Melankolik de değildim, kalender de...
Puan vermedi·264 syf.··
2026 13. kitabı
Alanında uzman psikoloğun grup terapisi altında sorun yaşadığı, hayat gidişatını en çok etkileyen insanları bir araya toplayarak onları anlamaya çalışmasını konu almaktadır. Bir nevi hesaplaşmadır. Esra Ezmeci ile ilk tanışmamız. Dili sade, akışı iyi bir kitap sizi bekliyor. Sizi yormuyor ya da acabalarla doldurmuyor. Kitapta güncel psikolojik bozukluklar hakkında sade anlaşılır bir şekilde bilgi vermesi ise oldukça iyiydi. Fakat bazen gereksiz ayrıntılara oldukça fazla deginmesi ise rahatsız ediciydi. Kitabı okurken; "Evet dedim benim de zihnimle halletsem kalbimi halledemediğim, kalbimle halletsem zihnim de halledemediğim birçok sıkıntım var. Acaba dedim ben de şimdiye kadar hayatıma olumsuz iz bırakan herkesi bir masa etrafında toplayıp hesap sorabilir miyim? Meselelerin niye böyle olduğunu anlamaya çalışabilir miyim? Bunu yaparsam zihnimde dans eden her şey yerli yerine oturur mu? Herkesi kendi gerekçeleri ile kendi doğruları ile kabul edip anlayabilir miyim? En önemlisi ise buna cesaretim var mı? " "Bugünlerde daha iyi anlıyorum ki, insanları güçlü kılan en temel şey inançmış. Yaratana, kadere, aileye, dostuna, evladına, geçmişine veya geleceğine... Bir şeylere şüphesiz güvenmek, bireyde içsel bir güç oluşturuyormuş. Bir gün, en hazırlıksız anımda elime tutuşturdular hayatı. Ne yanında bir kullanma kılavuzu vardı, ne de yanımda bir yoldaş. İçime de bir fidan ekmemişlerdi ki, o serpilip ağaç olsun da onun dallarına tutunayım. Doğduğum gün değil ama işte o an koymuşlardı caminin avlusuna. Acımadan ve arkalarına bakmadan uzaklaşmışlardı cüzzamlı birinden kaçar gibi. Benim yaşamış olduğum hayatın ne bilindik hadiseleri vardı, ne de uçlarda karmaşa içindeydi. İkisinin ortasıydı galiba. Bir yandan varlığıma her gün şükrederken diğer yandan da yok olmam için dua
Süt LekesiEsra Ezmeci · Destek Yayınları · 20204,293 okunma
Baharı bekleyen Bandini’nin kır çiçekleri açtı
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 20:20
Bazen bir kitabın içine girmek için onu bir arkadaştan duymak gerekir. Benim Arturo Bandini yolculuğum tam da böyle başladı. Bir arkadaşıma attığım ses kaydıyla ona sesimin kötü olduğunu, alerjim yüzünden baharı beklediğimi söylemiştim. O da gülerek, "Baharı Bekle, Bandini" diye bir kitap okuduğunu, benim de baharı beklemem gerektiğini söyledi ve birlikte güldük. İşin aslı, o kitabı okumak hiç aklımda yoktu; taa ki Toza Sor kitabının bu seriye ait olduğunu öğreninceye kadar. Meğer ben Arturo Bandini ile çoktan tanışmış, Los Angeles sokaklarında onunla çoktan yürümüşüm. Seriye tozun tam içinden girip kışın kalbinden dönmek, adeta bir zaman yolculuğu gibiydi. Kitabı okurken aklıma Orhan Kemal’in o samimi karakterleri geldi. John Fante de tıpkı onun gibi yoksulluğu dramatize etmeden, en çıplak ve en insan haliyle anlatıyor. Ancak gerçek edebiyatın o sarsıcı yoğunluğu çok daha derinlerde saklı. Bu kitabı okurken hissettiğim o sarsıcı ağırlık bana çok tanıdıktı. Ernest Hemingway Silahlara Veda eserinin 59. sayfasındaki o çaresiz vedayı, Hasan İzzettin Dinamo Savaş ve Açlar romanındaki o çıplak açlığı ve Jack London Uçurum İnsanları kitabının 61.sayfasındaki o toplumsal uçurumu yeniden yaşadım.Arturo'nun Rosa'ya karşı duyduğu hırçın hayranlığı görünce, Martin Eden'ın Ruth'u gördükten sonra yatağına yatıp onu düşlediği o bitmek bilmeyen iki yüz sayfalık muazzam betimlemesi canlandı zihnimde. İşte Bandini de benim için böyle; Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar eserinin o ilk giriş cümlesindeki huzursuz edici ama bir o kadar tanıdık hissiyatı yakaladığım bir durak oldu.Bandini’yi okurken insan en çok şuna şaşırıyor: Bir yazar, bir çocuğun iç dünyasındaki o karanlık ve utanç verici düşünceleri nasıl bu kadar çıplak anlatabilir? Tabii o çocuk yazarın kendisi değilse... Annesi ve babası ile olan ilişkisi, bir çocukluk
Bahara Kadar Bekle, BandiniJohn Fante · Parantez Yayınları · 20031,203 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·352 syf.·
2026 15. kitabı
Herkese merhaba Bu kitapta Bahar ile Adem'in yolları ilk önce bir takside kesişiyor. İlk bakışta birbirlerinden etkileniyorlar ama hikâye orada bitiyor ya da bittiğini sanıyoruz. Oysa ki iki yıl sonra kader ağlarını tekrardan örüyor ve Adem ile Bahar'ın Kuzguncuk'un tatlı bir mahallesinde yolları bir daha denk gelmesini okuyoruz. Kitabı sevdim. Bu kitapta dostluk, aşk, vefa… gibi birçok güzel duyguya yer verilmiştir. Bütün duyguları hissettim. Kitap klasik Türk yaz dizilerine benzettim. Ama bazı farkları vardır.Bahar, neredeyse her romantik komedi kitabının baş karakteri olan gururlu ve fakir ama cıvıl cıvıl kız tanımına tam uymuyor.Adem hep karşılaştığımız o çapkın şımarık zengin erkek kesinlikle ve kesinlikle değil. Bir kere, adam şirkete uğramayı bile sevmiyor bunun sebebini de kitapta açıklamış spoiler yazmadım.Kendi halinde eli yüzü düzgün kızlardan da uzak 30'larında bir beyefendi. Evet biraz mahalle abisi ama maço kesinlikle değil. Bahar'a karşı saçma sapan bir tavrı hiç olmadı kitapta. Bu tarz kitaplara bayılıyorum Ergen kitabı değildi. Bahar ve Adem'in sevdası o kadar güzel işlenmişti ki arada durup durup kendi yalnızlığıma iç çekerken buldum kendimi. Bu kitabı en sevdiğim mevsim olan bahar zamanlarında okumak güzeldi. Bahar'ın pes etmeden, Murphy kanunlarını tek tek yıkmasına hayran oldum. Her şeye rağmen asla vazgeçmedi ve aşkına öyle güzel sahip çıktı ki ona bayıldım. Kitapta klişe sahneler var haberiniz olsun. Adem çok olgun, Bahar'da bir o kadar içi içine sığmayan biriydi. Mahalledekiler ayrı güzel insanlardı. Okurken hep aklıma çocukluğum, yaşadığımız komsuluklar, arkadaşlıklar geldi. Çocukluğuma geri döndüm. Nerede o eski dönemler arkadaşlıklar,komşuluklar artık kalmadı. Kitap sade ve akıcıydı. Kitap+18 sahneler yer almamaktadır. Kitap kafa
Bir Bahar AkşamıKübra Nur · Ren Kitap · 2022678 okunma
9/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 18:21
Kendine geç kalmak.. Çağımızın en büyük sorunlarından galiba. Insan ne kadar ugraşırsa uğraşsın hiç bir şeye yetişemiyor,en çok da kendine ... Çogu insan kendini başkalarına adıyor ,kocasına, çocuklarına..Haliyle kendini en son sıraya koyuyor .Ama bunun sonucu kalbi kırılan yine kendi oluyor .Hayallerle gerçeklerin arasına sıkışıp kalıyor insan bazen . Şiir duyguların en iyi dışa vurum biçimi bana göre. Kitapta 36 şiir var . Ana tema masumiyet ..Çocukluk insanın unutamadığı ,en saf haliyle onu diri tutan geçmişi belki de ..Şiirlerin genelinde yeniden doğuş, saflık, umut ve içsel yolculuk işlenmiş. En sevdigim birkaç dizeyi bırakıyorum sizlere ... MAVİ Gökyüzü kadar sonsuz, Umut kadar derin.. Mavi benim adım . Engin denizlerde saklı, Bir denizkızı gibi Yaşam ve düş arası .. Mavi benim adım , Yüreğimdeki düş gibi .... SEVDA MEVSİMİ Sevda mevsiminin Masumiyet çağında, Tutsak kaldı yüreklerimiz. Kaç mevsim geçti, Hiç bilmeden , Kaç bahar oldu ? Kanatları umutların, Hiç değmedi gökyüzüne... Şiirle kalın dostlar... Masumiyetin Kalbi Duru Güldeniz
Masumiyetin KalbiDuru Güldeniz · Evrensel Kültür Yayınları · 20252 okunma
Umutlar yeşerten bir kitap
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Bahar geldi arkadaşlarım, doğa uyandı, dağlar yeşile döndü, gökyüzü masmavi, kuşlar cıvıl cıvıl. Haydi gelin içimizde de yeşiller açtıracak, umutlar büyütecek, sıcacık bir kitap okuyalım miniklerimize. Sevgili Özgür Balpınar ın son kitabı #woody eminim sizin de favori kitabınız olacak. Annesinin dalından düşüp yuvarlanan, filizlenen, büyüyüp bir fidana, sonra bir ağaca dönüşen, bir sığırcık kuşunun verdiği isimle Woody olan bir porsuk ağacı bize neler neler öğretiyor. Ormanda davetsiz misafirler dolaştığında, ve porsuk ağaçlarının bazı deneyler için kullanılacağını öğrendiğinde umutsuzluğa kapılmadı Woody, çünkü biliyordu, “Umudun şarkısı ne zaman çalmaya başlasa, mevsim bahara dönerdi.” Büyükten küçüğe herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap, içtenlikle tavsiye ederim.
WoodyÖzgür Balpınar · İndigo Çocuk · 202626 okunma
7/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım Kitabın Adı- Çocukluğun Gölgesi Cilt 1 (Poyraz-Bozkış) Kitabın Yazarı- Hasan Sever Kitabın Sayfa Sayısı- 463 Hasan Sever’in üç kitaplık külliyatının ilk eseri ile sizlerleyim. Henüz bakir sayılabilecek bir coğrafyada, Elbistan-Malatya bozkırında geçen kitap, bozkır insanlarının kültürel birikimlerini kendi çabalarıyla hayatta tutma mücadelelerini anlatıyor. Bozkırda diyar diyar dolaşan bir derviş ve çırağı, geçmişten aldıkları kültürel emaneti sözün büyüsüyle yeni bir zamana taşımaktadırlar. Bugünden yarının düşünü kuran gençler ise yaklaşmakta olan bozkışın telaşındadırlar. Çağ değişmektedir. Dün ve yarın aynı gedikte buluşmuş, dünün inadının üstüne geleceğin gölgesi düşmeye başlamıştır. Derin ilerleyen kitapta geçmiş ile gelecek iç içe… Yazarın anlatımı sade ve yalın… Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar Kitaptan Alıntı ”Mevsim dediğimiz, anladımki, önce insanın içinde başlarmış. Bir insanın içi kışsa, dışarıya bahar da gelse, yaz da gelse için farketmiyor.” . . . . . . . #okudumbitti #kitapönerisi #tavsiyekitap #çocukluğungölgesi #_dream_bookstore
Çocukluğun GölgesiHasan Sever · Ayrıntı Yayınları · 20248 okunma