MUTLU PRENS: BİR SEMBOL MASALI
10/10
·58 syf.··
2024 14. kitabı
(Bu inceleme yaklaşık 3 dakikalık bir okuma süresi gerektirir.) Oscar Wilde (1854-1900), İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair. 19. Yüzyıl Viktorya döneminin en renkli, en zeki ve en çok tartışılan edebi figürlerinden biridir. Keskin zekâsı ve epigramlarıyla tanınan yazar, Aestheticism (estetizm) akımının en önde gelen savunucusudur. Wilde çok derin bir gözlemcidir ve Viktorya dönemi İngiltere’sinin katı ahlakçılığını, sınıf ayrımını ve ikiyüzlülüğünü acımasızca eleştirmiştir. Mutlu Prens ve diğer masallarında, bu eleştiriyi "merhamet" ve "fedakârlık" üzerinden daha yumuşak ama etkili bir dille yapar: I.Yüzeysel Değerler Mutlu Prens heykeli, tüm şehri yukarıdan görebileceği bir sütunun üstünde durduğu için şehrin hem ihtişamını hem de sefaletini aynı anda görebilmektedir. Bu durum ilahi bakış açısını simgelerken; Mutlu Prens heykelinin dış görünüşü –vücudunu kaplayan altın yapraklar, gözlerindeki safirler ve kılıcındaki yakut- toplumun değer algısını temsil eder. İnsanlar heykeli sadece bu mücevherleri varken beğenir. Bu, Viktorya döneminin materyalist yapısını ve insanın değerinin sadece sahip olduklarıyla ölçülmesini simgeler. II.Yüzeysel ve Geçici Aşk Kırlangıç’ın öykünün başında bir sazlığa aşık olması, olgunlaşmamış ve fiziksel çekime dayalı aşkı simgeler. Sazlık durağandır, derinliği yoktur ve Kırlangıç’la gerçek bir bağ kuramaz. Wilde burada, Kırlangıç’ın Prens ile kuracağı ruhsal ve fedakâr bağ ile bu yüzeysel heves arasındaki zıtlığı vurgular. Prens’in Kırlangıç’a karşı hisleri, yazarın kendisini (his sexual orientation) bağlama dâhil etme biçimidir. III.Hedonizm ve Kaçış Kırlangıç’ın ısrarla gitmek istediği Mısır (Piramitler, Nil Nehri, Güneş) estetizmi, keyfi, sanatı ve dünyevi zevkleri
1000Kitap
The Happy PrinceOscar Wilde · Karbon Kitaplar Yayınları · 201829,9bin okunma
“The Soul of Man Under Socialism”
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 00:00
Roll Dergisi 2000 yılında, “Sosyalizm ve İnsan Ruhu” nü Fatih Özgüven’in çevirisiyle ve pek çok yazarın alıntılarıyla yayımlamış. Dünya dönmeye devam etmiş ama biz bir arpa boyu ancak yol alabilince metin ve alıntılar güncelliğini korumuş. Bundan sebep yayınevi Roll edisyonunun aslına sadık kalarak aynen yayımlamış. Latince “sociare”den türetilmiş olan “sosyalist” sözcüğü “birleşmek ya da paylaşmak” anlamına gelmektedir. Peki, kısaca sosyalizm nedir? Özel mülkiyetin ve sınıfların olmadığı bir toplumsal düzende insanın eşit ve özgür olabileceğine inanan ve devrimci veya evrimci yollarla nihai hedefe ulaşılabileceğini düşünen bir ideolojidir. Bu anlamda pek çoğunuzun aklına Oscar Wilde ve sosyalizm nasıl aynı cümlede yan yana gelebilir düşüncesi takılıyordur. Cevabı çok basit : Bireyselcilik Oscar Wilde 1891 tarihli bu makalesinde liberter sosyalist bir dünya nasıl olmalıdır fikrini açıklarken temelde sağlam bir hayırseverlik eleştirisi yapar. Birey kendinden vazgeçercesine başkaları için çalışmalı mıdır? Sermayenin tek bir elde toplanması nasıl sonuçlar doğurabilir? Mülkiyeti koruyan devlet anlayışı, halkı nasıl “hiç” yerine koyar? Şayet bu ve bunun gibi soruların yanıtı aklınızı kurcalamaya meyilli ise doğru kitaptasınız. Canım meleğim Elvan ile aynı kitabı farklı baskılarıyla okuduk. İyi ki Sosyalizm ve İnsan Ruhu Oscar Wilde
Sosyalizm ve İnsan RuhuOscar Wilde · Metis Yayınları · 20161,731 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tavsiye edilmez.
1/10
·634 syf.··
2025 18. kitabı
Güzel şiirleri olduğunu bildiğim bir yazar tabi ki. Ancak şiir denizi 1 de tek bir güzel şiiri yok ne yazık ki. Yine sonlarında bir kaç güzel şiir vardı ama bunlar işin 400 tl verilir mi sanmam. A4 topu almak daha mantıklı. İnanın hiç bir duygu mânâ yoktu bir kaç örnek bırakacağım aşağıya. Eğer ki şiirlerle özellikle ilgilenmiyorsanız kesinlikle almayın. Misal şiirlerden biri (Syf. 350) Döşeme tavan dört duvar sonra sen bir odada yedi ayna Diğer bir şiir (Syf 465) Bir daha bu yüzle yanına gelmem Yüzümü yıkar da gelirim Son olarak Poh poh poh Pöh pöh pöh Fis fis fis Fos fos fos … ( devamı da benzer. Syf.261) Sonuç olarak 600 sayfalık bir şiir kitabında bir kaç güzel mısra dışında duygusuz ve anlamsız. Direkt şiir antolojisinden en güzel şiirlerini bulup okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
Şiir Denizi 1Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20073,316 okunma
10/10
·216 syf.··
2025 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 22:38
O bir kuş! O bir uçak! Hayır, o Oscar Wilde'ın yeğeni olan, André Gide ile dalga geçen, Guillaume Apollinaire'i zorbalayan, temellerini attığı dada akımına bile sataşan boksör Arthur Cravan! Kendisinin metinlerinin bir derlemesi (ya da toplu eserleri?) olan bu kitap ise, Arthur Cravan'ın dilimize kazandırılmış tek kitabı olmak ile kalmıyor, kendisinin aynı zamanda nasıl bir "kara mizah azmanı" olduğunu gösteriyor [bu ifade, kitabın arka kapağından alınmıştır]. Bu kitabı hangi kategoriye koyabilirim emin değilim. Bir tarafta şiirler var, bir tarafta anı usulü yazılmış ama kurgusal olduğu çok net olan metinler, bir tarafta düzyazı şiirler, bir tarafta kendisinin notlarından kesitler, bir tarafta da bazı ufak anlatı (?) parçaları. Ama hepsinin ortak bir noktası var ise o da şudur ki, hepsi Cravan'ın karakterini ve nasıl bir "troll" olduğunu sonuna kadar gösteriyor. Ve de şimdi, girişi yapabildiysek eğer gelin davet edelim sizi Bağımsız İncelemeciler Sergimize. Kitabın içeriğini üç parçaya bölmek mümkün. İlk olarak çevirmenin yazdığı bir önsöz karşılıyor bizi, sonra da Cravan'ın kendi yayınladığı ve (büyük ihtimalle) tek yazarı olduğu "Şimdi!" (Maintenant!) mecmuasının içinden bazı metinler ikram ediliyor, en son da "Kesitler" adı altında bazı notları ile kapı dışarı ediliyoruz. Önsözden bahsetmek gerekirse eğer, çevirmen Nilda Taşköprü çok değerli bir iş sunmuş bize. Arthur Cravan'ın biyografisi görevi gören bu önsöz aynı zamanda Cravan'ın nasıl biri olduğunu anlamanıza da yardım ediyor. Hatta bu önsöz olmadan kitap eksik kalırdı demek mümkün. Kitabı alıp okuyacaksanız bu önsözü atlamamanızı tavsiye ederim, çünkü bunu yapmak, kitaptan alacağınız keyfi azaltabilir. İşin eğlencesi biraz da Arthur Cravan'ın zihniyetini anlayıp, ona eşlik ederek önümüze gelene bin tekme atmakta yatıyor. Gelelim
Havada DumandımArthur Cravan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20219 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2024 93. kitabı
Şiirin ve şairletin başkenti k. Maras'lı Bejan Matur 'u ve şiiri konusalım istedim Ruhen yorulunca iki mısra şiir okuyup dinlenlerdenim, Güne, şiiri şairi anarak başlamk istedim,şair yazar olan#y213 'la bu ikinci buluşmamız, duru bir dili var.. Keyıfle okundu.. İlk kitabı Rüzgâr Dolu Konaklar ile 1997 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü ve Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şiirleri Adam Sanat, Defter, Ekin Belleten ve Yazıt dergilerinde yayımlandı. Çünkü aynıydık Yola çıkarken, Yol oyaladı Ve dağıttı bizi. (S:66) Kader Denizi Şiirle şiir tadında kalın
Edebiyat Şiir
Kader DeniziBejan Matur · Everest Yayınları · 2015118 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2023 38. kitabı
Mor Salkımlı Ev Tahlil Mor Salkımlı Ev romanı iki ana bölümden ve ana bölümlerin alt başlıklarından oluşmaktadır. İlk bölümde 12, ikinci bölümde ise 2 başlık dikkat çekmektedir. Halide Edib Adıvar birinci tekil kişi tarafından anılarını anlatmaktadır. l. Bölüm ‘’Bu küçük bir kızın hikayesidir’’ Birinci bölümün ilk ara başlığı bu isimle başlar, Halide Edib Adıvar hayal meyal hatıralarını kendisinin akıl bali olmadığı dönemlerde bakımını üstlenen Haminnesinin hafızasından tamamlar. Hikaye Beşiktaş’ta Halide’nin doğduğu ve romanının adı da olan ‘’Mor Salkımlı Ev’’ de başlar. Bu ev’’ ıhlamur’ a giden uzun caddeye inen, birbirine muvazi dik yokuşlardan birinin hemen tepesindedir.’’(sayfa 17) Evin bu şeklide adlandırılmasının nedeni ‘’arka taraftaki bahçeye nazır pencereler, çifte merdivenlerin sahanlığındaki ince uzun pencereleri baştan başa mor çiçekler arasında camların birer ateş levhası gibi parlar’’ (sayfa 18) diye tasvir edilmesine neden mor salkımladır. Halide’nin yaşamın dair ilk hatıralar bu eve ve evin sakinlerine aittir. İlk kahramanımız Mevleviliğin ruhuna tesir ettiği, babası şekerci veya tatlıcı başı olan Haminne: saçları dini vecibelere uygun kınalı, beyaz tenli, gözleri maviye çalan ela renkli iyi huylu bir hanım olarak anlatılır. Haminne Halide tarafından hatırlanan ilk anıda güvercinlere yem vermektedir. (sayfa 18) Mor salkımlı evin ikinci sakini Halide’nin annesi ‘’Bedrifim’’ dir.’’ Solgun, zayıf bir yüz, hasta yanaklara gölge veren uzun kirpikler ve aralarında ışıldayan büyük siyah gözler Haminne’ye hiç benzemeyen bir yüz. Esasen bu renksiz hasta yüze uymayan renkli güzel dudakların ifadesi Mor Salkımlı Ev’de çok geçmeden toprağa karışan bu genk kadını hatırlatacak unsurdur’’(sayfa 20) Bedrifim’ in sırtındaki uzun siyah iki saç
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,697 okunma