“Sonra masanın üzerindeki yedi büyük şamdana takıldı gözüm. Duruşlarında merhamet vardı. Beni kurtarmaya gelmiş, beyaz, incecik melekler gibiydiler.
Fakat sonra aniden korkunç bir bulantı kapladı ruhumu. Bütün vücudum sanki volta pilinin teline dokunmuşum gibi sarsılmaya başladı.
Artık alevden başlarıyla anlamsız hayaletlere dönüşmüş meleklerden yardım gelmeyeceğini anlamıştım.”
Felakete uğramış bir zavallının ağladığını görünce,
Ona susmasını söyleyip sabır dileriz,
Ama aynı ağırlıkta bir acı bizim üstümüze çökse,
Onun kadar, belki de daha fazla, dizimizi döveriz.