Neler Oluyor Bize... İlhan Şeşen
open.spotify.com/track/2GLqwdV0g... Bundan kurtulmak için yeni baştan doğman lâzım. Alın yazısı geçen günlerin ismidir. Gelecek günlerin yolunu ancak sen çizebilirsin. "Beni buraya hangi rüzgâr attı?" diye düşünme: O esinti çoktan geçti. Bir yeni rüzgâr esiyor; suların ürpertisi bir başka istikamette. Yelkeni iyi kullan: Kayboldu zannettiğin şeyler, artan bir iştiyakla seni bekliyor. Senin bir muhitin vardı, bir annen, bir çok akraban vardı, dostların vardı. Burada, Rozita herkesin sevgilisi, talebe her tanışmanın ahbabı, Evdoksi herkesin hizmetkârı ve Mihailoviç... Onlar senin varlığını fark etmiyorlar bile; daha doğrusu, bahtsızlıklarını, hiçliklerini senin varlığına, bu kalıba dökmek bir ikinci defa yaşamak, böylece tesellilerini bulmak istiyorlar. Yerine dön. Döneceksin de. Sen bunu yapacak kudrete sahipsin; çünkü senin bir hayatın var, ihmâlinle, inkârınla öldüremiyeceğin bir hayatın var.. ve o, hakkını almasını bilir. Yeter ki, sen onu arkadan hançerleme. Sen bir kere "yapaсаğım" de, kâfi. Ondan sonra, artık mini mini evleri gördükçe içini çekmez, oda takımı, yatak takımı satan dükkânların önünde dalgın dalgın durmazsın. Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı
İyi geceler...
En sevdiğim üçlü (kitap,kahve,kedi) bir arada olunca gecenin huzuru katlanıyor.🫠✨🥰 Mini patimle size iyi geceler... 🐾✨ Not: Yeni kitaplarım Yanlış Hedef ❤️ Yokluğunda Çok Kitap Okudum ❤️
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Görüldü Ama Sevilmedi - M.Gökhan Özdemir
Bazı kitaplar vardır, okur, kapağını kapatır ve yoluna devam edersiniz. Bazıları ise son sayfasını çevirdiğinizde sizi kendinizle baş başa bırakır. Görüldü Ama Sevilmedi benim için ikinci türden bir kitap oldu. Mehmet Gökhan Özdemir, modern çağın ilişkilerine cesur bir aynayla bakıyor. Ghosting, breadcrumbing, love bombing, narsistik manipülasyonlar, mavi tiklerin ardına saklanan belirsizlikler... Hepimizin bir şekilde tanık olduğu ama çoğu zaman adını koyamadığı ilişki dinamiklerini samimi ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Kitabı okurken sadece kadın erkek ilişkilerini düşünmedim. Çocukluğumuzdan taşıdığımız bağlanma biçimlerinin, bugün kurduğumuz ilişkileri nasıl etkilediğini de fark ettim. Bazı satırlarda kendime döndüm, bazı bölümlerde geçmişimle yüzleştim. Çünkü bazen mesele birinin bizi seçmemesi değil, bizim hala kendimizi seçememiş olmamızdır. Bölüm aralarındaki mini testler, vaka örnekleri ve düşündüren sorular sayesinde kendinizi bir terapi odasında gibi hissediyorsunuz. En çok da şu düşünce zihnimde yer etti. İnsan, kendi değerini başkasının ilgisiyle ölçmeye başladığında kendinden uzaklaşıyor. Görüldü Ama Sevilmedi, sadece ilişkileri anlatan bir kitap değil, sınır koymayı, belirsizliğe tutunmamayı ve her şeyden önce kendini seçmeyi hatırlatan bir farkındalık yolculuğu. Eğer siz de sürekli kendinizi suçladığınız, Nerede hata yaptım? diye düşündüğünüz ilişkiler yaşadıysanız, belirsizlik içinde yorulduysanız ve artık kendinize dönüp bakmak istiyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin. Çünkü bazen iyileşmek, bir başkasının bizi seçmesini beklemekten vazgeçip kendimizi seçmekle başlar. Bu kitabı okuduktan sonra anladım ki bazı yaralar ayrılıklardan değil, belirsizlikten açılıyor. Bir mesajın gelmesini beklemek, görüldüğü hâlde cevap alamamak, kendini sürekli
1000Kitap
Nil Han'dan nefret ediyorum
Siyah Kuğu Nil çok korkunç biri. Kaç yıldır onu asla görmeyen, bilmeyen fotoğrafını gösterince "Bizim okulda mı ya bu?" falan diyen bir çocuğa saplantılı. Bi de çocuğun evine camdan girip yastığını falan çalıyor ruh hastası manyak. Neymiş onun kokusu olmadan uyuyamıyormuş. Koku da tarçın, salep sigara ha! Bi de öyle bir triplere giriyor ki Allahın ergeni yok neymiş sadece siyah giyermiş... siyah... siyah... anladık be kızım en siyah sensin tamam be. Makyaj yapan kızlar falan oluyo etrafında bu diyo ıy makyaj mı yapılır asla yapmam. Maşa yapalım falan diyolar yok ben asla yapmam. Nisan ruj sürelim yakışır falan diyor Nil sinir krizi geçiriyor. Tamamdır clean girl! Tamamdır sadece kahve içebilen, o kadar kahve içmekten buram buram kahve kokan! Tamamdır saplantılı sapık! Bütün kitap boyunca delirtti beni. He bi de mini elbise giyen kızları falan görüyor midesi ağzına falan geliyor. Benim de seni okuyunca midem ağzıma geliyor Nil. Kitapta kadın aşırı objeleştirilmiş bu da baya rahatsız etti. Gerçi klasik wattpad kitabı, yazar da baya küçükken yazmış diye biliyorum çok da bir şey beklememek lazım.
VÂRİDÂT: NOKTALAMALAR..
Ünlü haftalık haber dergisi NOKTA... 1 Nisan 1990 tarihli sayısı... Kapağında benim portrem; içinde benimle ve Ak-Doğuş’u çıkaranlarla yapılan mülakat... Ben şöyle demişim de bir kayma olmuş, kesintilerden dolayı şurası müphem kalmış da burası bilmem ne olmuş, konuşma dili yazı diline geçirilirken biraz öyle olmuş da filân yeri böyle olmuş... Bütün bunların tashihi bir yana, aynen veriyorum: “Demokrasi bir teamül rejimidir... 3. Dünya ülkelerinde demokrasi olmuyor, olmaz da... Çünkü demokrasiyi doğuran şartlar vardır. Meselâ dünyanın hiçbir yerinde Batı’daki kadar fert hürriyeti karşısında bu kadar tedirginlik yoktur. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde de insanlar Batı’daki kadar çile çekmemiştir... (...) Ama hiçbir rejim de kendisini yıkıcı hiçbir şeye müsaade etmez... Ölçü budur...” Bu cümleler, Ak-Doğuş adlı bir İslâmî grubun “Kumandanı” Salih Mirzabeyoğlu’na ait. Kanunî bir yayın organına da sahip olan Ak-Doğuş’cular, şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadele gerektiği fikrini savunuyorlar. Ve komutanları Mirzabeyoğlu da, Nokta’nın “Seçim yoluyla demokratik kanallardan geçerek iktidara gelmek mümkün değil mi?” sorusuna yukarıdaki cevabı veriyor... Hafta içinde yapılan bir dizi operasyon sonucu silâhlı sağ terör ve şeriat örgütleri, kamuoyunun odak noktası hâline gelmişti. Bu hafta Nokta’nın kapak sayfalarında yer alan Ak-Doğuş grubu da, Şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadelenin şart olduğunu vurguluyorlar ama şimdilik hiçbir silâhlı eyleme karışmadıklarını söylüyorlar. Mirzabeyoğlu ve grubun liderlerinin görüşlerine sayfalarımızda yer verirken “gizli bir terör örgütünü ortaya çıkarmak veya afişe etmek” mantığıyla hareket etmedik. Amacımız, İslâmî devleti silâhlı mücadele yoluyla kurmaktan başka bir çare görmeyen bir grubun düşünce tarzını, bakış
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
🎬 LOVE & DEATH MİNİ 2023 / 1 sezon, 7 bölüm / Mart 2026 da izledim Her bölüm yaklaşık 60 dakika Türkçe Dublaj Kanal / Nerden izlerim : Hbomax / Hbomax, Netflix Puan IMDb : 7.5 / Benim : 7.6 Tür: Suç, Gerçek Hikaye Abd Yapımı 18+ Yönetmen : Lesli Linka Glatter Senaryo: James Atkinson Yapımcı: 1 Emmy Adaylığı 📌 KONU : 1980'lerde Texas'ta geçen ve gerçek bir olaydan uyarlanan hikâye, evli ve çocuklu iki komşu olan Candy Montgomery ile Allan Gore arasındaki ilişkiyi merkezine alıyor. Masum görünen bir kaçamak, kıskançlık, suçluluk ve bastırılmış duyguların etkisiyle korkunç bir cinayete dönüşüyor. Dizi sadece "kim yaptı?" sorusunu değil, "neden yaptı?" sorusunu da sorguluyor. 💬 YORUM : Bu hikâyeyi daha önce farklı uyarlamalarla izlemiş olsam da, Elizabeth Olsen'ın performansı diziyi bambaşka bir seviyeye taşıyor. İlk bölümlerde sakin ve hatta yavaş ilerleyen anlatım, karakterlerin iç dünyasını o kadar iyi kuruyor ki sonrasında yaşananlar çok daha etkili oluyor. En sevdiğim yanı, Candy'yi ne tamamen suçlu ne de tamamen masum göstermemesi. İzlerken sürekli karakterlere karşı fikrin değişiyor. Özellikle kadınların toplum baskısı, evlilik içinde sıkışmışlık hissi ve görünürde "kusursuz" hayatların arkasındaki karanlık taraf çok başarılı işlenmiş. Gerilim sevenler için aksiyon dolu bir dizi değil; daha çok psikolojik çözümleme ve karakter incelemesi sevenlere hitap ediyor. 🔄 DEVAM / İPTAL Mini dizi olarak planlandı ve hikâyesini tek sezonda tamamladı. 🎯 Bunu sevenler şunları da izleyebilir: • Candy • Mare of Easttown