ve hakimiyeti; sözü etkili kılmak için cümle aralarına serbiştirilen yabancı kelime düşkünlüğü bunu tetiklemiş olabilir...
.... İkinci sebep ve bence asıl sebep ahlâkın din çağrışımlı olmasındandır. Konuşanlar ve yazanlar nedense bundan uzak duruyor, güya nötr bir söylemi tercih ediyorlar.
Öyle ya ahlâk denilince (bilhassa ülkemizde) Allah, peygamber, cennet-cehennem pesi sıra gelecektir.
Etik, bir hamlede bunları saf dışı ediyor ve aslında daha da önemlisi pek de anlaşılmadan muğlak bir ifade getirerek işi yumuşatıyor. O kadar yumuşatıyor ve hatta eğip-büküyor ki; bazı Türkçe fuka- raları "şık" mânasına dahi kullanıyorlar. Misal: "Başkanın yerinden kalkıp olaya müdahalesi hiç etik olmadı."