"Bu kral da aynı derdin yolcusuydu. İki bin yıl evvel çıktı şu tepeye. Şu taşları sırtında taşıttı kölelerine. 'Ben Tanrı'yım' dedi. 'Ben ölümsüzüm, ben Zeus'un, Apollon'un dengiyim, Doğu ile Batı'nın efendisiyim' dedi. Şu taşları yığdırdı, şu devasa kafaları yaptırdı ki Güneş doğarken ilk onu selamlasın."
(............)
"Sonra ne oldu? Öldü. Kemikleri toz oldu, mezarının yerini bile bilen yok. O sonsuz krallığından geriye sadece rüzgarın şamar oğlanına çevirdiği bu taş yığınları kaldı."
Sayfa 257 - KDY (Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık), 1. Baskı, Mart 2026·Kitabı okudu