İnsancıklar, Rus Edebiyatı denince akla gelen yazar Dostoyevski'nin yirmi dört yaşındayken yazdığı ilk eseri.
Orijinal adı olan Бедные Люди (bedniye lyudi)'nin anlamı "zavallı, yoksul insanlar" olan bu kitapta, o dönemin Rusya'sı bize iki kişinin mektupları aracılığı ile sunulmuş.
Kitapta, karakterlerin ve halkın yaşadıkları ile hem "yoksulluğu", hem de her mektubunda kendini küçümseyen, insanların kendini ezik gördüğüne inanarak sürekli kendini ezen Makar Devuşkin karakteri ile de "zavallılığı" görüyoruz.
Makar Devuşkin, kıt kanaat geçindiği maaşıyla, kendinden farklı durumda olmayan sevdiği mektup aradaşı Varvara'ya hediyeler gönderen, samimi ve hassas bir insan.
Kendisi hakkındaki düşüncelerini ve Varvara'nın kendi üzerindeki etkisini şu sözleriyle görebiliyoruz;
"Onlar, bana zalimlik edenler, çehremin bile uygunsuz olduğunu söylüyorlardı ve hor görüyorlardı beni, kendi kendimi hor görür olmuştum; kütük gibi olduğumu söylüyorlardı, ben de gerçekten kütüğüm ben diye düşünüyordum, ama siz karşıma çıkınca, siz karanlık hayatımı aydınlattınız, kalbimi ve ruhumu aydınlattınız ve ben ruhsal huzur bularak diğerlerinden daha kötü olmadığımı anladım; beli parıltı yok, ışıltı yok, renk yok, ama yine de insanım, kalbiyle ve düşünceleriyle bir insanım ben."
Ayrıca Makar'ın bu sefil hayattan kurtulmak isteyen gururlu bir yanı da mevcut;
"Talihsizliğimin acımasız günlerinde size, yoksulluğunuza ve kendime, kendi ezikliğime ve yeteneksizliğime bakarken, ruhsal utançtan ölüp ölüp dirilirdim, buna rağmen, size yemin ederim, benim için değerli olan şey yüz ruble değil, Majesteleri'nin bizzat kendisinin bir saman tanesinin, bir sarhoşun, benim gibi değersiz birinin elini sıkması oldu!"
Ancak kitapta, karakterdeki bu son derece derin değersizlik duygusunun hangi sebeplerden