Sait Faik Neden Eşsizdir
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:08
Yüz sene öncesi insanlarının hayatları ve Yüz sene öncesinin İstanbulu ve Adapazarı. Yazar en alt kademedeki insanların hayatlarını bize olduğu gibi , kompleksi, samimi , düz anlatıyor. Hiç bir ego, kibir ve bilgi dayatması bulunmuyor. Orhan Pamuğu sevmeme ve Sait Faiği sevme sebebim bu sanki. İçine kapanık bu iki insanın arasındaki fark insanların bozulması mi? Bize ne kadar çok bildiğini dayanmayan bir yazarın hayatı olduğu gibi aktarması ne kadar güzel. Samimi, içten ve dogalsa Orhan Pamuğun Edebiyatı bir o kadar kusturucu. Kitapta yine Istanbulda yaşayan insanları anlatıyor. Muhabirken röportaj yaptığı insanlar,kendisi, sokak çocukları, balıkçılar, Burgazada sakinleri, hayvan sevgisi, insan sevgisi, doğa sevgisi her şey var. 1955 İstanbul Pogromu yani 6-7 Eylül olayları öncesi vefat etmiş olan Sait Faik, bu kitabında da Burgazada Rumlarindan, onların hayatından bahsediyor. Bazen Rumca kelimeler katıyor hikayelerine.
Seçme HikayelerSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,9bin okunma
Bir de Bayıl İstersen Victor
8/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:20
Eveeeeet, sonunda o gün geldi, bitmesin diye çok çabaladım (yatarak) ama bitti... Kitapta size spoi vermek hiç istemiyorum, hepinizin okumasını çok istiyorum çünkü, o yüzden spoi vermeden (bu beni ağlatacak) yapmayı arzuladığımız (arzulamak mıı hayırdır ula) kitap vızırdamamıza geçiyoruz. Kitap, bilim kurgu kitabı, ilk baskı 1818 yılına ait (19.yy.da bilim kurgu yazmak nasıl aklına gelebilir kral ya), çevirmen sunuşu+yazar sunuşu+önsöz dahil toplam 251 sayfa (bu söylediklerimi de kesinlikle okumalısınız, ben spoi yememek ve daha iyi değerlendirmek için bunları mutlaka kitaba başlarken değil kitabı bitirince okurum). Bahsedeceğim çok fazla şey var ama nasıl toparlayacağım konusunda zorlanıyorum şu an (her duygunu yaz ama Elif tamam mı canımın içi), öncelikle 19.yy.da bir insanın gerçekten de oturup bilim-kurgu yazabilmesi bana inanılmaz geliyor şu anki yaşantılarımızda yok uzay, yok yapay zeka, yok robotlar derken bir sürü gelişmeye şahit olabilmişken bilim-kurgu yazabilmek bana olağan geliyor çünkü yaşadıklarımızın büyüklüğünden, yaşayacaklarımızın potansiyelini ufacık görmemizle bile bilim-kurguya ulaşabiliyoruz. Ama 1800'lerde böyle bir şeyin hayale gelmesi ve oturup buna bir tasvir biçilebilmesi, üzerine bir olay yazılabilmesi bana inanılmaz geliyor. Hele ki dönem şartlarında kadınların kitap yazma konusunda bırakın teşvik edilmeyi sosyal olarak engellenmiş olmasına rağmen bir kadının kalkıp da bu eseri yazabilmiş olması da bence çok büyük bir şey. Okuduğunuzda anlayacaksınız, o kadar kaliteli bir kitap ki benim aslında kitabı bu kadar geciktirme sebeplerimden biri de bu denli kaliteli olmasıydı, kitabın ilk 80 sayfasında gerçekten çok etkilendim, bu etkiyle hem kitabı çabucak okumak hem de bitirmemek istedim, çok sevdiğim şeylerin bitme ihtimali işin içine
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·352 syf.··
2026 40. kitabı
Kusursuz Yabancı’yı sonunda bitirdim! Okumam beklediğimden çok çok daha uzun sürdü ama zateb bahsedeceğim. Öncelikle kitabın konusu hakkında az çok bilgiye sahiptim ama asıl alma sebebim Sezin ablanın benim kitabı seveceğimi söylemesiydi. Tamamen onun etkisiyle ve daha öncesinde okuduğum kitaplarını sevmiş olmamla birlikte zaten hemen okumak istediğim bir kitaptı. Açıkcası konusu gerçekten çok güzel düşünülmüş ve bence çok potansiyel bir konuydu. Kitap boyunca teori üretmekten bir hâl oldum. Hatta ilk gün her aklıma gelen teoriyi yazara da yazıyordum. Ancak ben mi çok uçuk düşündüm yoksa olayların çözümü mü kitabın yanında çok basit kalmıştı inanın bilemiyorum. Kitaba büyük bir beklentiyle başladım zaten ve başlarda beklentimi de karşıladı aslında. Ancak sonrasında bir psikolojik gerilim kitabında istemeyeceğim kadar çok betimleme okumaya başladık ve o betimlemeler biraz okuma hevesimi kırdı. Ben kitabı başladığım gün bitiririm derken kitabı bitirmem 4 KOCA GÜNÜMÜ aldı. Tabii burada benim de tembelliğim vardı ancak yine de konu bakımından beni merak ettirip kitabın başında tutubilecek potansiyele sahipken betimlemeler nedense konudan ara sıra sapıyormuşuz gibi hissettirdi, dikkatim dağıldı ve kitabın dinamiğini bozdu. Bu kadar fazla betimleme olmasaydı kitabın dinamiği korunur ve okuyucuyu kitabın başında tutardı diye düşünüyorum. Bir de belki sonu çok daha farklı olabilirdi. Yine bir ters köşe vardı ama zaten kitap boyunca gözümüze soktuğu şey, şüphelendiğimiz şey sorumlu çıktı olaydan. Benim öyle bağlantılarla öyle teorilerim vardı ki, açıkcası biraz hayal kırıklığına uğradım. Biraz hedef saptırılabiliedi bence. Yine de ters köşenin bağlantılarla planlanmış olması hoşuma gitmedi değil. Kitapta şaşırdığım bir çok yer vardı bu arada ama beklediğim kadar gerildiğim bir
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202693 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:19
“Güllerin en dikenlisine,yolların en meşakkatlisine. Benim arsız kalbim güvenli sularda atmayı bilmez ki... İlla çaresiz acılara,illa onulmaz kederlere göz kırpar. Yüzüne rüzgâr değdiğinde karnında kelebekler uçar. Güvenli hissetmediği bir gökyüzünde,ayakları diken içinde... Mütemadiyen... Bu duyguların hepsi rahmine doğduğum evin yadigârı bana. İnsanın en güvendiği duygu,en tanıdık hissettiği duyguymuş meğer. Bu hakikati bilmek de onu değiştirmeye yetmezmiş her zaman.” “Belki de ondandı bu kadar çok gülmesi. Bütün hüznünü bastırırcasına güler,dans eder ama dalar bazen gözleri…” ”Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır.” ••• •Bir insan hem dünyanın en özel hem de en kötü duygularını aynı anda hissettirebilir mi? Narsist kişilikler tam da böyle hissettirirler. İlişki başında Love bombing yani seni göklere çıkaracak kadar süprizler,sevgi sözcükleri,hediyeler,aşırı ilgi yoğunluğu,sonrasında ise görünmez oluyorlar,ortadan kayboluyorlar yani” Ghosting”. İşte bu hissi,eserdeki bir kadın şöyle ifade ediyor. “Kendimi hoyratça kullanılmış bir paspas gibi hissediyorum.” Kitaptaki tüm karakterler öyle güzel işlemiş detaylandırılmış ki ,duygu yoğunluğunu hissettiren de bu sanırım. Narsist kişiliklerle sürekli temas halinde olmak,insanın kendiyle çelişme hissi,kendini sürekli sorgulama hali,sürekli suçlu hissetme ,o kadar yıkıcı duygular ki tüm sayfalarda bunu ikilerime kadar hissettim.Bu dengesizlik dengesizleştiriyor,insanın duygu düşünce dünyasını darmadağın ediyor. Ailede görülmemiş,sevilmemiş,kendini var edememiş insanlar böyle hastalıklı kişiliklerin perdeli süslü sevgi ağına ,tuzağına hemen düşüyor… Bu hastalıklı ruhlarla cebelleşen,yara alan iki kadın Melal ve Sadberk … İnsan
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025426 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 163. kitabı
𝙷𝙴𝚂𝙰𝙿𝙻𝙰𝚂̧𝙼𝙰 𝙾𝚏-𝙲𝚊𝚖𝚙𝚞𝚜 𝚂𝚎𝚛𝚒𝚜𝚒 3 Herkese selamlar... Bugün sizlere severek okuduğum seriden üçüncü kitap ile geldim. Ahhh Of-Campus evrenine gerçekten ve de gerçekten bayıldım. İyi ki de hemen bir ardından üçü okudum. Seriyi peşpeşe okumaya kararlıydım ve öyle de devam ediyorum hadi bakalım hayırlısı. Eee uzun zamandır bu tarz okumayınca güzel de olunca elimde varken neden bekleyim ama değil mi? Dizisini her ne kadar şu aralar epey popüler olsa da ben yine de kitapları ile kalırım o keyfi ve tadı üst seviyede bırakırım fikrimde de hala kararlıyım Ve tabi ki uyarımızı yapalım serimiz yetişkin içerikli. İlk kitapta daha az seviyede ikinci kitapta epey olsa da bu kitapta aşmıştı . Eee söz konusu Dean olunca Ama yazarın bir parça Dean'cı olduğunu anlamamak zor değil sanki Abartmış ve karartmış mük olmuş iyi ki Dean'ı yazmış Ama diğer kitaplarda olduğu gibi alt metinde de oldukça güzel noktalara değinmişti yine kalbimi kazandı. Allie Hayes ve Dean Heyward-Di Laurentis Allie oyuncu olmak isteyen genç bir kadındır. Sevgilisi ile son olarak ayrılmaya ise kesinlikle kararlıdır. Kendini üstün gören ve Allie'yi önemsemeyen Sean ile ayrılır ama genç adam ısrarcıdır. Eee uzun süre ki bu yaklaşık dört yıldır olunca onun ne yapacağını bildiği gibi kaldığı yere de geleceğini ısrar edeceğini bilen Allie bir yol arar. Bunun için arkadaşı Hannah(Anlaşma kitabından) dan yardım ister ve ona Hannah'ın sevgilisi Garretr'ten fikir gelir. Onun kaldığı eve gidip misafir olacaktır. Ama bir dakika ev yalnızca ona ait değildir! Dean siyasi bilimler okuyan aynı zamanda buz hokeyi oynayan ve herkesin bildiği gibi yürüyen bir ilişki makinesidir. Utanma , sıkılma ve çekinme olmadan her yerde çiftleşebilen adamımız hem zengin hem de el bebek gül bebek büyümüştür. Reddedilmeye de asla alışık
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,768 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Bu kitapla birlikte bir kez daha anladım ki, konferans konuşmalarının derlendiği eserler kesinlikle bana göre değil. Sürekli bir konudan çıkıp birden bambaşka bir yere atlayan, sonra bir diğerine geçip tekrar ilk noktaya dönen ve nihayetinde bir önceki başlıkla son bulan bu daldan dala yapı beni yoruyor. Üstelik bazı cümleleri anlamlandırmakta bile güçlük çekiyorum. Yazar, bu konferansların amacının "kitleleri gaza getirmek" olmadığını iddia etse de üsluptaki o coşkulu hava bende ister istemez bu intibayı uyandırdı. Kitapta Müslümanların, Türklerin, sağın ve solun mevcut durumuna ve kurtuluş reçetesine dair oldukça isabetli tespitler var. Gelgelelim, eserin bir konferans derlemesi olmasından ötürü, anlatılan bazı tarihi hadiseler ile filozofların söz ve düşünceleri biraz havada kalıyor, insanı sorgulamaya itiyor. Örneğin yazar şöyle diyor: “Bolşevik şairi: ‘Mujik! Senin yeni Vatikan'ın Kremlin'dir!’ diyen gülünç mısralar döküyor; Sovyet rejimi, aklınca, Tevrat, İncil, Kur'ân'a açtığı mücadelede fasılasız devam ediyordu.” Tarihsel olarak Vatikan’la hiçbir bağı bulunmayan bir Ortodoks Rus (veya eski Ortodoks coğrafyasından çıkan bir Bolşevik), neden kalkıp “Senin yeni Vatikan’ın Kremlin’dir” desin? Bunu söyleyen şair kimdir? Bu sözü Katolik Avrupa’ya mı, yoksa kendi halkına mı hitaben söylüyor? Bu gibi referansların altının doldurulmaması metnin gücünü azaltıyor. Yazarın bazı görüşlerine, bilhassa Mehmet Akif ve şiiri hakkındaki sert eleştirilerine katılmasam da tüm bunları kendi dönemi ve şartları içinde değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Öte yandan, Necip Fazıl’ın şu sözü, metinde gördüğüm veya görmediğim tüm noksanlıklara rağmen kendisini takdir etmemi sağlıyor: “Bugün bizim mücadele metodumuzu şeriat adına yerenlerse, o gün, bu mukaddes kelimenin (ş) harfini
Dünya Bir İnkılap BekliyorNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20251,669 okunma