Bir adamı toplumun gözünde yamalı giysiler giymekten daha çok alçaltan bir şey yoktur. Nedense insanların geneli için modaya uygun ya da en azından temiz ve yamasız kıyafetler giymek, temiz bir vicdana sahip olmaktan çok daha fazla önem taşımaktadır.
Etrafımızdaki insanların bizim hakkımızdaki kanaatlerinin despotluğu, bizim kendimize yönelik düşüncelerimizin despotluğunun yanında çok hafif kalır. Çünkü bir adamın kendisi hakkındaki düşünceleri, onun kaderini belirler ya da belli eder.
Çoğu insan, özgürlüğün birçok ülkeden daha belirgin hissedildiği ülkemizde bile, cahilliği ve yanlış kararları yüzünden yapay endişelerle, gereksiz ölçüde bayağı işlerle o kadar meşgul oluyor ki, hayatın kendisine sunduğu tatlı meyveleri toplamaktan aciz hale geliyor. Çünkü zahmet çekmekten hantallaşan parmakları, bu meyveleri tutup çekemeyecek kadar titriyor. Aslına bakılırsa gün emekçi insanın gündelik yaşantısında, hayatında eksik olan şeyleri tamamlayacak zamanı olmuyor. Hatta o, insanlığın gerektirdiği en temel sosyal ilişkileri bile sürdürmeye imkan bulamıyor. Çünkü bunu yapmaya kalkıştığında emeğinin pazardaki değeri düşüyor, dolayısıyla vakti yalnızca bir makine olmasına el veriyor.