Beş Türkler neden Ana Vatanda
10/10
·321 syf.·
2026 24. kitabı
Beş Türkler diye tanımlanan ekibimiz: Hacı Selim Sami, Emrullah Bey(Barkın), Derneli Adil Hikmet Bey, Tatar Hüseyin Bey ve Bursalı İbrahim Bey'den oluşuyordu. Başlarda Kuşçubaşı Eşref'te vardı ama o onları yerine teslim ettikten sonra geri döndü başka görevler için. Ve Gazi-i Namdar, Şehid-i Ala, Hürriyet Kahramanı Enver Paşa'da şehit olana kadar başlarında mücadele etti. Bir yanda Anadolu'da yapılan milli mücadele, bir yanda da Anadolu'nun doğusunu garantiye almaya çalışan Anavatan'da yapılan milli mücadele. Moskofların yani o dönemde Bolşeviklerin Türklere, Müslümanlara zulümleri ve onlara karşı mücadele eden Beş Türkler, Enver Paşa ve o bölgenin yiğit adamlarının mücadelesi anlatılıyor. Çok büyük başarılar elde ediliyor. En azından gençlerde, halkta ve gelecek nesilde Türklük bilinci, özgürlük, hürriyet bilinci manen aşılanıyor. Bazı bilinen yanlışların aydınlatıldığı muhteşem bir eser. Buhara yardımları, Enver Paşa'nın şehadeti, Enver Paşa ve diğer İttihatçıların Anadolu'daki Milli Mücadeleye bakışı, Mustafa Suphi olayı gibi bir çok nokta açıklığa kavuşturulmuş. Tarihi ve tarihi şahsiyetleri okumak isteyenler için doğru kaynak. İyi okumalar.
Anavatanda Son Beş Osmanlı TürküCemal Kutay · Tarih Yayınları · 19629 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2026 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 23:24
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Ankara romanını bitirdiğimde yalnızca bir şehri değil, bir zihniyet dönüşümünü okuduğumu hissettim. Selma Hanım’ın üç evliliği üzerinden Ankara’nın Milli Mücadele yıllarından Cumhuriyet’in ilk dönemlerine ve sonrasına uzanan değişimini izlemek, romanın en ince ve en güçlü detaylarından biri. Selma Hanım’ın her eşi aslında bir dönemin ruhunu temsil ediyor. İlk evlilikte milli mücadele dönemi ve Ankara , ikinci evlilikte yozlaşma ve hayal kırıklığı… üçüncü evlilik ise Cumhuriyet’in heyecanı ve yükselen yeni hayat, Ankara büyürken, değişirken, modernleşirken Selma’nın hayalleri ve kırılmaları da o şehirle birlikte evriliyor. Şehir ile birey arasındaki bu paralellik beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Kitapta beni derinden sarsan şu söz ise uzun süre zihnimde yankılandı: "Yeni nesile biz vücut verdik. Onu bizim neslimiz yarattı. Hem de, ne mihnetler, ne meşakkatler, ne tehlikeler mukabilinde; ne zor, ne korkunç imtihanlardan geçerek... Evet, biz düşündük. Biz, tahayyül ettik, biz, istedik. Fakat bizim düşüncemiz onlarda vaka; bizim hayalimiz onlarda hakikat; bizim isteğimiz, onlarda irade oldu. Onun için yeni nesil, bizden, yalnız daha bahtiyar değil, bizden daha kuvvetli bizden daha ileridir" Bugün sıkça eleştirilen “yeni nesil” kavramını düşünmeden edemedim. Belki de her yeni kuşak, bir öncekinin hayallerinin gerçeğe dönüşmüş hâlidir. Onları eleştirirken aslında kendi ideallerimizin sonuçlarını eleştiriyor olabilir miyiz? Bu sorgulama romanı zamansız kılan en güçlü yönlerden biri. Bir diğer çarpıcı bölüm ise: "Hep geçmişteki hizmetleri ve muvaffakıyetleriyle övünerek halk üzerinde bir üstünlük hakkı kazanmak isterler. İkide bir "Biz, inkılaba hizmet etmedik mi?" derler. Fakat "Simdi etmiyorsunuz" sözü karşısında ne diyeceklerini
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,724 okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2026 31. kitabı
𝙊𝙯𝙖𝙣 𝙁𝙚𝙣𝙚𝙧𝙗𝙖𝙝𝙘𝙚 𝙨𝙩𝙖𝙙ı𝙣𝙙𝙖  Futbol sadece bir oyun mu, yoksa nesilden nesile aktarılan bir sevda mı? Bizim ev halkı da tam bir fanatiktir.  Kitabı çok severek ve istifade ederek okudular.  Evet ana karakterimiz ,Ozan’ın doğum gününde dedesi ona unutamayacağı bir hediye verir.  Birlikte Şükrü Saracoğlu Stadyumu’na giderler. Ancak bu ziyaret sadece gezmekten ibaret değil, adım adım bir kültürü, bir geçmişi, bir mirası tanıma yolculuğudur.  Kulübün kuruluşu, sarı lacivert renklerin anlamını ambleminin oluşumunu ve efsane futbolcuları öğrenirken, bir noktada tarihle de buluşturuyor. En çok sevdiğim tarafı da bu oldu diyebilirim. Mustafa Kemal Atatürk’ün kulübe yaptığı ziyaret ve hatıra defterine yazdığı o anlamlı not, sporun bu topraklarda sadece bir oyun değil,gençlik, disiplin ve milli bilinçle iç içe bir değer olduğunu hatırlatıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarih boyunca üstlendiği rol, Milli Mücadele yıllarındaki duruşu ve Türk sporuna katkıları da kitabın içinde yer alıyor...  Fenerbahçe taraftarları bu kitabı çok sevecek #atatürk #fenerbahçe #şükrüsaraçoğlu #taraftar #spor
Ozan Fenerbahçe StadındaMurat Çavga · Puslu Yayıncılık · 20201 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 21:29
Pervaneler kitabı İtilaf Devletleri donanmalarının boğazdan çekilmeleriyle başlar. Aslında yazar Müfide Ferit Tek, çevresindeki insanlardan esinlenerek veya onları kişileştirerek bir bakıma eleştirel bir roman kaleme almış desek yanlışlık yapmış olmayız. Emekli Miralay kızı Leman ile Mevlevi Tarikatı Şeyhi Amir Çelebi'nin kızı Nesime, ülkedeki birçok akranı gibi Amerika Koleji olan Byzance Koleji'nde eğitim almaktadırlar. Bu kolejde hem okul dışının kendilerince baskın ortamından sıyrılıp gönüllerince eğlenirlerken hem de Amerikan kültürünün - bize ve yazara göre emperyalizmi - yakın tanığı veya elçisi olurlar. Okuldaki çoğu öğrenci kız, dönemin feminist görüşlerinin etkisiyle erkeklerle ilişkilerinde kadın-erkek eşitliğini aşan intikam hırsıyla evlilikten uzak ve işine bağlı insanlar olmak istemektedirler; ancak bu hayalleri mutlaka Amerika'ya gitmek veya Amerika için hizmet etmek sevdasıyla kesişir. Sadece yabancı okullar sorunu değil, yabancılarla yapılan evlilikler de konu edilir kitapta. Leman'ın yengesi Fransız, Nesime'nin yengesi ise Polonyalıdır. Sayfalar arasında ilerlerken Kurtuluş Savaşı kaynaklı milli sevinçlere dair yabancılar kadar Leman ve Nesime'de de duygusuzluk görülmekte veya üzüntü sezilmektedir. Kızlar giderek kültürel yozlaşmanın etkisi altına girerlerken Leman'ın abisi Doktor Burhan Ahmet, Fransız eşinin etkisinden kaynaklı, çocuklarını Türk kültürü veya hissi/bağlılığıyla yetiştiremediğini düşünüp vicdan muhasebesi geçirir. Romanda ilerledikçe pervane metaforuyla genç kızların Amerika kültürünün yalancı ışığıyla nasıl bir kadere maruz kalacaklarını tahmin edebiliyoruz. Böylesine güzel, milliyetçi düşüncelerle Müfide Ferit Tek'in kaleminden çıkan bu eserin sunuş yazısında yazarın eniştesi Yusuf Akçura'nın da değindiği gibi, eser çok cüretli bir
Edebiyat
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024277 okunma
9/10
·216 syf.·
2026 4. kitabı
Tarihi bir karakter üzerine kurgusal bir roman. Osmanlı Devleti'nin Arnavutluk valisi olan Ali Paşa'nın Osmanlı devleti ile yaşadığı mücadelenin son safhasını konu alan eser, tarihi gerçeklikleri çarpıtma yoluyla yarı alaylı anlatıldığı bu eser, Batı insanın ne kadar densiz olduğunu kanıtlar nitelikte. Tepedenli Ali paşa 80 yaşında bir paşa olmasına rağmen Kavalali gibi Osmanlıya isyan etmiş ve sonuçta kafası kesilerek gümüş tepside saraya getirilmiş. İşte bu çıkarımı cinlerle perilerle saçmalıklarla süsleyen yazar, aklınca bir mesaj vermek istiyor ama eline yüzüne bulaştırmış her şeyi. Tarihi bir roman olması ve akıcı bir üslupla yazılması kitabın güzel tarafları. Özellikle 2. Mahmut döneminde gerçekleşen diğer olaylarla da harmanlanan bu isyan hareketi tarihte Tepedenli Ali Paşa İsyanı olarak geçmekte. Arnavutluk Ali paşayı halen milli bir kahraman olarak görmekte ve bunu nesilden nesile taşımaktadırlar. Yazar, Ali paşayı bazı yerlerde kahraman bazı yerlerde acımasız bir Tiran bazı yerlerde ise bir başı bozuk olarak göstermekte bu da yazarın kafasının ne kadar saçma sapan tarihi olaylarla dolu olduğunu göstermektedir. Ama tepedenli Ali Paşa'nın tarihteki önemini kavramakta bence bu eserin de onu bilmeyenlere faydası dokunabilir.
Tepedelenli Ali Paşa İsyanıMaurus Jokai · Destek Yayınları · 202110 okunma
Beş Şehir Kitap Tahlili
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 09:47
Beş Şehir Ahmet Hamdi Tanpınar Tanpınar Beş Şehir adlı kitabında İstanbul'a madde ve mana olmak üzere iki yönden bakmıştır. MADDE: " Tarih, mimari,peyzaj, ticaret hayatı, yaşam,sanat, şehrin görünümü, İstanbul'dan insan manzaraları, semtlere bakış, eğlence hayatı v.b. " Tarih: Yazar, tarihi kullanarak İstanbul'daki değişimi, insanların değişimini hatta İstanbul ile başka şehirlerle arasında ilişki kurmada kullanmıştır. Örnek: " Birinci Dünya Harbi'nden sonraki Fransız nesrinde hemen on yıl önceki Paris'in hasreti belli başlı bir temadır. İstanbul böyle değişmedi, 1908 ile 1923 arasındaki on beş yıl o eski hüviyetinden tamamıyla çıktı. Meşrutiyet inkılâbı, üç büyük muharebe, birbiri üstüne bir yığın küçük, büyük yangın, malî buhranlar, imparatorluğun tasfiyesi, yüzyıldır eşiğinde başımızı kaşıyarak durdurduğumuz bir medeniyeti nihayet 1923'de olduğu gibi kabullenmemiz onun eski hüviyetini tamamıyla giderdi. " Mimari: İstanbul'un eski halini ve şimdiki halini karşılaştırırken eski mimari ile yeni mimari hakkında bilgi vermektedir. Mimarinin yanında kullanılan eşyalardan da bahsetmiştir. Örnek: " İstanbul'un asıl iç manzarasını şehnişinleri, cumba ve çıkmalarıyla, saçak ve sayvanlarıyla, bir kadife gibi yumuşak çizgileri ve süsleriyle çok renkli olan bu sivil mimari yapardı. " Örnek: " Çocukluğunda, İstanbul'un hemen her evinde, saat başlarında, ' Entarisi ala benziyor' u, yahut ' Üsküdar 'dan geçer iken' çalan masa saatleri vardı." İstanbul'dan İnsan Manzaraları: Yazar, İstanbul'daki sokaklarda insanların yaşamını incelemiştir. Örnek: " Satıcı sesleri bunlardan biriydi. Eski İstanbul mahallelerinde bu sesler bütün bir günü baştanbaşa idare eder, saatlerin rengini verirdi." Eğlence Hayatı: Eski İstanbul ile yaşadığı İstanbul'un eğlence anlayışını karşılaştırmıştır. Örnek: " Şehirde yeni
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Reklam
Reklam