Mesut Şahin

Mesut Şahin
@messah19
Mimarlık-Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlş.
Üniversite
Malatya
5 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Mesut Şahin

, bir kitap okudu
8/10
·451 syf.·
47 günde okudu
·
2025 159. kitabı
Ahmet Arslan
8.9/10 · 112 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşamak
“Yaşamak…” dedi Asya, dışarıya bakarak. “Aslında düşündüğümüzden çok daha basit ve çok daha karmaşık bir şey.” Melih ona doğru bir adım yaklaştı. “Ne demek istiyorsun?” diye sordu, merakla. “Yaşamak… İnsanlar bunu farklı tanımlıyor. Senin için yaşamak ne anlama geliyor?” Asya, bakışlarını Melih’e çevirdi. Gözlerinde kararlı, yumuşak bir ışıltı vardı. “Herkes, hayatta bir şeyler arıyor” dedi. “Bazıları mutluluk, bazıları başarı, bazıları da anlam… Ama çoğu zaman unuttukları bir şey var.” Kaşlarını çatmış dikkatle dinleyen Melih “Nedir o?” diye sordu sabırsızca. “Asıl mesele…” diye devam etti Asya “Hayatın içinde anlam aramak değil. Hayatın kendisinin bir anlam olduğunu fark etmek”. Melih, “Yani… Ne demek istiyorsun? Herkesin bir amacı olmalı değil mi? Bir şeylere ulaşmaya çalışıyoruz… Bir hedefimiz olmalı…”, dedi. Asya gülümsedi. “Tabii ki hedefler önemli” dedi. “Ama insanlar genellikle bir yerlere ulaşmak için yaşar. Yarın, bir yıl ya da on yıl sonrasına odaklanırlar. Ve farkında bile olmadan bugünü yaşamayı unutur, kaybederler. Yaşam, gelecekte değil, şu anda.”
Arkeopera·Kitabı okudu
Zamanın Yazgısı -Sıradışı Bir Roman
Zamanın Yazgısı Mesut Şahin mesutsahin.tr 1995 yılında görülen iki derin rüya… Biri geçmişe, diğeri geleceğe açılan bir kapı. Biri çocuklukla yüzleşme, diğeri yıllar sonra karşılaşılacak benlikle sessiz bir buluşma… İşte Zamanın Yazgısı romanı, bu iki rüyanın yankısıyla doğdu.
Sofi’nin Dünyası ve Düşüncenin Kapıları
10/10
·592 syf.··
2025 34. kitabı
Sahafların tozlu raflarını karıştırırken, elimde bir kitap buldum: Sofi’nin Dünyası. Jostein Gaarder’in kaleme aldığı bu eserin ilk bakışta heybetli ve ağırbaşlı duruşu, beni biraz çekingen ama bir o kadar da meraklı bir ruh haliyle içine çekti. Tavsiyelerin de etkisiyle kitabı satın aldım ve okumaya başladım. İlk sayfalar, sade bir hikâye tadındaydı; karakterler, olay örgüsü derken, kendimi bir romanın akıcılığına kaptırmıştım. Ancak kısa süre sonra satırların arasından filozofların adımları duyulmaya başlandı. Felsefe tarihi, düşünce akımları ve filozofların yaşamları… Tüm bunlar, hikâyenin içine ustalıkla işlenmiş bir yapıdaydı. Kitap, ara sıra hikâyeye dönüyor, ardından bir filozofun fikir dünyasına geçiş yapıyordu. Bu geçişler, önce bir anlamda bir köprü gibi görünüyordu; hikâyedeki karakterlerin yaşamlarıyla anlatılan düşüncelerin arasında bağlar kuruluyor, her şey anlamlı bir bütün oluşturuyordu. Roman okuyordum, evet; ama aynı zamanda felsefenin geniş ufuklarında dolaşıyordum. Kitabın yarısına kadar bu düzen böyle sürdü. Her şey derli topluydu, ta ki her şeyin değiştiği o an gelene kadar. Birden bire hikaye bambaşka bir yola saptı. Roman ve felsefe tarihi birbirine karıştı; gerçek ile kurgu, hayat ile hayal, birbiri içine geçti. Sayfalar ilerledikçe, kitap adeta kendini bükmeye başladı. Şimdi felsefi akımlar, yalnızca kelimelerle değil, olayların içinde yaşıyordu. Sanki kitap bir anlatıcı değil, bir yaratıcı olmuştu; düşünceler artık sadece anlatılmıyor, hissediliyor, yaşanıyordu. Kitabı bitirdiğimde bir süre kendime gelemedim. Öylece oturdum ve düşündüm. Ama bu, gündelik hayatta zihinden geçen düşüncelere benzemiyordu. Bu kez düşünceler daha derin, daha yoğun, daha sorgulayıcıydı. Düşünmek…İnsan olmanın temelidir, öyle değil mi? Ama o an anladım ki, düşünmek
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma