Meryem

Meryem

, şu anda okuyor
%59 (152/256 syf.)
Kolektif
9.1/10 · 319 okunma
Reklam
Hayır, Behçet bey ne bir sanat meraklısı, ne de koleksiyoncu idi. O, sadece, şairdi. Onun için orijinal, hattâ nadir eşanın büyük bir mânası yoktu. Güzel inhinalı, yumuşak çizgiler, girift ve ince halezonlar birbirini kovalasın, iyi kabartılmış şekiller bu çizgi arabeskinin arasında birbirleriyle kucaklaşsın ve renkler gözlerinin önünde o sıcak ve sarhoş rakıslarını yapsınlar, onu oldukları yerden alsınlar, kendi yaşanmamış hayatından başka yere, ya eskiye yahut uzağa götürsünler... Bu elverirdi. Onun bütün bu eşyadan istediği şey, hulyasına bir çerçeve olmaları, ona br firar kapısı açmalarıydı.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
İnsanın kalbi ne naçiz bir çocuk oyuncağı ve aynı zamanda ne müthiş bir uçurumdur. Bazan bir büyük keder içinde dünyanın hiçbir saadeti, hiçbir zevki, hiçbir neşvesi bizi teselliye kadir değildir; bazan yine aynı derecede bir keder içinde bir hiç, bir söz, bir bakış, bir hareket, bir tebessüm kurtulmamıza değilse bile sabır ve tahammülümüze medar olabilir(yarayabilir).
Sayfa 172·Kitabı okudu
İnsanın alınyazısı çocukluğundan yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bundandır.