Cânân gide rindân dağıla mey ola rizân Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
Sevmek istesen de bir daha beni Aşkını mey diye içmeyeceğim
Sayfa 61·Kitabı okudu
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
HİMAR, HAMMAR, HAMÎR...
Himar: Merkep. Eşek... Hımâr: Kadınların başlarına sardıkları bez... Hımâre: Ayak üstü. Havuzun etrafına konan taş. Avcıların av vurmak için çevrelerine ev gibi dizdikleri taşlar. Hammâr: Eşekçi... Hammâr: Mürşid, şeyh, kılavuz. Şarap yapan veya satan kimse. Meyhaneci... Mey: Şarâb, içki... Mey’: Eriyip akma... Mey’a: Bir şeyin ilk zamanı. Tazelik vakti. Yere dökülen bir sıvının akıp gitmesi... Mâyi’: Akıcı. Akıcı madde... Mâye: Damızlık. Esas. Temel. Bir şeyin mayalanması ve ekşimesi için konulan madde. Para, mal. Güç. İlim. Dişi deve... Ma’y: Su arkı. Su mecrası. Hamîr: Eşekler... Hamîr(e): Eyer yapmada kullanılan tüysüz beyaz deri... Hamîr: Hamur... Hamîre: Hamur içine katılan maya... Hamr: Ekşi. Şarap. Birine bade içirmek. Bir hususu söylemeyip setreylemek, örtmek, saklamak... Hamr: Yüzmek... Hamrâ: Yüzü kızarmış kadın. Arab olmayan cinsten. Şiddetle olan ölüm. Şiddet ve meşakkatli geçen yıl. Çok kırmızı, kızıl renk.
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Lûgatçe
"Hayatın anlamsızlığı, insanı kendi anlamını yaratmaya zorlar." Stanley Kubrick
"Yönetmen bir tür fikir ve beğeni makinesidir; film ise yaratıcı ve teknik kararlar dizisi." Stanley Kubrick
“Eğer bir şey yazılabiliyor ya da düşünülebiliyorsa filmi de çekilebilir.” 
Film