Aşk meşk mevzularının bu denli karmaşık olmasından acayip sıkıldım. Kültürüyle, sanatıyla, edebiyatıyla kolay olmayacağına öyle inandırılmışız ki, nerede bir sorun Yumağıyla karşılaşsak onu aşk sanıyoruz.
Büyüklerden biri bir gün etrafındakilerden huzursuz olup, "siz bu yolun yükünü çekemezsiniz! Bu yol gayet incedir ve kendi muradından geçip başkasının muradını benimseme işidir!" buyuruyorlar... Kendi muradından geçip başkasının muradını benimseme işi; işte hayatım... Aşk olmadan meşk olmaz; işte çilem!..
'kendini Kütahya'ya adamış bir adam. şöhretten bucak bucak kaçan güçlü bir yağlıboya ressamı, merhum A. Süheyl Ünver'den el almış bir nakkaş ve müzehhip, Halil Dikmen'den meşk etmiş bir neyzen ve nihayet tek başına büyük işler başarmış, hakiki bir çevre korumacı.'
Kavuşunca meşk, kavuşamayınca aşk olduğunu söylerler. Sevgisini kalbinde taşıdığı sürece herkes ona kavuşmuş demektir bana göre. Bu nedenle, sevmenin meşkten olduğunu düşünürüm.
Aşk meşk mevzularının bu denli karmaşık olmasından acayip sıkıldım. Kültürüyle, sanatıyla, edebiyatıyla kolay olmayacağına öyle inandırılmışız ki, nerede bir sorun yumağıyla karşılaşsak onu aşk sanıyoruz. Zorluklar, mücadeleler, açmazlar, olmazlar, Leylalar, Mecnunlar, kavgalar, krizler derken saçma sapan döngülerin içine çekiliyoruz. Halbuki bir şey olacaksa kolayca olur, yağ gibi akar gider zaten. Aksini söyleyenlere inanma, düpedüz kandırılıyoruz Osman.