Mümkün olduğunca tarafsız bakış açısıyla, olabildiğince sade ve detaya girmeden ancak önemin altını çizecek ve neden niçinlere delil maksatlı akışın sonuçlarını ve gereklerini gösterecek tarihi dipnotları da yerli yerinde kullanarak bir Türkiye tarihi veriyor ki, bu tarih Hunlardan başlayıp,1800 1950 aralığında daha detaylı olacak şekilde günümüz Türkiye'sinin çok yakın tarihine dek çok yalın anlatılıyor. Notlar alarak okuduğum bir kitap oldu, bilmediğim veya detayına sahip olmadığım olayları araştıracağım başlıklar edindim.
Emekçiyi tatmin etmek için ona ürünün zilyetliğini temin etmek yeterliydi: Hatta araziyi ihraz hakkının toprağı işlediği müddetçe sürmesi gerektiğini de kabul edelim. Ama emekçinin ancak bunu beklemeye hakkı vardır ve medeniyetin ilerlemesi için gerekli olan şey de bundan ibarettir. Ama mülkiyet, ya mülkiyet! Kişinin ne ihraz ettiği ne de işlediği bir topraktan kazanç elde etme hakkı, böyle bir hakkı hangi yetke bahşetmiştir? Böyle bir hakkı kim ileri sürmüştür?