Kitlelerin tek anladıkları delil mucizelerdir; bu yüzden bütün din kurucuları bunları gerçekleştirmiştir. Kutsal metinler muhtevalarını doğrulamak ya da bu konuda uyanabilecek kuşkuları ortadan kaldırmak için mucizelere yer verirler; fakat bunların tam tersi sonucu doğuracakları bir zaman gelir. İnciller mucizelere yer vererek inanılırlıklarını desteklemeye çalışmışlar, fakat bu şekilde sahihliklerine zarar vermişlerdir. Mucizelerin İncillerin doğruluğunu kanıtlaması gerekir, fakat tam tersi bir etki doğururlar. Tanrıbilimciler bunlardan bir ölçüde kurtulmak için mucizelere ya mecazi bir anlam vermeye ya da onları doğal bir temel üzerine oturtmaya çalışırlar. Çünkü onlar miraculum sigillum mendaciinin (bir mucize bir sahtelik işaretidir) farkındadırlar.
Sadece kitaplardan oluşan dünyasında kendi halinde yaşayan, inanılmaz bir hafızaya sahip Jakob Mendel yalnızca bir sahaf değil, bir kitap antikacısıdır. Kütüphanelerde, arşivlerde, sahaflarda aradığını bula mayan herkes "kitap sihirbazı ve simsarı", tüm kitapların miraculum mundi'si (dünya harikası) olarak bilinen Mendel'de aradığını bulur. Eşsiz hafızası, müşterileri arasında çok önemli kişilerin bulunması Mendel'e ün sağladığı gibi onu kitapse verler ve koleksiyonerler için de vazgeçilmez yapar.
Zafer kazanma fikri uğruna bir Rostopçin,¹ miraculum mundi (dünya harikası) Moskova'yı tamamen yakmaktan çekinmez ve hele bu konuda Savonarola'ya² benzeyen Tolstoy sadece yeni ve daha iyi bir kuramın haklılığını kanıtlamak için insanlığın tüm kültür mirasını, sanatı, bilimi ateşte yanmaya mahkûm etmekten çekinmez.
¹ Fyodor Vasilyeviç Rostopçin (1763-1826): Fransızların Rusya'yı işgali sırasında Moskova askeri valisi olarak görev yapan Rus subay ve devlet adamı. Fransız işgalinin ilk günlerinden başlayarak Moskova'nın dörtte üçünü yakan ve Fransızların geri çekilmesine neden olan yangınlardan sorumlu olduğu öne sürülmüştür.
² Giroloma Savonarola (1452-1498): Baskıcı yöneticilere ve yozlaşmış din adamlarına karşı mücadelesiyle anımsanan reformcu İtalyan din adamı.
Sayfa 343 - İş Bankası Modern Klasikler Dizisi·Kitabı okudu
müzik notalarını herkes öğrenir. son derece basit, biri hariç ikişer harften oluşan sade kelimelerden ibaret gibi görünür. ama aslında ardında yaşamın mucizevi varlığına bir hayranlık göstergesidir. ilk defa guido d’ârezzo (995-1050) tarafından isimlendirilmiş notalar ve o tarihten itibaren de müzikolojinin anlamını ve eğitimini değiştirmiş.
do, re, mi, fa, sol, la, si… ne kadar sade, ne kadar yalın. guido d’ârezzo bu yalınlığı aslında ulvi bir mükemmellikten indirmiş. bu notaların anlamları şöyle:
do: dominus (yaradan, mutlak olan), re: rerum (madde), mi: miraculum (mucize), fa: familias planetarium (gezegenler Ailesi-güneş Sistemi), do: solis (güneş), lâ: lactra via (samanyolu), si: siderra (gökler)