Bu zaman namussuz zamanı. Kimse doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar. Gazetelerde okumuşsundur belki; şu işe, şu işe müsabaka imtihanıyla memur alınacak deniyor. Bu imtihan dedikleri ne? Namusuzluk imtihanı. Namusu düşük olan seçilip imtihanı kazanıyor. Alçaklıkta üstün olan terfi edip en baş yere geçiyor.
Kim karşılıyor bizim ihtiyaçlarımızı? Çiftçi değil mi? Çiftçi beyler. Toprağın o bereketli saban izlerine gayretli bir el ile tohum saçarak buğdayı yetiştiriyor; o buğdayda , gayet hünerli cihazlar sayesinde öğütülüp toz haline getiriliyor ve değirmenden un adıyla çıkıyor...
Sayfa 156 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Fakirsiniz, yayınevinden avans alıp ufak tefek borçlarınızı ödedikten sonra gerisiyle altı ay kuru çaya kalıyorsunuz. Tavan arasında titreye titreye romanınızın çıkmasını bekliyorsunuz doğru değilmi?
- Böylede olsa bu...
- Hırsızlık etmekten, kavuk sallamaktan, rüşvet alıp entrika çevirmekten ve başka şeylerden daha şereflidir.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür yayınları·Kitabı okudu