“Ölümsüz tanrılar sayesinde halk ağzında ahmak, aptal ,mankafa ve salak olarak -gerçekten hayal ettiğim gibi en güzel lakaplarla- adlandırdıkları şu insan sınıfından daha mutlu bir sınıf var mıdır? Durumun ilk bakışta aptalca belkide saçma ama yine de fazlasıyla tek gerçek olduğunu söyleyeyim. Öncelikle ölüm korkusundan uzaktırlar, lupiter adına, yani az buz olmayan bir kötülükten. Vicdan azabından uzaktırlar. Hayaletler ve gölgelerle korkutulmazlar, günahlardan hesaba çekilme korkusuyla azap içinde olmazlar; gelecek olan mülkün umuduyla böbürlenmezler, özetle bu hayatın düşkün olduğu bin dertle azap çekmezler. Utanmazlar, korkmazlar, yaltaklanmazlar, kıskanmazlar, sevmezler. Ve sonra eğer hantal hayvanların akılsızlığına biraz daha yaklaşırlarsa din otoritelerine göre günah bile işlemezler. Şimdi bu noktada hatırım içim düşünmeni isterim ey aptal mı aptal bilge, her yandan ruhunu saran kuruntularla günler ve geceler boyunca ne kadar işgence gördüğünü. Hayatının büyük sıkıntılardan bir yığın yapsan, aptallarımı ne kadar çok kötülükten alıkoyduğumu sonunda anlarsın…”