Milyonlarca insan arasında karşılaştığım , Ama hiç tanımamamış olmayı istediğim insanlar var .. Tabi bunların arasında daha önce keşke karşılaşsaydım dediğim çok nadir insanlarda ...
Asıl mesafe aramızdaki yollar, şehirler ya da dokunamadığımız tenler değilmiş. Asıl mesafe; benim seni bavullara sığdıramayacak kadar büyük bir aşkla içimde yaşatırken, senin beni çoktan unutulmuş bir cümlenin noktası yapmanmış. ​Görüyor musun? Bir aşk daha yarım kaldı demiyorum artık. Çünkü anladım ki; hikaye hiçbir zaman yarım kalmadı. Hikaye zaten sadece bende başladı, bende yaşandı ve yine bende bitti. Seyircisi bizzat yazarı olan bir oyunun perdesini kapatıyorum şimdi. ​Hoşça kal; içimde yarattığım, uzaktan sevmelere bile kıyamadığım o en güzel yenilgim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gönlüm zarif oldukça hayatın ağırlığını daha derinden hissediyorum. İnsanların dudaklarından dökülen bir söz, gözlerinde bir anlığına beliren gölge, bir bakışın sıcaklığı ya da soğukluğu ruhumda uzun süre yankılanıyor. Çünkü ben insanları yalnızca oldukları yerden değil, taşıdıkları sessizliklerden de dinliyorum. Görünmeyen yaraları, saklanan hüzünleri ve söylenmemiş hikayeleri fark ettikçe, dünyaya karşı kayıtsız kalmak benim için imkansızlaşıyor. Bu hassasiyet beni merhamete, anlayışa ve inceliğe yaklaştırıyor, aynı zamanda hayatın sert yüzünü de daha çıplak hissetmeme neden oluyor. Çünkü hoyratlık çoğu zaman insanın kendine ördüğü kalın duvarların ardında büyür. Ben ise ne kadar yaralansam da içimde duvarlar yükseltemiyorum. İnsanlara mesafe koydukça değil, onlara yaklaştıkça kendim olabiliyorum. Bu yüzden hem yakınlığın sıcaklığını arıyor hem de o yakınlığın kaçınılmaz hayal kırıklıklarını omuzlarımda taşıyorum. Değer verdiğim her şey, aynı zamanda beni incitebilme gücüne sahip oluyor. Sevdiğim insanlar, inandığım bağlar, korumaya çalıştığım güzellikler... Hepsi kalbimde derin izler bırakıyor. Fakat zamanla anladım ki kırılmak, her zaman güçsüzlük değildir. Bazen kırılmak, hâlâ hissedebildiğinin; hâlâ sevgiye, umuda ve insana açık kalabildiğinin bir kanıtıdır. Benim kırılgan oluşum bir eksiklik değil insan kalabilmenin bedelidir. Ve eğer bu bedel bazen yara almaksa o yaraların içinde bile sevgiyi, anlamı ve insan olmanın kıymetini aramaya devam edeceğim. Çünkü ruhun en derin asaleti, incinmeyi göze alarak insan kalabilmesinde saklıdır.
Yine en iyi bildiğimi yapıyorum erteliyorum. Buna tembellik diyorlar, umursamazlık zannediyorlar, sorumsuzluk diye söyleniyorlar. Ama aslında ben en çok kaygılandığım için erteliyorum. Ya başaramazsam diye erteliyorum. Başarabilceğime inandığım zamanı beklemek için kendimi oyalıyorum. Ya yeterince iyi olmazsa diye erteliyorum. Yetersizlikle yüzleşmekten köşe bucak kaçıyorum. Mükemmel olsun istediğim için erteliyorum. Çünkü kusurlu bir başlangıç yapmaktansa hiç başlamamak daha güvenli geliyor. Bazen yorulduğum için erteliyorum. Hep onu düşünmek daha başlamadan beni tüketiyor. Bazen nereden başlayacağımı bilmediğim için erteliyorum. Zihnimde tamamlasam da başlangıca ikna olamıyorum. Bazen de içimde bir ses zaten olmayacak dediği için erteliyorum. Bir öğrenilmiş çaresizliği tekrar ediyorum. Aslında yapacağım şey değil o şeyin uyandırdığı duyguyu erteliyorum. Kaygıyı erteliyorum. Dağılan ve toparlayamadığım duygumu erteliyorum. Yetersizlik hissini, yanılma ihtimalini, ödeyeceğim bedelleri, alamayacağıma inandığım ödülleri, beğenmeyecek gözleri erteliyorum. Tüm bunların hatırlatacağı anıları hatırlıyorum. Ne kadar ertelersem o kadar kaçıyorum. Ne kadar kaçarsan kaygılandıklarıma o kadar yakalanıyorum. Erteledikçe içimde büyüyor, gözümde büyüyor, aklımda büyüyor korkumda büyüyor her şey. Erteledigim her şey çığ oluyor taşıyamıyorum. Ertelediğim her şey mesafe oluyor kendimden uzaklaşıyorum. Benim derdim de, çözümüm de kaygımda saklı. Ertelememem gereken ilk şeyi destek alıp bu kaygıyı anlamak. Bana ertelettiklerinin ardında bu kaygıyı anlamak. Bana ertelettiklerinin ardında neyle yüzleşmekten kaçındığımı anlamlandırmak. | Gökhan ÇınarGökhan Çınar
Psikoloji
Kalıcı olan duruştur. Şükür ALLAH'A edilir. Boyun ALLAH'A bükülür. Kula ise mesafe konur. Çünkü kul fanidir. ALLAH bakidir.
Hayata Dair
Mesafeler gönülden yürümekle bitmiyor....
Müzik