Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
Adını Sherlock Holmes’ün evi “221 Baker Street” ten alan 221B, salt edebiyat değil, “polisiye” kültürünün farklı kulvarlarına değinen, araştıran, sorgulayan bir kültür dergisi. İki aylık periyodlarla yayın hayatına devam ediyor. Dergi dizi/film eleştirilerinden çizgi romana, edebiyattan akademik araştırmalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Derginin bu üçüncü sayısında dosya konusu olarak “Dünya Polisiyeleri” belirlendiği ve bilinmeyen ya da az bilinen polisiyeleri ortaya çıkarmaya çalışıldığı görülüyor. Bunu yaparken Nordik, Yunanistan, Güney Amerika, Uzakdoğu, Arapça edebiyat gibi ülkemizde fazla tanınmayan, takip edilmesi gereken polisiyeleri ön planda tutuluyor. Ayrıca Fransa, İngiltere ve ABD polisiyelerine dair yeni isimleri de keşfe çıkıyor. Gerek sosyoekonomik gerekse de politik olarak polisiyenin, ülkelere göre nasıl şekillendiği, ilerlediği ya da gerilediğine; sebeplerine, polisiyenin ülkeleri tanıma kılavuzu olarak nasıl da yön gösterici olduğuna bu sayıda tanık oluyoruz. Derginin bu sayısında aşağıdaki konular ve yazılar bulunuyor. KURT WALLLANDER- Fulya TURHAN NASIL BİR POLİSİYE? - Sevin OKYAY SERT ERKEK SERT KADIN- Celil OKER SERİ KATİLLER VE ÇİZGİ ROMAN MÜREKKEBİN KARANLIKLA İMTİHANI- Yigilante KOCAGÖZ YERLİLEŞEN MIKE HAMMER- Gülce BAŞER DEDEKTİF ERLENDUR’UN İZLANDA’SI- Ceyhan USANMAZ AMERİKA’DA EDGAR ZAMANI! - Leslie S. KLINGER METRONOM- Cenk ÇALIŞIR EDİNBURGH’TA BİR HAYALET- Elçin POYR AZLAR ÇAPEK’İN PARMAK İZLERİ -Yankı ENKİ BU DÜNYADAN VÂ-NÛ GEÇTİ- Oğuz EREN BOZKIR- Yazan: Levent Cantek - Çizen: Murat Başol YAŞAM BİÇİMİ OLARAK CİNAYET - Suat DUMAN ÜLKELER İÇİN POLİSİYE İPUÇLARI- Özgür ŞEN GÜNEY AMERİKA’NIN POLİSİYESİ SİYASİDİR - A. Ömer TÜRKEŞ ARAP POLİSİYELERİ: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK (Mİ?) - Marcia Lynx QUALEY İSKANDİNAV POLİSİYESİ AVRUPA VE
221B Dergisi - Sayı 3 (Mayıs - Haziran 2016)221B Dergisi · Mylos Kitap · 201645 okunma
Puan vermedi
Eser, 1908-1916 tarihi taşıyan 26 mektuptan oluşuyor. Proust uzmanı Jean-Jves Tadié'nin yazarın mektuplarını özümseyen sunuş ve değerlendirmesiyle başlıyor kitap. İçerikteki el yazmaları kitabın yarısına denk gelse de, 'kayıp zamanın izinde sonrası' okunabilecek güzel mektup seçkilerinden biri. Kayıp Zaman'daki Marcel gibi, sıradan bir konudan duyulan rahatsızlığın belirtilerek, benzetme ve atıflarla mektupların zenginleştiğini görebiliyoruz. Uyku ve çalışma saatleri sırasında Proust'a işkence eden gürültüden, üst kattaki tadilattan duyulan ses, Madame Williams'a dolambaçlı cümlelerle geri dönüyor; doğrudan şikayetin belirtilmemesi gibi bir durum var, hatta şikayet bile olduğu söylenemez. mukaddime, övgü dolu sözler, benzetmeler, nükteler ve son olarak yinelenen hastalığın yazamayacak duruma getirdiğini bildiren bir kibarlıkla sonlanıyor mektuplar. karşı tarafa atılan birer 'zarf' var ama 26 kere anlaşılmayan zarf söz konusu. Üst kat komşusuna mektup göndermek Proust'a özgü bir sanatsallık olmalı, edebiyattan, tarihten, sanattan bahsetmenin vesilesiymiş gibi. Bir insana değil de, sadece bir kulağa anlatma gereksiniminin kimi zaman gerekli olabileceği gibi. Mektuplar ve notlar uzak geçmişin birer iletişim araçlarıydı. Şimdi o seslerle rahatsız olup telefona sarılmak yerine atletle üst kata çıkıp "çocuk uyuyor lütfen biraz sessiz olabilir misiniz?" yalanını söylemeyen de o gürültüye maruz kalmalı... Daimi bir gürültü karşısında duyarsızlaşabilmek -ki bu tv karşısında, kafede, bir meydanda- büyük kazanımlardan biri. Ancak yer bir hane olunca o sesin bir metronom gibi, duraksanmadan hipnotize edici olması gerekiyor. bunun dışında örtük olması amacıyla ara sıra açılan müzik sesinden de rahatsız olmam, bi bilinen vardır. İsim Proust olunca hangi konuda yazmış olması önemli
Anı-Mektup-Günlük
Üst Kat Komşusuna MektuplarMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2016528 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·157 syf.··
2023 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 20:09
An itibariyle ülkemizde teknik direktör olarak Fatih Karagümrük takımının başında bulunan, oynadığı takımlarda ve onu izleyenlerin ithaf ettiği lakaplarla (Maestro, mimar, metronom, başbakan, profesör ve mozart) anılan, İtalyan futbolunun efsanelerinden Andrea Pirlo'nun yazarlığını Alessandro Alciato ile birlikte yaptıkları biyografi kitabı. Kitap toplam 21 bölümden oluşmakta ve her bölümün konusu Pirlo'nun yaşantısına ve futboluna dair ilginç bilgiler içermekte. Kitabın 21 bölüm olmasının sebebini bazı batıl inançlara bağlayan pirlo, kitabın sonunda konuyu şöyle açıklıyor: “Babam da 21’inde doğmuştu. Aynı zamanda Serie A’da ilk maçıma çıktığım ve evlendiğim gün de ayın 21’i. Bu sayı bana şans getiriyor, o yüzden bu kitap yirminci bölümde bitmeli. Bence farklı hikâyeler ve deneyimlerle doldurulmayı bekleyen boş sayfalardan oluşan bir kitap daha var.” İtalyan ekipleri ile yaşadığı maceralardan başlayan hikayeleri, fatih terim, pep guardiola mircea Lucescu, flippo inzaghi, gattuso ve daha birçok isme dair anıları ve hikâyelere biyografi kitabında detaylıca yer veren pirlo, özellikle fatih terim hakkında söyledikleri ile kitabı için türk futbol severlerinin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Bana göre kitabın en etkileyici kısmı olan, ve trajik bir sona ev sahipliği yapan 2005 şampiyonlar ligi finali hakkında anlattıkları. İstanbul Atatürk olimpiyat stadında oynanan 2005 şampiyonlar ligi finalinde, Liverpool'un 3-0 geriden gelerek önce durumu 3-3'e getirmesi ve ardından penaltılar sonucu Milan'ı mağlup ederek tarihin en iyi finalini kazanmasının yanı sıra, Milan takımında bulunan pirlo, olaya kaybeden gözüyle bakmamıza sahip olmamızı sağlıyor. Her daim kendisine has tavırları ve üslubuyla yeşil sahaların dikkat çekici isimlerinden olmayı başarmış olan pirlo, kitabına
Deneme, İnceleme
Düşünüyorum, Öyleyse OynarımAndrea Pirlo · Pegasus Yayınları · 2017140 okunma
2/10
Bu kitabı elimde hızlı okuma ve anlama teknikleriyle ilgili kaynak olması için almıştım. Ama içeriği biraz yavan geldi. Bilgiler, egzersizler biraz toplama gibi. Bu alanda yazılan çoğu kitap tahminimce bu şekilde oluşturulmuştur ama daha düzenli ve planlı hazırlanabilirdi, ayrıca daha büyük ebatlarda da basılabilirdi. Kitapları yazan kişiler bunların kursunu da verdiği için kitaplarını da buna göre hazırlıyor ama kitaplar bence yetersiz kalıyor. Örneğin egzersizler için sayfa boyutları yetersiz daha geniş alanlarda çalışmak gerekiyor yine bazı egzersizler için metronom sesini siz açmanız gerekiyor. Birde kitapta egzersizler için belli bir plan oluşturulmamış farklı başlıklar altında parçalara bölünmüş. Bu da okuyu için karmaşaya neden olabilir, neyi, ne zaman, ne kadar yapacam gibi. Hızlı okuma çalışmaları sürekli tekrar istediği için planı alıştırmalara göre artık okuyucu oluşturucak. Hızlı okuma ve anlama için yapılması gereken en güzel şey iyi bir hocadan kursunu almak. Bu alanda en faydalı olacak kaynak ise youtubeda "Hale Hoca"nın videoları, kesinlikle bir bakın derim.
Anlayarak Hızlı Okuma TeknikleriAhmet Akay Azak · Gülhane Yayınları · 201464 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 21:36
Madem okumayı bu kadar çok seviyorum biraz da okuma üzerine kendimi test edeyim, bilgilerimi arttırayım diye seneler önce bu kitabı aldım, kenarda öylece durdu nasip bugüneymiş. Yazarla ilk tanışma kitabım olma özelliği onu bu kadar bekletmeme neden olan şey olabilir çünkü ilk tanışma kitaplarına biraz ön yargılı yaklaşırım. Fakat itiraf etmeliyim ki bu kitabın bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. İçerisinde neden hızlı okumaya ihtiyaç duyduğumuzdan tutun da, hızlı okumanın tarihçesine, hızlı okuma egzersizlerine, metronom ve takitoskop adlı aletlerin kullanılış amaçlarına, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin okuma verilerine( ki bu kısımda halimize biraz acıyacaksınız) okuma ve kitaplar üzerine anketlere dair birçok şey var. Önce kendinizi test ediyorsunuz sonra da nasıl daha iyi anlayarak ve hızlı okuyabilirim diye egzersizleri yapmaya başlıyorsunuz. Başta saçma geliyor yapmak ama yavaş yavaş siz de alışıyorsunuz. Bence bu egzersizleri ara ara da yapmak gerekiyor yoksa iyi okuyucuyum diye ortalarda dolanmanın bir anlamı yokmuş bunu fark ettim :) Şu anketlerde bir iki puan daha almayı başarabilseydim yavaş yavaş yazmaya başlamaya hak kazanacaktım ama olmadı demek ki daha çok okumalıymışım, demek ki yazmak için daha erkenmiş :) Yazarın alanında başka kitapları da mevcut, beni etkilemeyi başardığı için onlara da göz atmak istiyorum. Her zaman söylerim, alıp kenara attığınız, kıyıda köşede unuttuğunuz kitaplara şans verin... Ne söylemiyor muymuşum? Söylemediysem, şimdi söyledim işte. Keyifle okuyun, hızlı okuyun, anlayarak okuyun ! :))
Anlayarak Hızlı Okuma Teknikleri ve Okuma PsikolojisiMurat Tunalı · Yediveren Yayınları · 2018419 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2020 36. kitabı
Eser, 1908-1916 tarihi taşıyan 26 mektuptan oluşuyor. Proust uzmanı Jean-Jves Tadié'nin yazarın mektuplarını özümseyen sunuş ve değerlendirmesiyle başlıyor kitap. İçerikteki el yazmaları kitabın yarısına denk gelse de, 'kayıp zamanın izinde sonrası' okunabilecek güzel mektup seçkilerinden biri. Kayıp Zaman'daki Marcel gibi, sıradan bir konudan duyulan rahatsızlığın belirtilerek, benzetme ve atıflarla mektupların zenginleştiğini görebiliyoruz. Uyku ve çalışma saatleri sırasında Proust'a işkence eden gürültüden, üst kattaki tadilattan duyulan ses, Madame Williams'a dolambaçlı cümlelerle geri dönüyor; doğrudan şikayetin belirtilmemesi gibi bir durum var, hatta şikayet bile olduğu söylenemez. mukaddime, övgü dolu sözler, benzetmeler, nükteler ve son olarak yinelenen hastalığın yazamayacak duruma getirdiğini bildiren bir kibarlıkla sonlanıyor mektuplar. karşı tarafa atılan birer 'zarf' var ama 26 kere anlaşılmayan zarf söz konusu. Üst kat komşusuna mektup göndermek Proust'a özgü bir sanatsallık olmalı, edebiyattan, tarihten, sanattan bahsetmenin vesilesiymiş gibi. Bir insana değil de, sadece bir kulağa anlatma gereksiniminin kimi zaman gerekli olabileceği gibi. Mektuplar ve notlar uzak geçmişin birer iletişim araçlarıydı. Şimdi o seslerle rahatsız olup telefona sarılmak yerine atletle üst kata çıkıp "çocuk uyuyor lütfen biraz sessiz olabilir misiniz?" yalanını söylemeyen de o gürültüye maruz kalmalı... Daimi bir gürültü karşısında duyarsızlaşabilmek -ki bu tv karşısında, kafede, bir meydanda- büyük kazanımlardan biri. Ancak yer bir hane olunca o sesin bir metronom gibi, duraksanmadan hipnotize edici olması gerekiyor. bunun dışında örtük olması amacıyla ara sıra açılan müzik sesinden de rahatsız olmam, bi bilinen vardır. İsim Proust olunca hangi konuda yazmış olması önemli
Üst Kat Komşusuna MektuplarMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2016528 okunma