Önsöz
Bu kitabı niye yazdım? Okullarda hayatla ilgili gerçek hiçbir şey öğretilmediğini gördüm. Öğretmenlerin ve öğrencilerin ideallerini kaybettiğini, insanların sadece para için yürüyüş yaptıklarını gördüm. Arabaların içinde sıkışan yaralı insanları, televizyondan elimizde yapay Amerikan markalı mısır cipsleri, doğallıkla seyredebilmeye başladığımız gördüm. Etrafımdaki gençlerin bomboş bilgilerle ve ülkelerine herhangi bir sevgi taşımadan büyüdüklerini gördüm. Ülkenin adının ticari indirim kompanyalarına alet edildiğini, markaların “Türkiye için seve seve” %20 indirim yaptıklarını gördüm. Köprülerden atlayanları kameranın zevkle çektiğini gördüm. Binanın üstüne çıkmış bir adama aşağıdan “Atla atla” diye tezahürat yapan acımasızlığı gördüm. Hukuksuzluğun, rüşvetin tavana vurduğu bir ülkede, birbirini tokatlayan boyalı, mini etekli, silikonlu göğüsleri ekranı kaplayan kadınları küçük kızımın hayretle seyrettiğini gördüm. Bu ülkede 400.000 kahvehane, 15.000 meyhane 131 kütüphane olduğunu gördüm. Kişi başına yıllık kitap harcamamızın 3 dolar, batıda 500 dolar olduğunu gördüm. En üzücüsü Yunanistan'da beş yaşına kadar 1000 çocuktan 6'sının öldüğünü, Türkiye'de ise 61 çocuğun öldüğünü gördüm. Öyleyse gördüklerimi yazayım dedim.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı
“ O, taptaze, nadir karakterde, bir hayat acemisi… Bense o hayatın nihayetinde idim.”
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Görüldü Ama Sevilmedi
Bazı kitaplar vardır, okur, kapağını kapatır ve yoluna devam edersiniz. Bazıları ise son sayfasını çevirdiğinizde sizi kendinizle baş başa bırakır. Görüldü Ama Sevilmedi benim için ikinci türden bir kitap oldu. Mehmet Gökhan Özdemir, modern çağın ilişkilerine cesur bir aynayla bakıyor. Ghosting, breadcrumbing, love bombing, narsistik manipülasyonlar, mavi tiklerin ardına saklanan belirsizlikler... Hepimizin bir şekilde tanık olduğu ama çoğu zaman adını koyamadığı ilişki dinamiklerini samimi ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Kitabı okurken sadece kadın erkek ilişkilerini düşünmedim. Çocukluğumuzdan taşıdığımız bağlanma biçimlerinin, bugün kurduğumuz ilişkileri nasıl etkilediğini de fark ettim. Bazı satırlarda kendime döndüm, bazı bölümlerde geçmişimle yüzleştim. Çünkü bazen mesele birinin bizi seçmemesi değil, bizim hala kendimizi seçememiş olmamızdır. Bölüm aralarındaki mini testler, vaka örnekleri ve düşündüren sorular sayesinde kendinizi bir terapi odasında gibi hissediyorsunuz. En çok da şu düşünce zihnimde yer etti. İnsan, kendi değerini başkasının ilgisiyle ölçmeye başladığında kendinden uzaklaşıyor. Görüldü Ama Sevilmedi, sadece ilişkileri anlatan bir kitap değil, sınır koymayı, belirsizliğe tutunmamayı ve her şeyden önce kendini seçmeyi hatırlatan bir farkındalık yolculuğu. Eğer siz de sürekli kendinizi suçladığınız, Nerede hata yaptım? diye düşündüğünüz ilişkiler yaşadıysanız, belirsizlik içinde yorulduysanız ve artık kendinize dönüp bakmak istiyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin. Çünkü bazen iyileşmek, bir başkasının bizi seçmesini beklemekten vazgeçip kendimizi seçmekle başlar. Bu kitabı okuduktan sonra anladım ki bazı yaralar ayrılıklardan değil, belirsizlikten açılıyor. Bir mesajın gelmesini beklemek, görüldüğü hâlde cevap alamamak, kendini sürekli
MKB Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Önsöz
Bu kitap bir anı ya da tarih çalışması değilse de tarihe dipnot düşülecek önemde onlarca anekdotu içeriyor. Türk matbuatı ya da medyasının son 40 yılı en önemli aktörleriyle sunulup sorgulanıyor. Daha da önemlisi medya figürlerinin siyasetle ilişkileri ve siyasilerin medya üzerindeki baskıları somut örneklerle belgeleniyor. Bu yönüyle kitap son 40 yılın "mini siyasi tarih belgeseli" olma özelliği de taşıyor.
Resûlullah şöyle istiğfar ederdi:
"Allahümmegfirli hatîeti ve cehlî, ve israfî fi emrî ve mâ ente a'lemü bihî minnî." (Allah'ım! Senin bildiğin ve benim (bilerek veya bilmeyerek) haddini aşmak sûretiyle yaptığım, işlediğim hatâları affeyle!) "Allahümme'gfirli hezlî ve ciddî ve hataî ve amdî ve küllü zâlike indî. Allahümme'gfirli mâ kaddemtü vemâ ahhartü vemâ esrartü vemâ a'lentü vemâ ente a'lemü minî ent-el mukeddemü ve ent-el mu'ahharu ve ente alâ külli şey'in kadîr." (Allah'ım! Şaka, ciddi, unutarak ve bilerek benim için yapılması mümkün bütün kusurlarımı mağfiret et. Allah'ım! Takdim ve te'hir ettiğim, gizli ve âşikâre işlediğim, senin bildiğin her çeşit kusurlarımı bağışla. Mukaddem ve muahhar olan sensin. Her şeye kâdir olan sensin.)
Sayfa 479 - İhlas Gazetecilik A.Ş·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Kimse bilinmezden korkmamalı çünkü herkes istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi ele geçirebilir. Ister hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı el tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zama, bunu anlar anlamaz, bu korku uçup gider.
Hayata Dair