Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuz iki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe, yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.
Nira kendisine teşekkür ediyordu.” Benden sonra milyonlarca kadın cinayete kurban gitti. Ben bir tas sudan, Zeynep üç kuruşluk taksi ücreti nedeniyle öldürüldük. Arada ölen kadınlar da sudan sebepler veya üç beş kuruş yüzünden ölüp gittiler. Ne zaman doyacak bu erkek milletinin gözü, ne zaman adamlıktan insanlığa geçeceksiniz?
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta butün insanlara dağılmıştı, çünkü o benim için bütün insanlıgin timsaliydi.
Yaprak gibidir insan soyu.
Bir yandan rüzgar bakarsın döker yere,
Bir yandan bakarsın Bahar gelir,
Yenilerini yetiştirir, yeşertir orman,
Böylece soyların biri göçer, biri doğar.
Sayfa 124 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu