Kötü günler geçirmiştik Narman'da.Ancak öyle güzel anılar da bırakıyorduk ki ardımızda... Kar altında kalan ayakkabımın tekini bulamamıştık misal. Olsun... Birbirimizi bulmuştuk...
Alıntı
"Elimden geldiği kadar bu neticeyi elde etmeye tut ki çalışmayacak olsam huzursuz olacağım şüphesizdir.Vicdanen rahatlığımı temin için çalışmayayım mı? Hakikatte kendim için çalışıyorum demek olur. Bu misal, ihtimal ki sevimsiz görünüyor. Mazur tutulsun. Bu eseri bir kira evinde otururken yazdığım için birdenbire hatırıma geldi. Maksadım şikâyet değil. Elhamdülillah kendi evimiz de var. Olmasa da ne sakıncası olabilir? İnsanda yürek olmalı!"
Sayfa 15
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Milliyetçilik, Irkçılık, Turancılık
Cemiyetlerin tekâmülünde bugün erişilen son merhale millettir. Teknikte, fikirde, ahlâkta bütün ileri adımlar orada gerçekleşiyor. 19. asır romantizm ile, tarih şuuru ile bu hamley hazırladı. İlk çağda bir siteler medeniyeti olduğu gibi, zamanımızda bir milletler medeniyeti vardır. Bundan dolayı medeni olmak. ancak kuvvetli bir millet olmakla mümkündür. O halde millet nedir? Bu mesele üzerinde eski teorilerin münakaşasına girmeden, milletlerin şuur kazanma ve olgunlaşması tarihini gözden geçirerek bir neticeye ulaşabiliriz. Bizim için en canlı misal yakın tarihimizde yapmış olduğumuz İstiklâl Savaşı tecrübesidir. Tarihin bu büyük imtihanından tam bir olgunlukla çıkan Türk milleti kaderini çizmeye muvaffak oldu. Milletin ne olduğunu "nazariyelerden evvel" bugünün realitesinde tetkik etmeliyiz. Eğer düşüncelerimizi memleketin gerçekleriyle ayarlamak kudretini gösteremiyorsak, o düşünceleri telkinden vazgeçmeliyiz. Vakalar bize gösterdi ki, millet her şeyden önce sınırları tarihte hazırlanmış ve mücadelelerle çizilmiş olan bir vatana dayanır.
Sayfa 161 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bu bedayi, bu letaif, heme rü'ya vü misal. Yürü ey zair-i biçare yürü,durma yürü.
Ey aziz, malum olsun ki, müfessirler ve muhaddisler ittifak etmişlerdir ki; Allah Teala Hazretleri, birlik mertebesinde gizli bir hazineyken, tanınmayı ve bilinmeyi istemesi ve sevmesiyle, ruhlar ve cesetler âlemini yaratıp, kendi rahmetinin güzelliğini, celal ve azametini, bağış ve nimetini, sanatının çeşitliliğini ve hikmetinin sırlarını göstermeyi diledikte; bütün yaratıklarından önce yokluğun sırrından pırıl pırıl yeşil cevheri vücuda getirmiştir. Bazı rivayetlere göre, kendi nurundan oldukça hoş ve büyük bir cevher var edip, ondan kâinatın tümünü derece derece ve düzenli biçimde ortaya çıkarmıştır. Buna, ilk cevher, nur-u Muhammedî, Cevh-i mahfuz, akl-ı kül, izafî ruh diye adlandırırlar ki, bütün ruhların ve cesetlerin başlangıcı ve kaynağı bu cevherdir. Çünkü Hak Teala muhabbetle o cevhere bir bakmıştır; o anda cevher, utancından eriyip su gibi akmıştır, halis özü üstüne çıkmıştır. O özden ilk olarak küllî nefsi yaratmıştır. Sonra meleklerin ruhlarını, bitkilerin ruhlarını, tabiatların ruhlarını sırasıyla yaratmıştır. Bu ruhlar için mertebelerine göre belirli makamlar tayin edip, her sınıf kendi belli makamlarına gitmiştir. Her ruh, kendi cinsini bulup, topluluklar oluşturmuş ve her topluluk makamında kalmıştır. Ruhlar ve melekler âlemi, bu ondört çeşit ruhla tamam olmuştur. Bu âlemin en yüksek, en saf ve en güzel olanını gayb âlemi, lâhut âlemi, ceberut âlemi diye adlandırırlar. Ortasına, ruhlar âlemi, mânâlar âlemi, emirler âlemi, derler. Alt kısmına, en kesif ve cisimlere yakın olan kısmına mücerret âlemi, berzah âlemi, misal âlemi derler.
Din
Fahrettin Râzî, asr suresinin tefsirini yaparken bir buz satıcısını misal verir. Sıcak bir yaz günü elindeki tek sermayesi, hızla eriyen buzlar olan bir buz satıcısıdır bu. Ağlayarak ve haykırarak şöyle der: "Bütün sermayesi erimekte olan şu kişiye yardım edin de onu iflas etmekten kurtarın." Tıpkı bu buz satıcısı gibi bizim de elimizde anbean erimektedir. Zaman elimizdeki en kıymetli ve belki de kıymetinden en çok gafil olduğumuz sermayedir zaman.
Alıntı